|
DAĞLAR
| 06 Ekim 2007 |
|
|
|
zirvesi yeryüzünden yaklaşık 9 km yukarıda olan Everest Dağı'nın 125 km'den fazla kökü vardır. Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, bir takım dağlar diktik... (Enbiya Suresi, 31) Amerikan Bilim Akademisi Başkanı olan Frank Press'in, dünya çapında pek çok üniversitede ders kitabı olarak okutulan Earth (Dünya) adlı kitabında, dağların kazık şeklinde oldukları ve yeryüzüne derinlemesine gömülü oldukları ifade edilmektedir. Kuran ayetlerinde ise, dağların bu işlevine, 'kazık' benzetmesi yapılarak şöyle işaret edilir: Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı? Dağları da birer kazık? (Nebe Suresi, 6-7) Görüldüğü gibi, modern jeolojik ve sismik araştırmalar sonucunda keşfedilen dağların çok hayati bir işlevi, yüzyıllar önce indirilmiş olan Kuran-ı Kerim...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 115
|
|
|
|
TUT BİZİ EY ORUÇ
| 21 Eylül 2007 |
|
|
|
Hayatın dağdağasında kaçımız dağılmaktan korunabiliyoruz ki? Aklımız dağılıyor. Düşüncemiz dağılıyor. Duygularımız dağılıyor. En beteri hayatımız dağılıyor. İç bütünlüğümüzü kaybediyoruz. Yani, kendimizi kaybediyoruz. Kendimizi kaybedince, insanı da, hayatı da, eşyayı da kendi bütünlüğü içinde göremiyor, okuyamıyor, algılayamıyor ve anlayamıyoruz. Parçanın parça olduğunu gözden kaçırıyor, parçayı bütün sanıyoruz. Parçayı bütün sanmak, hem parçaya hem bütüne haksızlık oluyor. Zira parçadan bütünün rolünü üstlenmesini bekliyoruz. Parça bu ağır yükü kaldıramıyor. Sonuçta, parça ile bütün arasındaki kopmaz ilişkiyi gözden kaçırıyoruz. Varolan irtibatı dağılan ve dağıtan tasavvurumuzla biz koparıyoruz. Parçayı parça olarak görseydik parçanın alt...
(devamı)
|
|
Yorum: 1
|
Görüntülenme: 63
|
|
|
|
kısa kısa...
| 04 Eylül 2007 |
|
|
|
  ; &nbs p; &nb sp; &nb   ; &nbs p; &nbs ***Peygamber efendimiz Hz. Ali'ye buyurdu ki:*** - Yâ Ali! Altıyüz bin koyun mu istersin, yahut altıyüz bin altın mı veya altıyüz bin nasîhat mı istersin? - Altıyüz bin nasîhat isterim. Peygamber aleyhisselâm buyurdu ki: - Şu altı nasîhata uyarsan, altıyüz bin nasîhata uymuş olursun. 1. Herkes nâfilelerle meşgul olurken, sen farzları îfa et. Ya'nî farzlardaki rükünleri, vacibleri, sü...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 64
|
|
|
|
Her zaman açık bir kapı...
| 04 Eylül 2007 |
|
|
|
Sırtımda, taşınmaz yükü göklerin; Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem! İsterseniz hayat aşını verin; Sayılı nimetler bal olsa yemem! Ey akıl, nasıl delinmez küfen? Ebedi oluşun urbası kefen! Kursa da boşluğa asma köprü, fen, Allah derim, başka hiçbir şey demem
(devamı)
|
|
Yorum: 3
|
Görüntülenme: 104
|
|
|
|
BİR KALPTE KAÇ SEVGİ...
| 28 Temmuz 2007 |
|
|
|
Bir Kalpte Kaç Sevgi... Bir gün Efendimiz (s.a.v) Hz. Ali'ye sorar der ki;Ya Ali Allahı seviyormusun?Evet Ya ResulullahPeki beni seviyormusun?Evet Ya ResulullahPeki karını seviyormusun?Evet Ya ResulullahPeki çocuklarını seviyormusun?Evet Ya ResulullahPeki bunların hepsini bir kalpte nasıl yapıyorsun? diye sorunca, Hz Ali beklemediği bu soru karşısındaşaşırmış cevap verememişti. Bunu düşünmem gerek diyerek ordan ayrıldı. Hz. Ali düşünceli birşeklide dolaşırken eşi Hz Fatıma düşünceli olduğunu fark ederek sorar"Nedir bu hal ya ali der." Eğer bu düşünceliğin dünyevi kaygılardan ise sana yakışmaz bırak gitsin.Yok, bu halin rahmani kaygılardan ise anlat birlikte çözmeye çalışalım" der. Hz. Ali, efendimizle (s.a.v) geçen diyaloğu bir bir Hz. Fatı...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 158
|
|
|
|
GÜLLERE VURGUNUM
| 28 Temmuz 2007 |
|
|
|
Güllere Vurgunum.. Gülistanda gezdim gül bahçesinde,Güllere yangınım yandır Efendim.Büklüm büklüm sinem, her defasında…Nefsime dargınım, durdur Efendim.Güllerim sır olmuş, cellât dikenler,Dikenler üzgünüm boldur Efendim.Soldurup gülleri, zehir ekenler…Kokuna vurgunum, güldür Efendim. Gülleri kokladım, gülsüz pişemem,Hicranlı yorgunum, zordur Efendim.Çıbanım kangren, sensiz deşemem,Yaralı yorgunum, öldür Efendim. Kıtmirin olayım, acı halime,Utançtan argınım, ardır Efendim.Ben aşığım âşık, cennet Gülüme,Cennette serginim, serdir Efendim. Güllerde saklanmış, gördüm ismini,Kokuya vurgunum, zordur Efendim.Güllerde kokladım, kutlu resmini,Dikene kırgınım, züldür Efendim. Ben sanki sarhoşum, bade içmişimAzaptır her günüm, nardır Efendim.Muhteşem m...
(devamı)
|
|
Yorum: 1
|
Görüntülenme: 102
|
|
|
|
KALPTEN GELEN DUA
| 28 Temmuz 2007 |
|
|
|
KALPTEN GELEN DUA Allah’ım Senin adını zikrettiğimde seni yüreğimde hissetmeyi , Seni her şeyden ve herkesten çok sevmeyi, gönülden teslim olup, hakkıyla korkmayı diliyorum Senden. Allah’ım Senin emirlerine harfiyen uymayı, farz olan ibadetlerin hepsini yerine getirebilmeyi, namazda seninle güçlü bir bağ kurup, azametini kalbimde hissedebilmeyi, istiyorum Senden. Huzurunda sadece Seni zikredeyim. sadece Seni anayım sadece Seni düşüneyim. Seni yüceltebilmeyi öğret bana, nasıl seveceğimi bildir bana. İşte buradayım huzurundayım, acizim ve günahkarım. Gaflet uykusundan uyandır bizleri. Doğruyu yanlışı görmeyi “ Rabbin için sabret” emrine uymayı, iyiliği emredip, kötülüklerden sakınmayı, bu ayeti yerine getirerek kurtuluşa erenlerden olmayı nas...
(devamı)
|
|
Yorum: 3
|
Görüntülenme: 98
|
|
|
|
İNSAN VAV ŞEKLİNDE DOĞAR
| 11 Temmuz 2007 |
|
|
|
İnsan vav şeklinde doğarİnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır. İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür. Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir. O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır. Rabbi vav gibi mütevazi olsun ister kulları. Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır. İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun. Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini. İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında. Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında? Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür. Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar. Kainatta tüm cisimler boşlukta ...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 85
|
|
|
|
EFENDİMİZE MEKTUP...
| 11 Temmuz 2007 |
|
|
|
Haddimiz Olmayarak Hoşgörü ve Şefaatlerine SığınarakPeygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve selleme) Mektup!Rahman ve Rahîm Olan Allahın AdıylaBizleri Müslüman olarak yaratan, Peygamber ve Sahabe sevgisiyle donatan; Gül Peygambere gönül vermiş, gönül ehli Müslümanlarla tanıştırıp kaynaştıran, Rabbimize hamd olsun (c.c.)-..Yoluna kurban olduğumuz, hayatına hayran kaldığımız, her şeyini örnek alma çabasına girdiğimiz, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)e, Onun etrafında pervane dönen, Âl ve Ashabına, Etbâına (r.a.) ve onların nurlu ve onurlu yollarını yol edinme gayretinde olanlara da, salât ve selâm olsun. Salât ve selâm olsunBismillahAllahın adıylaNasıl başlasak bilemiyoruzBütün bedenimiz ve çırpınan yüreğimizle beraber, ell...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 724
|
|
|
|
benim sevgili annem...
| 05 Temmuz 2007 |
|
|
|
Cuma namazıydaydık.Sağ tarafımda yaşlı bir adam, onun sagında ise tek kişilik boş yer vardı.Yaşlı adam, farza kalkarken arkaya döndü ve boşluğun gerisinde duran 14-15 yaşlarındaki gence: _Saf'ı doldur evlat, dedi.Gel yanıma Genç,mahçup bir ifadeyle: _Mümkünse burada kılmak istiyorum,diye kekeledi.Oraya başkasıgeçebilir. Yaşlı adam,gencin üzerinde bulunduğu uzun tüylü yeşil halıyı göstererek: Ne odedi.Yoksa orası daha yumuşak diyemi gelmiyorsun? Ve öfkeyle devam etti: _Anne kuzusu, ne olacak.. Namaz bittiğinde, yaşlı adamın Cuma sını tebrik ettim.Arkadaki genç de gelerek onun elini öptü.Adam, söylediklerine çoktan pişman olmuştu.Delikanlının nurlu yanaklarını okşarken. _Sana 'anne kuzusu' dediğim için kusura bakma yavrum.dedi.Bir anda ağzımd...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 71
|
|
|
|
İLAHİ YARDIMIN...
| 04 Temmuz 2007 |
|
|
|
İLAHİ YARDIMIN? **PEYGAMBER EFENDİMİZİN (S.A.V) TAİF DÖNÜŞÜ EBU KUBEYS’İN TEPESİNDE GİREMEDİĞİ MEKKE’SİNE DÖNEREK YAŞLI GÖZLERLE YAPTIĞI DUADIR.*** Allah’ım Kuvvetimin tükendiğini sana arz ediyorum……… Gücümün azaldığını, İnsanların gözünde küçük düştüğümü sana şikayet ediyorum! Ya Erhamerrahimin! Sensin ezilmişlerin Rabbi! Sensin benim Rabbim! Beni kimlerin elinebıraktın? Bana gaddarlık yapan yabancıların elinemi? Yoksa, davamı ipotek edecek bir düşmana mı? Eğer sen bana gücenmedinse, Kesinlikle bunlara aldırmıyorum. Lakin iyiliğin beni rahatlatacaktır…. Senin nuruna sığınırım; Karanlıkları aydınlatan nuruna, Gelecek gazabın, bana ulaşacak öfkenden Kaçıp kurtulacak bir sığınak arıyorum. Sana ...
(devamı)
|
|
Yorum: 2
|
Görüntülenme: 62
|
|
|
|
DUA ...
| 29 Haziran 2007 |
|
|
|
Allâh'ım, Sana sonsuz hamd ü senâlar; Habîbin Efendimiz Muhammed Mustafa -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e O'nun âl ve ashâbına gönülden salât ve selâmlar... Allâh'ım, benim Rabbim Sensin, Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın, ben Sen'in kulunum. Elimden geldiğince Sana verdiğim kulluk sözü üzerindeyim; işlediğim hata, günah ve kötülüklerden Sana sığınırım. Bana olan nimetlerini ve bu nimetlere karşı benim günah ve kusurlarımı itiraf ediyor, beni bağışlamanı diliyorum. Sen'den başka günahları bağışlayacak yoktur. Allâh'ım, dînim, dünyam, çoluk çocuğum ve malım içinde sağlık ve âfiyetle yaşamamı nasib eyle. Allâh'ım, vücuduma sağlık ver, Sen'in yolunda hizmet edeyim, kulağıma sağlık ver, hakikati işiteyim, gözüme sağlık ver, hakikati gö...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 43
|
|
|
|
"TEVBE"
| 29 Haziran 2007 |
|
|
|
...HER SAHİCİ MÜ'MİN TÜM DİKKATİNİ AĞRIYAN, HASTALANAN, ARIZALANAN UZVU ÜZERİNE TEKSİF EDER.....ÇÜNKÜ İNSANIN NERESİ AĞRIRSA,,,CANI ORADA OLUR...HASTA BİR BEYNE,,,AYNI BEDENİN YÜREĞİ KAYITSIZ KALAMAZ. BU MEVSİM ' DUA ', 'TEVBE/ ÖZELEŞTİRİ ' MEVSİMİ. ......HER ÖZELEŞTİRİ BİR YENİLENME VE TAZELENMEDİR.YANİ BİR BİLİNÇ YENİLEMESİ....... .....İSTİĞFAR--- YANLIŞ OLAN YAPININ İMHASI, .....TEVBE --- ONUN YERİNE DOĞRU OLAN YAPININ İNŞASIDIR. ......TEVBE YAPILAN HATANIN TÜM VİCDANİ SORUMLULUĞUNU ÜSTLENMEK VE SÖZ KONUSU HATANIN OLUMSUZ SONUÇLARINI ORTADAN KALDIRMA KARARLILIĞINI SERGİLEMEKTİR...BU ANLAMDA SAMİMİ OLARAK YAPILMIŞ HER TEVBE,,,,,,,MÜKEMMEL BİR ÖZELEŞTİRİDİR............ .....TEVBE ''' DÖNMEK, VAZGEÇMEK, KÖTÜLÜĞÜ TERKETMEK ''' ANLAMINA GELİR...
(devamı)
|
|
Yorum: 1
|
Görüntülenme: 54
|
|
|
|
MERHAMETİ SONSUZ OLANIN ULU DERGAHINA İLTİCA EDİYORUZ...
| 28 Haziran 2007 |
|
|
|
Rahmetini hatıra getirdikçe reca duygularımızın daha da köpürdüğü âlemlerin Rabbi Yüce Allah’a sonsuz hamd ve şükür; Rabb-i Rahîmimizi bize tanıtan varlığın biricik vesilesi Efendimiz Hazreti Muhammed’e, âline, ashabına nihayetsiz salât ü selâm ediyor ve merhamet dilenmek üzere bir kere daha merhameti sonsuz olanın ulu dergahına iltica ediyoruz:Yüceler Yücesi Rabbimiz! Cismaniyetin ve hayvaniyetin zulümatlı dehlizlerinde şaşkın ve âvare dolaşan bu âciz kullarının ve bütün ümmet-i Muhammed’in gönüllerini lutfedip marifetinin ziyasıyla ışıklandır.. irfan güneşin kalblerimizin ve akıllarımızın üzerine doğsun; doğsun ki, onun nuruyla yümn ü eman içinde Sana ulaşabilelim...Ey bize her şeyden daha yakın olan Sultanlar Sultanı Ra...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 40
|
|
|
|
Gönül... Fethinin İlk Durağı
| 28 Haziran 2007 |
|
|
|
Gönül, insanoğlunun en önemli, en ciddi yanı; onun manevî varlığının ifadesi, his ve heyecanlarının kaynağı ve ihsan derinliklerine açılan yolların en sonuna kadar uzayıp gideni, hem de ilk menzilidir. Gönül yolunda yürüyenler, karanlık bilmez; gönlüyle kanatlananlar bir şeye takılıp kalmaz. Bütün insanî değerler gönül yamaçlarında boy atıp gelişmiştir. İman, aşk, ruhanî zevkler bütünüyle gönül bahçesinin meyveleridir. İnsandaki iç ve dış duygular birer nefer, kalb ise bir kumandandır; onlar birer pervane, gönül ise pırıl pırıl bir meşaledir. O hep en yüksek yerde durup emirler vermeli, sair latifeler de onu dinlemelidirler. O hep kutup yıldızı gibi 'hu' deyip kendi etrafında dönmeli; insanî duygular da onun çevresinde tavaf edip yüz yere s...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 41
|
|
|
|
EFENDİMİZİN ADI..
| 26 Haziran 2007 |
|
|
|
S.a.v. İncil’de Mustafa (a.s.)’nın, o peygamberler serverinin, o safâ denizinin adı vardı. Sıfatları, şekli, savaşı, oruç tutuşu ve yemek yiyişi anılmıştı. (Bir) Hıristiyan taifesi, o ad ve o hitap kendilerine ulaştığı zaman sevap için; O yüce adı öperler; o lâtif vasfa yüz sürerlerdi. Onlar, Ahmed adına sığındıklarından dolayı (şerlerden, fitnelerden) korundular. Ahmed’in adı böyle yardım ederse acaba nuru (insanı) nasıl korur ? O’nu görmek için bir uçtan diğer uca yedi kat gök, hurilerle meleklerle dolmuştu. Hepsi kendilerini, onun için bezemişti; fakat O’nda sevgiyle aşktan, sevgiliye meyil ve muhabbetten başka bir hevâ ve heves yoktu ki! (Ey Muhammed!) bu fanî cihandaki körleri katar katar çek! Ey takvâ sah...
(devamı)
|
|
Yorum: 1
|
Görüntülenme: 53
|
|
|
| BLOG SAHİBİ |
|

24
İstanbul
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
| KATEGORİLER |
|
|
| |
| ARŞİV |
|
|
| |
| FAVORİLERİM |
|
|
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|