reecep
 
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) | 17 Ocak 2009
   Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)                  World Trade Organization (WTO)Çok taraflı ticaret sisteminin yasal ve kurumsal organıdır. WTO, hükümetlerin iç ticaret yasalarını ve düzenlemelerini nasıl yapacakları hususunda yasal bir çerçeve ortaya koymaktadır ve toplu görüşmeler ve müzakereler yoluyla ülkeler arasında ticari ilişkilerin geliştirildiği bir platformdur.Kuruluş ve Fonksiyonları WTO, 1 Ocak 1995'te kurulmuştur. Uruguay Round'a taraf olan ülkeler 15 Aralık1993'te görüşmeleri tamamlamış ve Fas'ın Marakeş kentinde Nisan 1994'te "Nihai Karar" bakanlar... (devamı)
Görüntülenme: 25 |
NATO | 17 Ocak 2009
Kuzey Atlantik AntlaşmasıWashington DC, 4 Nisan 1949Bu Antlaşma'nın Tarafları, Birleşmiş Milletler Yasası'nın amaçlan ve ilkelerine olan inançlarını ve bütün halklar ve bütün hükümetlerle barış içinde bir arada yaşama arzularını teyid ederler. Demokrasi, bireysel özgürlük ve hukukun üstünlüğü ilkeleri temelinde bütün halkların özgürlüklerini, ortak miraslarını ve uygarlıklarım korumakta kararlıdırlar.Kuzey Atlantik bölgesinde istikrar ve refahın geliştirilmesini amaçlarlar.Toplu savunma ve barış ile güvenliğin korunması için çabalarını birleştirmekte kararlıdırlar.Bundan dolayı bu Kuzey Atlantik Antla... (devamı)
Görüntülenme: 32 |
İSLAM KONFERANSI ÖRGÜTÜ | 17 Ocak 2009
57 devletten oluşan uluslararası bir organizasyondur. Ülke vatandaşlarının tümünün veya belirli bir kısmının Müslüman olması, bu organizasyona üye olmayı olanaklı kılar. İKÖ,  25 Eylül 1969’da Fas Krallığı’nın başkenti olan Rabat’ta kurulmuştur.   Kuruluşun en önemli sebeplerinden biri, İsrail’in 21 Ağustos 1969’da uluslararası hukuka aykırı olarak Filistin kenti ve İslam dünyasının en kutsal simgelerinden olan El-Aksa camisinin bulunduğu Kudüs’ü işgal etmesiydi. Yani tepkisel bir ürün olan bu kuruluş 1970 Mart’ında yapılan ilk konferans ile yapısını belirlemiş, genel sekreterliğini kurmuş ve  idari genel ... (devamı)
Görüntülenme: 31 |
Birleşmiş Milletler | 17 Ocak 2009
 Birleşmiş Milletler (BM) örgütünün kurulması çalışmaları II. Dünya Savaşı sırasında, dönemin ABD Başkanı Roosevelt ile İngiltere Başbakanı Churchil'in 14 Ağustos 1941 tarihli Atlantik Bildirisi ile başlamıştır. 1 Ocak 1942'de Sovyet, Amerikan ve İngiliz liderleri, Washington'da "Birleşmiş Milletler Bildirisi"ni imzalamışlardır. 1 Kasım 1943'de Moskova Bildirisi'nin ABD, SSCB, Çin, İngiltere tarafından imzalanmasını müteakip 3-11 Şubat 1943 Yalta Konferansı ile kuruluş süreci tamamlanmıştır. Birleşmiş Milletler'in nihai kuruluş imzası 25 Nisan 1945'te San Francisco'da, Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etmiş ülkelerin katılımı ile atılmıştır. Birleşmiş Milletler Anlaşm... (devamı)
Görüntülenme: 37 |
Masonluk | 19 Ekim 2008
Masonluk, başlangıcının resmi olarak 16. yüzyılın sonu ve 17. yüzyılın başlarına dayandığı düşünülen Kardeşlik organizasyonu. Dünyanın birçok ülkelerinde 5 milyon üyesi ile değişik biçimlerde mevcuttur. Sadece İngiltere, İskoçya ve İrlanda'da 480,000; Amerika Birleşik Devletleri'nde ise 2 milyondan biraz daha az üyesi bulunmaktadır.[1][2] Masonluğun değişik kolları, arasında Masonluğun yapısal bir kuralı olarak duyurulan üstün bir yaratıcıya inanmanın da bulunduğu bazı moral ve metafizik idealleri paylaşırlar.[3]TarihiMasonluğun ilk dönemlerdeki gelişimi biraz tartışmalı bir konudur ve tahminlere dayanmaktadır. İskoçya'da ilk Mason localarının 16. yü... (devamı)
Görüntülenme: 6 |
Siyonizm | 19 Ekim 2008
Siyonizm, amacı Filistin'de milli unsurlardan oluşan bir Yahudi devleti kurmak ve bu devleti desteklemek olan milliyetçi Yahudi hareketi.[1] Siyonizm 1897 Basel Konferansı'yla teşkilatlanmaya başlayan bir oluşumdur.KökenbilimSiyonizm sözcüğü, Kudüs yakınlarındaki Sion Dağı'ndan gelir. Bugün Sion Kudüs'ü ve Yahudilerin inandığı Vadedilmiş Toprakları sembolize etmekte ve 19. yy.'ın son çeyreğinde henüz milli unsurlardan oluşmuş bir devleti olmayan Yahudilerin, Filistin'de bir Yahudi devleti (İsrail) kurma isteği üzerine doğmuş bir ideolojik ve politik hareketi tanımlamaktadır.TarihçeFilistin'de ilk Yahudi yerleşimleri, Theodor Herzl'in 1897'de ilk Siyonist Kongre'yi toplam... (devamı)
Görüntülenme: 5 |
Emperyalizm | 19 Ekim 2008
Emperyalizm veya yayılmacılık, bir devletin veya ulusun başka devlet veya uluslar üzerinde kendi çıkarları doğrultusunda etkide bulunmaya çalışmasıdır.Emperyalizm terimi Latince “imperium” sözcüğüne dayanmaktadır ve diktatörlük gücü, merkezî hükümet, keyfî yönetim metotları anlamına gelmektedir. Bu kullanımının dışında Fransa’da 1830’larda Napolyon imparatorluğuna hayranlık duyanları nitelemek için, 1848’den sonra ise Napolyon III’ün kötü yönetimini ifade etmek için kullanılmıştır. Emperyalizm kavramının kullanımı 1870’lerde İngiltere’de yaygınlaşmıştırGenel tanımÇeşitli ka... (devamı)
Görüntülenme: 4 |
Faşizm | 19 Ekim 2008
Faşizm, dar anlamda Benito Mussolini altında 1922’de İtalya’da iktidarı alan politik sistem. Daha geniş anlamıyla özellikle iki dünya savaşı arası ortaya çıkan ve özellikle Adolf Hitler yönetimindeki nasyonal-sosyalizmin temsil ettiği aşırı milliyetçi, antidemokratik ve antikomünist bir ideolojiye ve otoriter siyasi bir yapıya sahip bütün politik hareketler ve egemenlik sistemleri.Kavramın kökeni Antik Roma yöneticilerinin geniş hükümet yetkisini sembolize eden ucunda balta bulunan bir çubuk demetinin adı olan Latince fasces, İtalyanca fascio sözcüklerinden gelmektedir. Aynı simge daha sonraları Fransız Devrimi sırasında Aydınlanma anlamında, h... (devamı)
Görüntülenme: 4 |
Solculuk | 19 Ekim 2008
Politikada, sol-kanat, siyasal sol veya sol; iyileştirme arayan veya varolan sosyal hiyerarşiyi (insanlar arasındaki sosyal yapıdan kaynaklanan üstünlük) kaldırmak isteyen ve zenginliğin ve imtiyazların eşit dağılımını destekleyen politik harekete karsilik gelen terimdir. Terim ilk olarak, Fransız devrimi sonrasında kurulan meclisteki oturma düzeninden esinlenilerek oluşturulmuştur.Zimbabve, Küba veya Kuzey Kore gibi ülkelerdeki sol, komünizm veya sosyalizmin farklı biçimleriyle eşleştirilebilir; bunlar Stalinizm, Maoizm ve Afrika Sosyalizmi içerebilir. Bu ülkelerde sol, bazıları çok fazla veya çok az oranda dile getirilmiş teoriler ve/veya uygulamalar da dahil olmak ü... (devamı)
Görüntülenme: 4 |
Entelektüel | 19 Ekim 2008
Kafası işleyen kişi, fikir adamı. Tahsilli, bilgili kişiye eskiden münevver denilirdi, sonra buna aydın denildi. Entelektüelin ise, Batı'dan gelen bir kavram olarak, düşünüre yakın bir anlamı vardır. Tahsilli olan herkes aydın olmayabilir veya her aydın aydınlanmış olmayabilir. Entelektüel bütün bunların toplamıdır: Aydın, alim, filozof, hakikat arayışçısı, düşünür, direnişçi, yol gösterici, dünyayı değiştirici. Belli bir sınıfın, yerin, zamanın entelüktüeli olabilir.Tarihçeİlk toplumlarda şefler, şamanlar, din adamları, filozoflar, düşünüş, bilgi ve kavrayış önderleri oldular. Ancak Rönesans'tan günümüze f... (devamı)
Görüntülenme: 5 |
Liberalizm | 19 Ekim 2008
Liberalizm, özgürlüğü birincil politik değer olarak ele alan bir ideoloji, politika geleneği ve düşünce akımıdır. Genel anlamda liberalizm, bireylerin ifade özgürlüğüne sahip olduğu, din, devlet ve kimi zaman kurumların gücünün sınırlandırıldığı, düşüncenin serbest bir şekilde dolaştığı, özel teşebbüse olanak sağlayan bir serbest piyasa ekonomisinin olduğu, hukukun üstünlüğünü geçerli kılan şeffaf bir devlet modeli ve toplumsal hayat düzeni hedefler. Liberal demokrasi olarak adlandırılan bu devlet düzeni, açık ve adil bir seçim sistemi ile birlikte tüm vatandaşların kanun önünde eşit old... (devamı)
Görüntülenme: 6 |
Anarşizm | 19 Ekim 2008
Anarşizm, toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan sosyal bir terimdir. Anarşi, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir.Bu hareketler, merkezi politik yapılar, üretim araçlarının özel mülkiyeti ve ekonomik kurumlar yerine toplumsal ilişkilere dayanan gönüllü etkileşim ve özyönetimi savunur, özgürlük ve otonomi ile karakterize edilen bir toplumu arzular. Bu felsefeler, anarşi terimiyle özgür bireylerin gönüllü etkileşimine dayanan bir toplumu, bireylerin ve toplulukların alınan kararlardan etkile... (devamı)
Görüntülenme: 7 |
Komünizm | 19 Ekim 2008
Komünizm, komünistlik veya toplumculuk, sosyal örgütlenme üzerine bir kuramsal sistem ve üretim araçlarının ortak mülkiyetine dayalı bir politik harekettir. Komünizm sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır. 20. yüzyılın başından beri dünya siyasetindeki büyük güçlerden biri olarak modern komünizm, genellikle Karl Marx'ın ve Friedrich Engels’in kaleme aldığı Komünist Parti Manifestosu ile birlikte anılır. Buna göre özel mülkiyete dayalı kapitalist toplumun yerine meta üretiminin son bulduğu komünist toplum geçecektir.Komünizm'in temelinde yatan sebep, sınıfsız, ortak mülkiyete dayalı bir toplumun kurulması ... (devamı)
Görüntülenme: 10 |
Hümanizm | 19 Ekim 2008
Hümanizm Herkese Bir Konu Hakkında Aynı Düşünceyle Yaklaşan Kişidir.Hümanizm insani konularda doğaüstü inanışların hocalığını açıkça reddeder; fakat bunun yanında inançların kendisini hedef almaz. Genelde Ateizm ve Agnostisizm ile bütünleşebilir ama hümanist anlayış bunlara içkin değildir. Hümanizm bu tür doğaüstü güçlerin varlığıyla ilgilenmeyen etik tabanlı bir görüştür. Seküler bir hayat duruşu ilkesi ve her otorite karşısında insanı özgürleştirme çabası hümanizmin ırasıdır..Hümanizme göre doğruyu bulmak insanın bir yetisidir. Fakat doğruyu bulma yönteminde gizemcilik, mistisizm... (devamı)
Görüntülenme: 19 |
Yarı İletkenli Elektronik Devre Elemanları | 18 Ekim 2008
Diyot Çeşitleri Kristal Diyot Zener Diyot Tünel Diyot Işık Yayan Diyot (Led) Foto Diyot Ayarlanabilir Kapasiteli Diyot (Varaktör - Varikap) Diğer Diyotlar Mikrodalga Diyotları Gunn Diyotları Impatt (Avalanş) Diyot Baritt (Schottky) Diyot Ani Toparlanmalı Diyot Pin Diyot Büyük Güçlü Diyotlar Diyodun Temel YapısıDiyot Nedir?Diyotlar, yalnızca bir yönde akım geçiren devre elemanıdır.Diğer bir deyimle, bir yöndeki dirençleri ihmal edilebilecek kadar küçük, öbür yöndeki dirençleri ise çok büyük olan elemanlardır. Direnci... (devamı)
Görüntülenme: 8 |
Osmanli da devlet yönetimi 2 | 05 Ekim 2008
 KADIASKER  Osmanli Devleti'nde askerî ve hukukî islerden sorumlu olan kadiaskerlik teskilâti, gerek kelime gerekse meslek olarak uzun bir geçmise sahiptir. Hz. Ömer tarafindan ordugâh sehirlerine tayin edilen kadilar, sivil olmaktan ziyade askerî bir hüviyet tasiyorlardi. Bu sebeple, kadiaskerligin Hz. Ömer tarafindan kuruldugu belirtilmektedir. Abbasîler'de de görülen bu mansib, Harzemsahlar'da, Anadolu Selçuklulari'nda Eyyûbîler'de, Memlûklerde ve hatta Karamanlilar'da da vardi. Osmanli Devleti'nde ilk kadiaskerin Bursa Kadisi Çandarli Kara Halil Hayreddin Pasa oldugu belirtilmektedir. Kaynaklar, ilk kadiaskerin adi ge&... (devamı)
Görüntülenme: 20 |
Osmanli da devlet yönetimi 1 | 05 Ekim 2008
     OSMANLI SEHZÂDELERIXIV. asrin sonlari ile XV. asirda, diger Anadolu beyliklerinde de görüldügü gibi "çelebi" ünvani ile de anilan Osmanli hükümdar çocuklarina, sehzâde ismi verilmekte idi. Mense' ve mânâsi tam olarak tesbit edilemeyen ve Türkçe bir kelime olan "çelebi" kelimesinin ilk defa Anadolu'daki Türkler tarafindan kullanildigi ifade edilmektedir.Osmanli sehzâdeleri babalarinin sagliginda yüksek haslarla bir sancagin idaresine (sancaga çikma) tayin ediliyorlardi. Böylece, askerî ve idarî islerde tecrübe kazanip yetistiriliyorlardi. Sehzâdeler, t... (devamı)
Görüntülenme: 10 |
ASKERÎ TESKILAT 2 | 05 Ekim 2008
HUMBARACI OCAGIFarsça asilli bir kelime olan humbara, içine patlayici maddeler doldurulmak suretiyle demirden yapilmis bulunan mermi demektir. Humbaraci da bu mermiyi havan topu ile kullanan topçu (havan topçusu) demektir. Humbaranin el ile atilani (el bombasi) oldugu gibi havan topu ile atilani da vardir. Ayrica tas da atilabilirdi.Daha çok kale kusatmalarinda ve görülmesi mümkün olmayan hedeflere karsi kullanilan havanlar sayesinde Müslüman Türkler, dikkate deger basarilar saglamislardi. Topçular gibi Kapikulu ocagina mensub bulunan humbaraci ortalarinin XVXVI. asirlar arasinda ihdas edildigi tahmin edilmektedir. Humbaracibasi adi verilen bir subayin komutasinda... (devamı)
Görüntülenme: 12 |
ASKERÎ TESKILAT 1 | 05 Ekim 2008
 Bir toplumun "devlet" haline gelebilmesi, onun varligina vücud veren halk ve idarecilerin "bagimsizlik" (istiklâl) kavramini tanimalari ile mümkündür. Bu tanima, sadece fikir ve düsüncede kalmayip fiilen tatbik edilmelidir. Bu da belli sinirlari koruyacak olan "askerî güç" denilen bir sinifin mevcudiyeti ile gerçeklesir. Disiplinli ve sistemli hareket eden bir askerî gücün ifade ettigi mâna çok iyi bilindiginden, tarihte üne kavusmus bütün büyük devletler, bu konu ve teskilât üzerinde hassasiyetle durarak onu muhafazaya çalismislardir.Disiplinli ve devamli bir ordunun teskil... (devamı)
Görüntülenme: 13 |
Sonraki yazılar >>
 
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.