|
enver akmaner resim sergisi
| 18 Şubat 2008 |
|
Kategoriler : Kültür - Sanat > Resim
|
ENVER AKMANER 14. KİŞİSEL RESİM SERGİSİNİ AÇIYOR19 Şubat 2008 Salı günü Saat: 18.00 İş Bankası Sanat Galerisi Konak İZMİREge'den soyutlamalar isimli sergisini açan sanatçı bu sergisinde 23 adet tuval üzeri akrilik ve foto pentürlerini sergiliyor. Kendine özgü dışa vurumcu fırça darbelerini, renklerle bütünleştirip Ege'nin sıcak görüntü ve renklerini soyutlamalar şeklinde sunan sanatçının sergisi 19 Şubat 8 Mart tarihleri arasında Pazar, Pazartesi günleri hariç her gün Saat: 10.00-19.00 arası izlenebilir.
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 35
|
|
|
|
enver akmaner resim sergisi
| 18 Şubat 2008 |
|
Kategoriler : Kültür - Sanat > Resim
|
enver akmaner 14. Kişisel Sergisini açıyor19 Şubat 2008 Salı günü saat: 18.00'de İzmir İş bankası Konak Sanat Galerisinde açıyor.Tuval üzeri akrilik ve foto pentürlerini sergileyen sanatçı bu sergisinde kendine özgü dışa vurumcu fırça darbelerini renkleriyle bütünleştirerek ege'nin sıcak görüntüsünü ege'den soyutlamalar şeklinde izleyicilere sunuyor. Sergi, 19 Şubat 8 Mart tarihleri arasında Pazar, Pazartesi günleri hariç hergün saat: 10.00-19.00 saatleri arasında gezilebilecek.
(devamı)
|
|
Yorum: 1
|
Görüntülenme: 39
|
|
|
|
ENVER AKMANER RESİM SERGİSİ
| 18 Şubat 2008 |
|
Kategoriler : Kültür - Sanat , Kültür - Sanat > Resim
|
Enver Akmaner 14. Kişisel Resim Sergisini açıyor.Ege'den soyutlamalar isimli sergisi 19 Şubat 2008 Salı günü saat: 18.00'deİş Bankası Sanat Galerisi Konak İZMİR adresinde açıyor.Tuval üzeri akrilik ve foto pentürlerden oluşan 23 adet eser sergilenecek. Daha önceki çalışmalarında kullandığı yoğun renk karışımlarını, kendine özgü dışavurumcu fırça darbeleriyle kaynaştırıp bu kez EGE'den soyutlamalarla tuval üzerinde resme dönüştürüyor.
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 60
|
|
|
|
Attila İlhan
| 24 Mart 2007 |
|
Kategoriler : Medya , İnternet > Azbuz > Azbuz Duyuru
|
İzmir Karşıyaka sahilinde Attila İlhan anısına bir heykel kondu bundan birkaç ay önce yanına da kimin aklına geldiyse yağmurdan, ışıktan, güneşten rüzgardan hemen solabilecek bozulabilecek bir malzeme üzerine digital çıktı alınarak yapılmış bir pano konuldu. Burada şairin hayatı, yaşamından kesitler, şiirlerinden oluşan bir düzenleme yapılmıştı. Sonra ne oldu? Tabi ki tahmin etmişsinizdir. Önce yazılar yazdılar hani grafiti yaptığını bazı yaratıklar var ya ondan sonra falçata ile kesildi sonra bir akıllı çıktı bunları dikerek tamir etti sonra da sonrası malum pano kaldırıldı. Benim anlayamadığım birşey var Belediye birşeyler yapıyor peki bu B...
(devamı)
|
|
Yorum: 1
|
Görüntülenme: 71
|
|
|
|
Fotoğraf peşinde
| 16 Mart 2007 |
|
|
|
Uzun zamandır sitede yazı yayınlayamadım çünkü bir fotoğraf serüvenine daldım gittim. İnşallah en kısa zamanda yeni çekmiş olduğum fotoğraflarım ve fotoğraf öyküleriyle yeni yazılarda buluşmak ümidiyle tüm üyelerime başarılar ve güzel günler diliyorum.
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 97
|
|
|
|
Dünya Kadınlar Günü
| 08 Mart 2007 |
|
|
|
Bazı şeyleri belirli günlere sığdırmak çok zor birşeydir.Anneler Günü, Sevgililer Günü vs. Kadının yeri her zaman için ayrıdır. Düşünün hayatımızın en önemli kadın portresini annelerimiz çizer. Ondan sonra ömür boyu aşk peşinde koşarız. Aşık oluruz, ayrılız hayata küseriz, birlikte oluruz dünyalar bizim olur ama bunların kıymetini ancak kaybettikten sonra anlarız. Önemli olan tüm yaşam içinde bu değerlere gerektiği saygı, sevgi ve değeri verebilmektir. Buradan tüm kadınların dünya kadınlar gününü kutluyorum. Hepiniz herşeyin en iyisine layıksınız. Siteme üye olan tüm bayanlar herşey gönlünüzce olsun. Tüm güzel günler sizin olsun.
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 41
|
|
|
|
(...)
| 02 Mart 2007 |
|
|
|
(...) beni atılımlara iten, sakinleştirilemez olmamdı. Bilirsiniz, kimi çocukların sakin olduğu gözler görüür, ellerine birer şeker verilir ve mutlu olurlar. Kimimiz ise, tersine, çocukluğumuzda bile hep başka şeyler istemişizdir. Yaşamın gerçekten bize sunduğu şeyleri. &nb sp; &n bsp; & nbsp;   ; &nbs p; &nb sp; &n bsp; &
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 75
|
|
|
|
TEB
| 02 Mart 2007 |
|
|
|
"Teb, başka herhangi bir yerden önce vardı; su ve toprak zamanın başlangıcından beri oradaydı ve Dünyanın ve Tanrıların yaradılışı, onun Tanrısı Amon sayesinde Teb'de gerçekleşti."II. Ramses devrinden bir papirüs
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 46
|
|
|
|
zamanı kullanabilmek
| 01 Mart 2007 |
|
|
|
Sizin sitenize üye olup izlemeye başladıktan sonra bir şey dikkatimi çekti. Fotoğraf, resim, kısa film, sinema, şiir, güncel yaşamdan yazılar, kesitler,tüm bunları gördükten sonra iki noktaya takılıp kaldım. Birincisi biz sanırım yaşamımızı boşa harcıyoruz. İkincisi de 24 saat yetmiyor diyenler beceriksiz. Bu kadar çok şeyi bir yaşama sığdırabilmek, üretebilmek sanırım önce disiplinli bir çalışma, büyük bir özveri sonra da zamanı çok iyi kullanabilmekte yatıyor. Şöyle bir gün içinde yapılan işleri sıralayınca o kadar çok görünmeden boşa giden zaman olduğunu gördüm ki bu boşa giden zamanın yarısını kullanabilsek sanırım 24 saat çok rahat yeterdi.
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 88
|
|
|
|
YARADILIŞ EFSANESİ (DİEGUENOS) KIZILDERİLİ EFSANELERİ
| 28 Şubat 2007 |
|
|
|
Tu-chai-pai dünyayı yarattığında yeryüzü kadındı. Gökyüzü erkek. Gökyüzü aşağıya yeryüzüne indi. Başlangıçta dünya etrafı sazlıklarla çevrili durgun bir göldü. Tu-chai-pai ve erkek kardeşi Yo-Ko-mat-is gökyüzünün ağırlığı altında ezilrek eğilmiş durumda oturdular. Yaratıcı erkek kardeşine "Ne yapayım?" diye sordu."Bilmiyorum." dedi Yo-ko-mat-is.Yaratıcı "Haydi! Biraz daha ileriye gidelim." dedi. Bunun üzerine daha da ileriye gittiler ve tekrar oturdular. "Şimdi ne yapacağım?" dedi Tu-chai-pai."Bilmiyorum."Aslında Tu-chai-pai ne yapacağını biliyordu, ama erkek kardeşine soruyordu.Daha sonra Tu-chai-ai üç kez "We-hicht, we-hicht, we-hicht dedi. Ardından eline tütün aldı, ovaladı ve ü kez tütünün üzerine üfledi. Her üflediğinde cennetler başla...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 93
|
|
|
|
YAKİMA DÜNYASININ YARADILIŞI (YAKİMA) KIZILDERİLİ EFSANELERİ...
| 28 Şubat 2007 |
|
|
|
Dünyanın başlangıcında yalnızca su vardı.Wheememe-ow-ah,Yukarıdaki Ulu Şef, gökyüzünde tek başına yaşıyordu. Dünyayı yaratmaya karar verince suların sığ bölgelerine indi ve etrafa avuç dolusu çamur atmaya başladı. Bunlar kara parçaları oldu.Çamurun bir kısmını çok yükseklere fırlattığından çamurlar dondu ve dağlar oluştu. Yağmur yağınca sular yüksek dağların doruklarında buza ve kara dönüştü. Çamurların bir kısmı ise sertleşerek kayaları oluşturdu. O zamandan beri kayalar hiç değişmedi. Sadece daha sertleştiler.Yukarıdaki Ulu Şef yeryüzünde yetişmeleri için ağaç, kök ve kabuksuz meyveleri yarattı. Bir çamur topundan erkeği yarattı ve ona sulardan balık tutmasını, ormandan da geyik ve başka av hayvanlarını avlamasını söyledi. Erkeğin yalnız ...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 576
|
|
|
|
Kelebeklerin Yaradılışı (PAPAGO) KIZILDERİLİ EFSANELERİ
| 27 Şubat 2007 |
|
|
|
Bir gün Tanrı köyün birinde oturup dinlenirken bir yandan oynayan çocukları izliyordu. Çocuklar gülüşüp şarkı söylüyorlardı. Onları izlerken bir anda yüreğini bir hüzün kapladı. Kendi kendine "Bu çocuklar yaşlanacaklar. Derileri kırışacak, saçları beyazlayıp dişleri dökülecek. Genç avcıların kolları güçsüz kalacak. Bu genç ve güzel kızlar çirkinleşip şişmanlayacaklar. Neşeli çocukcağızlar kör, uyuz köpeklere dönecekler. Bu güzelim rengarenk sarı, mavi, kırmızı ve mor renkli çiçekler solacak, ağaçların yaprakları kuruyup dökülecekler. Şimdiden sararmaya başladılar bile diye düşündü ve giderek daha çok üzüldü. Mevsim sonbahardı. Soğuğu getirmesi, oyunları engellemesi ve yeşillikleri kurutmasıyla yaklaşan kış yüreğini iyiden iyiye burktu.Hava ...
(devamı)
|
|
Yorum: 1
|
Görüntülenme: 115
|
|
|
|
Yarı Hayvan Yarı İnsanın Yaradılışı (OKANOGAN) KIZILDERİLİ E...
| 27 Şubat 2007 |
|
|
|
Bir zamanlar yeryüzü insandı. İlk Tanrı onu kadından yarattı ve "Tüm insanların anası olacaksın" dedi.Yeryüzü hala bir canlı, ancak biraz değişti. Toprak yeryüzünün eti,kayalar kemikleri, rüzgar nefesi, ağaçlar ve otlar ise saçlarıdır. Bizler sere serpe uzanmış bu kadının üzerinde yaşıyoruz. Hareket etiği zamanlar deprem olur.Tanrı kadından yeryüzünü yarattıktan sonra bu kadının etinden bir parça alıp insanların çamur ve kille yaptığı gibi elinde yuvarladı. İlk yaptığı yvarlaklardan ilk insanı, eski dünyanın canlılarını yarattı.İlk insanlar insan olmalarına insandılar, ama bir o kadar da hayvan görünümündeydiler. Bir bölümü dış görünüş olarak insana benzerken bir bölümü de hayvanlar gibi dört ayak üstünde yürüyordu. Kimisi kuş gibi uçabiliy...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 210
|
|
|
|
Coyote Yıldızları Yerleştirdi (Wasko)Kızılderili Efsaneleri
| 27 Şubat 2007 |
|
|
|
Bir zamanlar, hep birlikte dolaşan beş kardeş kurt vardı. Yakaladıkları avları daima Coyot ile paylaşırlardı. Bir gece Coyote kurtları göğe bakarken gördü. "Nereye bakıyorsunuz arkadaşlarım?" diye sordu. En yaşlı kurt "Hiç bir yere" dedi.Ertesi gece kurtlar yine göğe bakıyorlardı. Coyote en yaşlının bir gencine sorusunu tekrarladı, ama yine bir yanıt alamadı. Bu durum bir kaç gece devam etti. Kimse Coyote'ye anlatmak istemiyordu, çünkü işleri karıştıracağından korkuyorlardı. Bir gece Coyote en genç kurda sordu ve o da diğer kurtlara dönüp "Hadi Coyote'ye ne gördüğümüzü anlatalım. Bir şey yapmaz." dedi. Böylece ona anlattılar. "Yukarıda iki hayvan görüyoruz. O kadar yüksekteler ki onlara erişemiyoruz""Gidip bakalım" dedi Coyote."Ama nas...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 52
|
|
|
|
Yaralı Göğü Aydınlattı (Toltek) KIZILDERİLİ EFSANELERİ
| 27 Şubat 2007 |
|
|
|
Bin yılı aşkın süredir anlatılagelen bu efsane Kuzey değil Orta Amerika'dan gelmekterir ve Rio Grande'nin kuzeyinde kalan bölgelerdeki güneşe tapınma öykülerinin arasında adeta bir bağlantı noktasıdır. Toltek tiranı olan Nanautzin, dünyaya ışık getirebilmek için hayatını sunar. Güneşe tapan bazı kızılderili topluluklarındaki kurban verme, özellikle kendini kurban etme ve kendine acı çektirme geleneklerinin önemini vurgular.Beş dünya ve beş güneş birbiri ardına yaratılmıştı. Güneşler, toprak, hava, su, ateş ve kaya güneşleriydi. İlk dünya, halkının hatalı davranışları yüzünden mahvoldu; insanlarını vahşi hayvanlar yedi bitirdi. Güneşleri de yok oldu. İkinci güneş, insanların cahillikleri yüzünden maymuna dönüştüklerini gördü.Ardından ateş gü...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 101
|
|
|
|
COYOTE AY'I VE GÜNEŞ'İ ÇALDI (ZUNİ) KIZILDERİLİ EFSANELERİ
| 27 Şubat 2007 |
|
|
|
Coyote hiçbirşey avlayamayan, kötü bir avcıdır. Birgün Kartal'ı taşvan avlarken izleyip onun yiyebileceğinden fazlasını yakaladığını görünce, ^Kartalla birlik olursam yeteri kadar yemeğin olur"diye düşündü. Coyote, daima birşeylerin peşindedir."Arkadaş" dedi Kartala, "biz birlikte avlanmalıyız. İkimiz bir olursak daha çok hayvan yakalayabiliriz."Kartal "Neden olmasın.?" diye düşündü ve beraberce avlanmaya başladılar. Kartal bir sürü tavşan yakaladı, ancak Coyote sadece birkaç tane böcek tuttu.Ozamanlar dünya hala karanlıktı; henüz gökte ay ve güneş yoktu. "Arkadaş" dedi Coyote Kartal'a, "benim nden bir şy avlayamadığım belli; göremiyorum. Sence nerden biraz ışık bulabiliriz?Kartal "Haklısın arkadaşım, bize ışık lazım. Batıya doğru gidersek ...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 121
|
|
|
|
Güneşin Çocukları (OSAGE)
| 27 Şubat 2007 |
|
|
|
Bir grup Osage insanı yeryüzünün çok çok ötesinde, gökyüzünde yaşıyordu. Günün birinde bu insanlar nerden geldiklerini merak ettiler, bunu öğrenmek için güneşe gittiler. Güneş, "sizler benim çocuklarımsınız" dedi. Ardından daha uzağa giderek aya vardılar. Ay onları kendisinin dünyaya getirdiğini babalarının ise Güneş olduğunu söyledi ve çocuklarına gökyüzünden ayrılıp yeryüzünde yaşamalarını öğütledi. Onlar da söyleneni yaparak yeryüzüne indiler, ancak her taraf sularla kaplıydı. Bir daha gökyüzündeki yuvalarına dönemeyeceklerini anlayınca ağlamaya, haykırmaya başladılar, ama hiçbir yerden ses seda çıkmadı. Tanrılardan yardım dilemek için dört bir yana giderek havada oradan oraya sürüklendiler, ama kimse yardım etmedi.Osage'lerin yanlarında...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 28
|
|
|
|
Mağara Sanatı
| 26 Şubat 2007 |
|
|
|
1940 yılında bir gün iki çocuk, Dordonya'da Lascaux tepelerinde köpekleriyledolaşıyordu. Aniden köpek yere yapışarak yanlarından uzaklaştı. Çocuklar peşinden gittiler ve sonunda..Onu bir mağaranın dibinde buldular. Harika bir mağaraydı bu. Kayalık mağaranın duvarlarında, ince insan siluetleri tarafından kovalanan kahverengi, kırmızı, sarı renklere boyanmış bizonları, atları, antilopları, sıçrayan geyikleri görünce nasıl şaşırdıklarını düşünebiliyormusunuz?Boyalarını kendileri üretiyorlardıTaş devri ressamları (ve boya tacirleri ortaya çıkıncaya kadar ki tüm sanatçılar) boyalarını kendileri üretiyordu. Toprak, kan, mineral oksitler, bitki özleri gibi hammaddeleri kullanıyorlar, anları kahverengi, kırmızı, sarı, siyah renklere dönüştürüyorlar...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 227
|
|
|
|
Kitaplar
| 25 Şubat 2007 |
|
|
|
ikonaNeil Olsonİkinci Dünya Savaşı sırasındna, ücra bir Yunan köyünde direnişçi gerillalar, Nazilerle çatışmaya girerler. Birkaç kişi içeride saklı ikonayı kurtarmaya çalışırken ölür. ikona ortadan kaybolur.O gün olanlar uzun süre bir gizem perdesinin ardında kalır, ta ki altmış yıl sonra ikona New York sanat piyasasında ortaya çıkana dek. İkona yoğun - ve hatta ölümcül- bir ilgi uyandırır, talipleri her geçen gün artar.Her biri değişik nedenlerden ona sahip olmayı istemektedir.Nazi işgali altındaki Yunanistan'dan günümüz New York'una uzanan soluk kesici koşuda ipi kim göğüsleyecektir?Kim rakiplerini altedip ikonaya önce ulaşacaktır? İkona yalnızca kutsal bir nesnemidir, yoksa başka güçlerle de mi yüklüdür?İkona, inanç, sanat, tarih, macera...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 74
|
|
|
| BLOG SAHİBİ |
|

52
İzmir
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
| KATEGORİLER |
|
|
| |
| ARŞİV |
|
|
| |
| FAVORİLERİM |
|
|
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|