mardukser
 
Osmanlı’dan bugüne Kürtler ve Devlet-3 | 21 Aralık 2008
Kategoriler : Politika
Osmanlı’dan bugüne Kürtler ve Devlet-3 Taraf/AYŞE HÜR - Istanbul -     Yıllardır bazı Kürt çevreleri Mustafa Kemal’in, Kürtlere özerklik vaadettiğini, ancak sonra bundan caydığını iddia ediyor. Hatta, son olarak insan haklarının gözüpek savunucusu avukat Eren Keskin, bu iddiayı tekrarladığı için yargılanıyor. Peki, Kürtler ve Eren Keskin haklı mı? Peşinen söyleyelim: Evet, haklıdırlar!window.google_render_ad();Kürtlere özerklik sözü verildi mi?Yıllardır bazı Kürt çevreleri, Mustafa Kemal’in, Kürtleri ... (devamı)
Görüntülenme: 136 |
Osmanlı’dan bugüne Kürtler ve Devlet-2 | 21 Aralık 2008
Kategoriler : Politika
 Osmanlı’dan bugüne Kürtler ve Devlet-2 Taraf/AYŞE HÜR - Istanbul -   Erzurum Kongresi’ne Alevi Kürtlerin yurdu Dersim’den delege davet edilmemişti. Ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı Elaziz’den dört, Mardin’den üç delegeyi Elaziz Valisi, Diyarbakır’dan seçilen üyeleri ise Diyarbakır Valisi engellemiştiwindow.google_render_ad();Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde Kürtler temsil edildi mi?Mustafa Kemal Vahdettin görevlendirmesiyle, 3. Ordu Müfettişi ve ‘Fahrî yaver-i hazret-i şehriyari’ unvanı ile 19 Mayı... (devamı)
Görüntülenme: 173 |
Osmanlı’dan bugüne Kürtler ve Devlet-1 | 21 Aralık 2008
Kategoriler : Politika
 Osmanlı’dan bugüne Kürtler ve Devlet-1 Taraf/AYŞE HÜR - Istanbul - 19.10.2008Milli Mücadele’nin başlarında, Mustafa Kemal, Kürt aşiret reislerine çektiği telgraflarda ordu komutanlarına ve Sovyet Rusya Dışişleri Komiseri Çiçerin’e yazdığı mektupta, bazı meclis konuşmalarında ‘Kürdistan’ terimini kullanıyorduPKK’nın 1984 Eruh baskınından bugüne dek, Avrupa'nın en büyük, dünyanın 6. büyük ordusuna sahip olan Türkiye, 20 bin civarındaki PKK üyesini etkisiz hale getirmek için 300 bin askerini ve 67 bin korucu... (devamı)
Görüntülenme: 170 |
Madem bizim bu toprak | 15 Mart 2008
Madem bizim bu toprak Bu güneş, bu deniz Şu sarı ışıklarve gök kubbe ve ey gök kubbeninaltındaki insanlarhepimiz karınca kadar çokyağmur damlaları gibibereketliysek aynı güneş yakıyorsa bizive aynı suya kanıyorsaknedir bu gruplaşmamız niye bölmüşüz bu anakarayıneye ve kime karşıçevirmişiz dikenli telleri Meryem Öznur Pehlivaner (devamı)
Görüntülenme: 478 |
ah ah kadın! | 17 Şubat 2008
Ah ah Kadın!Kadın olmak ne zor,Kadın olmakAy’a gidilen bir zamandaOkuma yazma bilmemektir.Gece sokağa çıkmaktan çekinmek,Laf atıldığında, utanıp tersleyememektir.Dayak yediğinde “ yine ne yaptım demektir.”Doğurduğu çocuğuna isim verememektir.Erkek doğurana kadar doğurmaya mecbur bırakılmak,Doğuramadığında ise horlanmaktır.Kadın olmak insandan sayılmamaktır,Erkekten 150 yıl sonra oy verdiğinde oyunu kendin için kullanamamaktır. Kadın olmak erkeklere haz ve çocuk vermek için yaratıldığına inandırılmaktır. Ah kadın olmak, kadınların kurtuluşunu düşlemektir.   Stella Ovadiya‘Botanikçi, Filozof, Edebiyatçı... (devamı)
Görüntülenme: 512 |
tuna üstüne | 17 Şubat 2008
  TUNA ÜSTÜNE Gökte bulut yok, söğütler yağmurluTuna’ya rastladım akıyor çamurlu çamurluEy hikmet’tin oğlu hikmet’in oğluTuna’nın suyu olaydınKara ormandan geleydinKaradeniz’e döküleydinMavileşeydin mavileşeydin         ;         &nbs p;         &nb sp;       &nb    Geçeydin Boğaziçi’ndenBaşında İstanbul havasıÇarpaydın Kadıköy iskelesineÇarpaydın çırpınaydınVapura binerken Memet ve anası Nazım hikmet (devamı)
Görüntülenme: 509 |
kalem | 14 Şubat 2008
           ;         &nbs p;         &nb sp;         &n bsp;   KAPI         & nbsp;               &nbs            ;         &nbs p;         &nb sp;         &n b (devamı)
Görüntülenme: 472 |
OLMAK | 15 Ocak 2008
           ;         &nbs p;         &nb sp;  olmak Kendi yazamıyor kalem tek avuntusu bir başkasının hikâyesini yazmak, onun hikâyesini bile başkaları yazdı. Kendin sevmiyor kalem, düşündüklerini yazamıyor. Yazması istenen şeylerin dışına çıkamıyor… O kaybetmeye mahkûm edilmiş adeta ve sevemiyor sevdiğin söyleyemiyor. Aşk hikâyelerini yazıyor sadece… İnandıklarının uğruna savaşmak diyor biri ama neye inandığını bilmiyor bilmeyecek, kaybettiğinin farkına varamayacak belki…T... (devamı)
Görüntülenme: 442 |
YANLIZLIK HALLERİ | 26 Aralık 2007
           ;         &nbs p;         &nb sp;         &n bsp;         & nbsp;                     ;      YANLIZLIK HALLERİ  “Seni biriyle tanıştırmak istiyorum” dedi. Yıllar yılı birlikte zaman geçirdikleri, bazen yeni hallerinde yüzlerinde öfke ve utangaçlığın belirdiği kadın. Bir erkek ve bi... (devamı)
Görüntülenme: 478 |
NEWROZ | 24 Aralık 2007
- NEWROZ’UN SOSYO-EKONOMİK TEMELLERİ VE YANSIMALARI                 Gün, yeni bir coşkuyla ağarır. Güneşin ışıkları günü aydınlatmaya başlayınca, evrenin sıcak yüreğine kocaman bir selam verilir. Bu, her şeyden önce bir müjdedir. Aynı zamanda yeni bir uyanıştır. Uzun zamandır beklenen güzel bir haber gibi.            ;    Uyanışı, sabahın ilk ışıklarıyla fark ederiz. Uyanış o kadar güzeldir ki, onu bağrında taşıyan karanlığı bile severiz. Karanlık, gece boyunca müjdesini emzirir ve tan kızıllığında güne... (devamı)
Görüntülenme: 577 |
İNSANDA SAHİP OLMA | 24 Aralık 2007
           ;         &nbs p;         &nb sp;    &nb İNSANDA SAHİP OLMA  Habil’in verdiği kurban kabul edilir Kabil’in verdiği, birkaç hububat tozu kabul görülmez,Verdiği kurbanı kabul görülmeyen Kabil,          ;    Kardeşini kıskanır ve onu öldürür.  Bu açıdan bakılınca olay bir kabul görülme olayı; ilk sorunda kabul görünme sorunudur. İnsanlar bu ilk olayda görüldüğü üzere sürekli kendilerini kanıtlama isteğ... (devamı)
Görüntülenme: 595 |
İDAM.. | 24 Aralık 2007
Karanlık, İşitilmemiş sözler fısıldar kulağıma.        &n bsp;         & nbs Zaman, Görülmemiş şeyler gösterir gözlerime.Felek, Darağacına iplik yetiştirme derdindedir. Sevgili,     &nb sp;              Gardiyanıdır kalbimin. Ne çıkar, ne de başkasını alır içeri.  Kara kediler sehpaya çıkarır beni,Biri sevgilimin gözlerini çalmıştır,İhanet saçar karanlığa, Affedilmek ihtimal bile değildir.        &n bsp;.. (devamı)
Görüntülenme: 431 |
MUTSUZLUK AHLAKSIZLIKTIR | 24 Aralık 2007
MUTSUZLUK AHLAKSIZLIKTIR       &nb sp;         &n bsp;&nbs Mutluluk, siz O’na yolu sorduktan sonra şarkısını mırıldanarak yürüyüp giden küçük bir kız çocuğunun umarsız hali gibidir.        &nb sp;          İnsanoğlunun yaşamda en çok gereksinim duyduğu olguların başında şüphesiz ki mutluluk gelir. Mutsuz olmak için yaşıyorum diyen akılı! Birini görmedim henüz; ama ülkemizde ve dünyanın neredeyse her yerinde yetişkinlerin, gençlerin ve hatta çocuklar bile ruhlarında mutluluğun izine... (devamı)
Görüntülenme: 584 |
BİRAZ DA BU… | 24 Aralık 2007
   BİRAZ DA BU… Bana en çıplak gerçeğim dedin;Oysa ben, kendine söylediğin en kötü yalanındım! Ezberimden silinmişim; belleğim İskenderiye yıkıntıları sankiHangi barbardı sahiden sahillerime vurup duranDişlenmiş etimi temizliyorum ucuz tekel rakısıylaBir de Kitaro olmazsa ne olacak sankiGörünmeyen yüzlerin yüzleşmesini yaşıyoruz seninleGerçek dediğimiz şeyin yalan olduğunu bile bile… YüzleşmelerimYüzümü kendime utanarak çevirişlerimUtangaçlığımNerede parçalandı benim ar damarım Cebimde yolculuk biletleriHepsinin üstünde geç kaldınız ibrazlarıHiç gereği yokken yola çıkmış bir çocuğun Serüveni gibi ömrüm‘Ben g... (devamı)
Görüntülenme: 3436 |
Nietzsche’nin Tarih Anlayışının Önemi | 23 Aralık 2007
Nietzsche tarihle ilgili görüşlerin en açık şekilde “tarihin yaşam için yararı ve zararı” üzerine başlıklı çalışmasında ortaya koyar. Bu yazıda çıkış noktası tarihe evrensel-nesnel değil, yaşamsal-öznel bir girişim aranması gerektiği fikridir. Bu durumu söz konusu yazının hemen başında Goethe’den yaptığı bir alıntıyla dile getirir; “etkinliğimi artırmadan ya da doğrudan doğruya canlandırıp (yaşamıma) bir şey katmadan bana yalnızca bilgi veren her şeyden nefret ediyorum[1]”.Bu yazıda, tarih bilimi açısından yaptığı şey, hem tarihi hem de yaşamı anlamada yeni bir paradigma ortaya koymaktır. Batı düşüncesinin Descartes ile başlayan ve giderek ge... (devamı)
Görüntülenme: 9099 | Etiketler: maviark dergisi
NİETZCHE'NİN TARİH ANLAYIŞININ TEMELLERİ | 23 Aralık 2007
NİETZSCHE’ NİN TARİH ANLAYIŞININ TEMELLERİ Nietzsche'nin tarih anlayışını ortaya koymak için öncelikle onun anlayışına etkide bulunan düşüncelere değinme bize Nietzsche gibi farklı bir tarih anlayışı sunan bir düşünürü anlamak için anahtar işlevi görecektir. Hegel’in anladığı tarzda bir dünya tarihinin yazılamaz bir şey olduğunu belirtir. Çünkü böyle bir tarih, olguların betiminden çok, bir kavramlar oyunu olacaktır. Oysa gerçek tarihçi, olguları objektif olarak ortaya koymak ve tarihi yine kendisine dayanarak açıklamaktır. Öbür yandan Feuerbach için Hegel’in tarih felsefesi belli bir politik motife dayanır. Bu politik motifte de, “Hıris... (devamı)
Görüntülenme: 487 | Etiketler: maviark dergisi
seyir defterinin devamı | 09 Aralık 2007
           ;      23 gün sonra            ;    Kaptan, sabah uyandığında sahilde bir sal gördü...Toparlanıp, sala doğru koşar adım yürüdü... Salda Güneş Ülkesinin prensesi ve ulağı vardı...Prensesi pekiyi tanırdı…        Ütopik şehre ulaşmaya çalıştığı, o uzun yolculuk sırasında hastalanmıştı. Tayfalar, kaptanın Güneş Ülkesi sahillerine ayak basmayı reddedeceğini bildiklerinden, kaptana haber vermeden sahilde demir atmış, güneş Ülkesi halkına da ticaret yapan bir gemi oldukl... (devamı)
Görüntülenme: 1250 |
seyir defteri | 09 Aralık 2007
SEYİR DEFTERİ        &nbs p;        Aylarca süren çileli bir yolculuğun ardından, varılmıştı artık o ütopik şehrin sahillerine…         ;     Bu hayalî şehrin haritasını, kaptan tayfalara gösterdiği zaman birkaç tayfa bu şehrin bulunamayacağını oraya ulaşmanın imkânsız hatta hayalden öte olmadığını dile getirip bu yolculuğa karşı çıkmışlardı… Diğer tayfalar ise bu haritanın, nasıl birden bire kaptanın eline geçtiğini sormuş, Kaptan, bu haritanın kendisine nasıl ulaştığını anlatmıştı tayfalara… Hemen hazırlıklar yapılm... (devamı)
Görüntülenme: 619 |
suç!!! | 17 Kasım 2007
Suç!-G.Zileli Gün ZileliYani suç işlemek diye buna denir!Sen tut, esir düş. Askeri disiplini aşırı bir şekilde sarsmak değil de ne bu! Hiç düşünmedin mi esir düşerken askeri disiplini aşırı bir şekilde sarsacağını, sarstığını. Seni esir alanlara, "ben askeri disiplini aşırı bir şekilde sarsmak istemiyorum, onun için beni esir almayın, askeri disiplini sarsmama izin vermeyin, şuracıkta öldürüverin" demek de mi aklına gelmedi be asker kardeşim. Bu kadar olur yani! Şimdi sen diyeceksin ki, "beni askeri mahkemeye sevk eden Genel Kurmay Başkanı ya da tutuklayan askeri yargıç benim yerimde olsaydı askeri disiplini aşırı bir şekilde sarsmayacak mıydı sanki." Bak, aklından geçen bu soru bile kafanın askeri disiplini sarsmaya ne kadar yatkın ol... (devamı)
Görüntülenme: 424 |
Sonraki yazılar >>
BLOG SAHİBİ
mardukser


27
İstanbul
 
 
  
 
KATEGORİLER
 
ARŞİV
 
FAVORİLERİM
 
 
 
 
 
 
 
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.