kıyevli (Abdullah Yaşar Erdoğan)
 
KARASİNİR - 14 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
     26 — Alo Ahmet hocam merhaba… — Merhaba Abdullah. Hayrola?— Hocam sesinizi duymak istedim. — Teşekkürler Abdullahcığım. Nasılsın?— İyiyim hocam… Üç gündür evden dışarı çıkmadım desem yerinde olur.— Niye ki? Çık dolaş. Gez, sevdiklerini yanına al, şu bahar ayında kırlarda piknik yapsana. — Hocam, ben sosyal yönden birazcık ketumum. Çalışmak bana hep moral vermiştir.— Garip bir kişiliğin var be Abdullah… Okuldan ayrıldığınız günden beri maaşınız işliyor. Maddi yönden bir sıkıntın olmayacak. — Hocam işte bu beni kahrediyor. Hiçbir iş yapmadan maaş almak, bu beni kahr... (devamı)
Görüntülenme: 6 |
KARASİNİR - 13 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
   24   — Son zamanların en popüler konuşma şekli galiba deyimlerle, deyişler olsa gerek.— Ne o Oğuzhan? Sen bu deyim ve deyişlerden pek hoşlanmıyorsun gibi. — Yok, be Abdullah! Sana öyle geliyor. Baksana Mustafa ve Kudret geliyor…— Merhaba arkadaşlar.— Merhaba Abdullahcığım. Hayrola Oğuzhan ne iş?— Hiç. Hem de koskoca bir hiç… Yav Mustafa bu dost ortamı dışarıda da devam edecek mi ki?— Hayrola şüphe mi ediyorsun?— Benim annem ve babamdan sonra en çok beraber yaşadığım insanlar arasında sizler geliyorsunuz. — Yenge olsaydı böyle düşünmezdin Oğuzcuğum.— Ne alakası var be Kudret?— Mes... (devamı)
Görüntülenme: 11 |
KARASİNİR - 12 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
   22  — Abdullah gideli dört ay oldu… İki ay sonra yanımızda olacak kuzum. — Canı sağolsun anne… Dert edinme… Bak Mert’te geldi.— Yan odanın kapısını açıp içeri girdiğinde babaannesi ve halasını görünce. Babaanne… Babam ne zaman gelecek?— Az kaldı yavrum az kaldı.— Ne kadar az kaldı?— Halası söze karışarak: Bak yeğenim. Halan kurban olsun sana… Çok mu özledin babanı? — Tabiî ki özledim yav… Herkesin babası çocuklarını parka götürüyor, benim babam yok.— Baban var oğlum… O nasıl söz?— Herkes okulda bana “babasız, anasız&r... (devamı)
Görüntülenme: 9 |
KARASİNİR - 11 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
    20  Kantinin temizliği bittikten sonra sandalyelere oturan öğrencilere her zamanki gibi Abdullah çay servisi yaptı. Bunu yapmaktan büyük bir haz aldığı belliydi. Bardakları yıkamak, çayı demlemek, çaylar içildikten sonra tekrar toparlayıp yıkayarak yerlerine yerleştirmeyi bir başkasına asla bırakmıyordu. — Bugün epey yoruldum be arkadaş!— Senin yaptığın işi bizde yaptık be Kudret.— Oğuzhan, çöpleri sen dökmüyordun. 50–60 kiloluk çöp bidonları yerden kalkarken belim kopacak sandım. Sen sadece çöp arabasını sürdün. — Bu sınıfta sadece sen mi çöp bidonlarını kaldırdı... (devamı)
Görüntülenme: 6 |
KARASİNİR - 10 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
    18  — Mustafa nerede arkadaşlar? — Dün çok özel izinle dışarı çıkmış. Ailevi bir durum varmış— Teşekkürler Kudretciğim.— Okulda herkes bizi konuşuyor be Abdullah.— Neden?— Neden olacak elbise terfisine ilk geçen bizim sınıfın tamamı oldu. Bunda senin payın büyük!— Salona geldik birazdan ders başlayacak. Bu derste ne göreceğiz, haberin var mı Oğuzhan?— Silah dersiydi yanılmıyorsam.— Evet, öyle, silah dersi… Herkes koltuğuna oturduğunda salona masalar getirildi. Üzerine de pek çok silah kondu. Salon tavanındaki kameralar masa üstündeki silahları zumlayıp ekrana gör&uu... (devamı)
Görüntülenme: 13 |
KARASİNİR - 9 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
     16  — Merhaba arkadaşlar… — Sağol…— Benim adım, İlhan Gürel. Bu okulun müdürüyüm. Burada alacağınız eğitimle hayatınız bir kat daha değer kazanacak. Kendinize öz güveniniz gelecek. Başaramam diye bir korku taşımayacaksınız. Sizden istenilen her şeyi harfiyen yerine getirmenizi önemle rica ediyorum. Görevin büyüğü küçüğü olmaz. Dersin önemlisi önemsizi olmaz. Okulumuzun sisteminde küçük bir değişiklik var. Onu size anlatmak istiyorum. Her ay bir sınıf okulumuzun genel temizliği ile ilgilenecek. Altı sınıf olduğuna göre, eğitim sürecinde yirmibeş kişilik ... (devamı)
Görüntülenme: 4 |
KARSİNİR - 8 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
   14   — Merhaba arkadaşlar… — Sağol… — Benim adım Ahmet Dişçi. Sizlere hukuk dersi vereceğim. Bilgisayarlarınızın yanında birer CD bulacaksınız. Orada genel hukuk hakkında bilgiler bulacaksınız. Bugün ön bilgi olarak sizlere Zor Kullanmanın Uluslararası Kurallarından bahsetmek istiyorum. : Hukuka uygunluk sebeplerine dayanarak zor kullanma halinde, olayın değerlendirileceği uluslararası hukuk çerçevesini de belirtmekte fayda vardır. Söz konusu çerçeveyi, Birleşmiş Milletlerin “Yasaların uygulanması için İnsan Haklarına ilişkin uluslararası kuralları teşkil etmektedir”. Zora başvurmadan önce, şiddet i&cced... (devamı)
Görüntülenme: 4 |
KARASİNİR - 7 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
    12   — Merhaba arkadaşlar. — Sağol…— Benim adım Fahreddin Alper. Sizlere psikoloji dersi vereceğim. İlk dersimize hoş geldiniz arkadaşlar. Kurumumuzun en önemli derslerinden biridir. Zihin bilimi de denilebilir. Biz ona şartlandırma dersi de diyebiliriz. Herkes bilgisayarını açıp, aklına takılan soruları yazmaya başlayabilir. Bu arada hatırlatmakta fayda görüyorum, soru yazacağım derken dersi takip etmemezlik yapmayın. İlk önce psikolojinin ne anlama geldiğini anlatmakla başlayalım. Psikoloji: Yunanca psihologia demektir. Türkçe açıklaması ise; davranışları ve zihinsel süreçleri inceleyen bilim dalıdır. Hem insanlar hem ... (devamı)
Görüntülenme: 7 |
KARASİNİR - 6 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
    10  — Merhaba arkadaşlar. Benim adım Mehmet Yücel. Beden eğitimi öğretmeninizim. — Sağol… Yirmi beş kişi aynı anda cevap vermişti. — Dersimiz, beden dersi. Bedenen güçlenmeyi, bedeninizi bir silah gibi kullanmayı, atik ve çevik bir yapıya getirmeyi amaçlayan bu dersimizde, yapamam, beceremem, v.s gibi sözlere yer olmadığını bilmenizi isterim. Yeni ders yılımızda, bu dönemin en başarılı olacağına inanıyorum. Tek sıra halinde futbol sahasını dört kere tur atmanızı istiyorum. Hayatınız boyunca unutmamanızı istediğim ve her zaman her yerde uygulamanızı istediğim bir önerim var. Nefes alırken burnunuzdan alın ağzınızdan verin. Bunu ... (devamı)
Görüntülenme: 4 |
KARASİNİR - 5 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
   8    — Seni çok merak ettim be Oğuzhan…— Ben de seni bulamayacağım diye üzüldüm. Şükür şimdi beraberiz. — Oturabilir miyim beyler… Ağır bir ses tonu duyuldu. Sesin sahibine bakan Abdullah,— Tabii ki… Buyurun… Benim adım Abdullah Şentürk. Arkadaşım Oğuzhan Bolat.— Benim adım Mustafa Ünlü.— Memleket?— Ankara… Sizler?— Ben de Ankara. Arkadaşım Oğuzhan Sivaslı.— Buradan çekeceğimiz var.— Niye öyle düşünüyorsun? Sence nasıl bir yer burası?— Abdullah kardeşim, edindiğim bilgileri ve hislerimi aktarmam gerekirse; eğitmenlerin, müd&uu... (devamı)
Görüntülenme: 4 |
KARASİNİR - 4 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
   6    Salondaki telefondan zil sesi, evin her tarafını sarmaya başlamıştı. Telefon sesini duymayan Abdullah, kitap okumaya dalmıştı. Hatice Kadın, mutfak kapısını aralayıp salona doğru ilerlemeye başladığında kısık bir ses tonuyla.— Allah’ım bu çocuğa akıl fikir ver… Sesini yükselterek. Oğlum telefon zırıl zırıl çalıyor bi baksan olmaz mı? Benim mutfakta bir sürü işim var. Akşam yemeği hazırlıyorum, bari gel de bana yardım et… En azından salatayı yap… Ahizeyi kulağına kaldırdıktan sonra… Alo… Buyurun… Evet, Abdullah Şentürk’ün evi… Abdullah, telefon sana. Ahizeyi masanın üzerine koyup Abdullah&r... (devamı)
Görüntülenme: 4 |
KARASİNİR - 3 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
    4    — Hoş geldin oğul… Bir iş bulabildin mi diye sormaya dilim varmıyor.— Rabbimin izniyle olacak anne.— Amenna… Onca yıl emek verip okudun, dirsek çürüttün boşuna mı gidecek yavrum?— Hayır anne. Hiçbir şey boşuna değil.— Dünyanın en gaddarından az bir şey olsa da ümitvar olabilirim. Ama bu ülkeyi yönetenlerden asla ümitvar değilim. Bitti. Bu ülkeyi yönetenlere güvenim kalmadı. Bundan sonra da ağzıyla kuş tutan gelse, yine güvenmem.— Bu kadar nefret iyi değil anne!— İçim yanıyor oğlum içim yanıyor. Babanı katledenleri bulup hesap mı sordular? Baban, bu &u... (devamı)
Görüntülenme: 7 |
KARASİNİR -2 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
 KARASİNİR - 2    2    Müd& uuml;riyett mülakat yapılıyordu. Müdür, bıyıksız ve sakalsız biriydi. Elli altmış yaşlarında, şakaklarındaki saçlar, beyazlamış, şık giyimli biriydi.Müdürün masasında pek çok bilgisayar vardı. Büronun orta yerinde ayakta bekleyen gence soru sormayı bırakıp, masanın üstündeki düğmeye bastı. İçeri bıyıksız bir genç girdi.Müdür, orta yerde bekleyen gence bakışlarını yönelterek;— İstenilen şartlara haizsin. Sana ulaşabileceğimiz bir adresi sekretere bırakıp gidebilirsin… Biz seni arayacağız.— Efendim benim çalışmaya ihtiyacım var.— Tamam evladım... (devamı)
Görüntülenme: 4 |
KARASİNİR - 1 | 09 Şubat 2011
Kategoriler : Kültür - Sanat
KARASİNİR   Roman  Kapı, üst üste iki tere tıkladı. İçeriden “gel” sesi ile kapıyı açan memur. İçeri girip elindeki dosyayı uzatarak:-   Sayın Başsavcım bu dosya size geldi.-   Nedir o?-   Bilmiyorum efendim. -   Hangi kurumdan geliyor?-   Kurum adı yok efendim.-   Nasıl aldınız peki?-   Sizin isminiz yazılı olunca.-   Bu tür paketlerin alınabilmesi için,  gerekli izlekler olduğunu hatırlatmama gerek var mı?-   Biliyoruz efendim. -   Kriminoloji laboratuarından geçti mi?-   Evet efendim. İki gündür oradaydı. Temiz raporu verdiler.  ... (devamı)
Görüntülenme: 5 |
ELEKTRİK Mİ? ....... | 27 Ağustos 2009
Kategoriler : Politika , Teknoloji
 ELEKTRİK Mİ?..... Ben otuz yıl önce köyümden Ankara'ya taşındım.Şans bu ya Ankara Şentepe bölgesinde otuz yıl oturdum. Ve elektrik kesintileri orda da oluyordu. Hatta bu kesintiler yüzünden komşumun evi yandı ve iki ihtiyar feci şekilde öldü. Elektrik kesilince mumla aydınlanmak istemişler, sonra uyuyunca olan oldu.Velhasıl otuz yıl sonra köyüme (Ankara ili Şereflikoçhisar ilçesi Şereflidavutlu köyü) tekrar döndüm. Değişen hiçbir şeyin olmadığını gördüm. O zamanlarda köyde hep yarım voltaj elektrik olurdu şimdilerde de aynı devam ediyor. Bilgisayarım zarar gördü. Tamirciye gönderdim. Şayet elektrik kesintileri veya ... (devamı)
Görüntülenme: 12 |
ELEKTRİK Mİ? | 27 Ağustos 2009
Kategoriler : Politika > Sivil Toplum , Politika > İnsan Hakları
   ELEKTRİK Mİ...    Ben otuz yıl önce köyümden Ankara'ya taşındım.Şans bu ya Ankara Şentepe bölgesinde otuz yıl oturdum. Ve elektrik kesintileri ordada oluyordu. Hatta bu kesintiler yüzünden komşumun evi yandı ve iki ihtiyar feci şekilde öldü. Elektirk kesilince mumla aydınlanmak istemişler, sonra uyuyunca olan oldu.  Velhasıl otuz yıl sonra köyüme (Ankara ili Şereflikoçhisar ilçesi Şereflidavutlu köyü) tekrar döndüm. Değişen hiçbirşeyin olmadığını gördüm. O zamanlarda köyde hep yarım voltaj elektirk olurdu şimdilerde de aynı devam ediyor. Bilgisayarım zarar gördü. Tamirciye gönderdim. ... (devamı)
Görüntülenme: 28 |
Protesto Etmek | 25 Ocak 2009
Kategoriler : Ekonomi , Politika
 PROTESTO ETMESİNİ BİLMEK GEREK.      15.12.2007Ben, tek başıma ne yapabilirim gibi yanlış bir düşünce insanı hep pasifliğe iter. Pasif durumdaki insan ise, her bela ve musibeti kabullenmek zorunda kalır. Hakk’tan gelen her şeye katlanmak zorunluluğu var. O’na isyan etmek, onu protesto etmek gibi bir anlayış, akaid ilkesi ile bağdaşmaz.Sistem adına yapılan zorbalıklara toplum olarak, isyan edebilmek gerek. Bu isyan ediş, edep dâhilinde olarak işlev görmeli. Kırıp dökerek isyan edilmez. Hak arama şeklidir isyan. Hak gasp etme şekline de isyan denilmez. Eğer öyle bir davranış içinde ise insan, alacağından çok vereceğini önceden hesap etmeli.Avrupa... (devamı)
Görüntülenme: 61 |
Protesto etmesini bilmek gerek | 25 Ocak 2009
Kategoriler : Ekonomi , Kültür - Sanat
 PROTESTO ETMESİNİ BİLMEK GEREK.      15.12.2007Ben, tek başıma ne yapabilirim gibi yanlış bir düşünce insanı hep pasifliğe iter. Pasif durumdaki insan ise, her bela ve musibeti kabullenmek zorunda kalır. Hakk’tan gelen her şeye katlanmak zorunluluğu var. O’na isyan etmek, onu protesto etmek gibi bir anlayış, akaid ilkesi ile bağdaşmaz.Sistem adına yapılan zorbalıklara toplum olarak, isyan edebilmek gerek. Bu isyan ediş, edep dâhilinde olarak işlev görmeli. Kırıp dökerek isyan edilmez. Hak arama şeklidir isyan. Hak gasp etme şekline de isyan denilmez. Eğer öyle bir davranış içinde ise insan, alacağından çok vereceğini önceden hesap etmeli.Avrupa... (devamı)
Görüntülenme: 14 |
YAZMAK | 25 Ocak 2009
Kategoriler : Kültür - Sanat , Politika
 YAZMAK (HANİ ADINA YAZARLIK DENİYOR YA)       07.10.2008Yazarlığın kısa tarifini yapmak gerekirse; tutkulu bir kriz dönemi olarak adlandırmak yerinde bir açıklama olacaktır.Yazar da bir insandır. Fakat her insan bir yazar değildir. Her insan, yazı yazar ama yazar olamaz. Yazmak demek, duygu ve düşünce yoğunluğunu beyinde harmanlayarak, bu düşünceleri bilgi dağarcığına havale etmek ve insanlığa yol gösterici, eğitici, bilgilendirici, eğlendirici yolları anlatmak demektir. Yazar olabilmek için evvela doğru dürüst bir insan olmak zorunluluğu vardır. Yazar haricindeki insanlar doğru dürüst bir insan değildir anlamında söylemiy... (devamı)
Görüntülenme: 17 |
Sonraki yazılar >>
BLOG SAHİBİ
kıyevli (Abdullah...


51
Ankara
 
 
  
 
KATEGORİLER
 
ARŞİV
 
FAVORİLERİM
 
 
 
 
 
 
 
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.