şuayb kınış
 
Seydamın sobetleri hiç bitmez. | 04 Haziran 2008
SEYDAMIN SOHBETLERİ HİÇÇ BİTMEZBU SADECE BİR KISMI            ;         &nbs p;         &nb sp; &nb SOHBET HADİM'DENBizim bölgede Gavs Hazretleri’nin sofisi bir Binbaşı vardı. O başından geçen bir olayı şöyle anlattı: “Benim yaşlı bir annem var. Kendisi çok küçük yastan beri Kadiri dersi çekmekteydi. Hatta zikir çekerken, ‘Seher vaktinde kuslar geliyor, onlarla beraber zikir çekiyorum,’ derdi. Ben kendisine: “Anneciğim, zamanın Gavsı Abdülhakim Hüseyin Hazretleri’dir. Gel ona intisap edelim,” derdim. Benim teklifimi reddederdi. Bir gün beraber hacca gittik. ... (devamı)
Görüntülenme: 31 |
öğüt | 11 Nisan 2008
Kaderde ne ise olur, etme MERAKUyma kendi nefsine, Hakkın emrine BIRAKAltından ağacın olsa, Zümrütten yaprakAkibette gözünü doyurur, bir avuç toprakBul erbabını danış akıl, öğüt dinlemek VERASETTİRZaman ahir zaman oldu, Zuhur eden ALAMETTİRHavai nefsine uyma, Sabrın sonu SELAMETTİR.Ne anladın ? be Hey gafil, bu can sende EMANETTİR.Mal ve mülke mağrur olma, deme ! varmı benim gibi ?Bir muhalif rüzgar eser savurur seni, Harman yeli gibiDünya malı elde iken, düşmanların hep dost olurEl de birşey kalmayınca, Kardeş bile düşman olur......!  (devamı)
Görüntülenme: 33 |
Gelincikler. | 22 Mart 2008
GELİNCİKLERGelincikler çok hızlı hareket eden canlılardır. Hareketleri o kadar atik ve akıcıdır ki, gelinciğin bulunduğu alanı dikkatle gözleyen bir kimse bile gelinciğin hareket ettiğini güçlükle fark edecektir. Gelincik hızla yol kenarındaki çalılara dalar ve yiyecek bir şey olması ihtimaliyle her deliğe, her yarığa kafasını sokarak yolunda ilerler. Bu grubun hepsi yırtıcı hayvanlardır. Öyle ki kendilerinden büyük, tek başına dolaşan hayvanları dahi kolaylıkla öldürebilirler. Gelinciklerin bazı türleri kış ayları için postlarını değiştirirler. Kuzey Amerika'daki Least gelinciğinin ve Kuzey Avrupa'da yaygın olarak bulunan Avrupalı Gelinciğin tüylerinin rengi kışın beyaza döner. Bazı diğer Asya türleri de daha açık renk bir posta bürünürler... (devamı)
Görüntülenme: 23 |
Karides. | 06 Ocak 2008
KARİDESOkyanus dibinde bulunan denizaltı vadilerinin içerisinde, okyanus tabanından fışkıran aşırı sıcak su kaynakları bulunur. Bu kaynakların çevresinde yaşayan bazı karides türleri, sıcak suyun yakınlarında yaşayan bakterileri yiyerek beslenirler. Birkaç santim boyundaki karideslerin arka kısımlarında, solungaç vazifesi gören iki odacık vardır. Bu iki odacığın arasındaki bölümün diğer hayvanların gözünde bulunan bir tür kimyasal maddeyi taşıdığı anlaşılmıştır. Karides vücudunun bu kısmıyla gerçek anlamda göremez; ama bu organ, bir tür "ışık algılayıcısı" olarak görev yapar. National Geographic, Ekim 1992, s.105-109 (devamı)
Görüntülenme: 37 |
öğretmenim. | 02 Ocak 2008
  ÖĞRETMENİM       Merhaba öğretmenim nasılsınız iyimisiniz seni çok özledim ama orta birde öğretmenler çok ödev veriyor ve bilgisayara bakacak vaktim bile kalmıyor.Keşke orta birde de dersimize sen girsen diyecem ama olamadığını bildiğim için söylemiyorum.Kendinize iyi bakın by by. (devamı)
Görüntülenme: 21 |
atomlar | 01 Ocak 2008
Kimya veya fizikte atom, veya öge, bir kimyasal elementin özelliklerini koruyan en küçük parçacığıdır.Sözcük Yunanca ατομος veya atomostan gelir, 'bölünemez' demektir. Eski Yunanistan'da bazı düşünürlere göre atom maddenin bölünemez en küçük parçasıydı. Modern kullanımdaki atomlar ise atomaltı parçacıklardan oluşur:elektronlar, eksi yüklüdürler ve bu üçünün arasında en hafifidir. protonlar artı yüklüdür, kütleleri elektronunkinin yaklaşık 1839 katıdır. nötronlar yüksüzdür, onların da kütlesi elektronunkinin yaklaşık 1839 katıdır. Proton ve nötronlar beraberce atom çekirdeğini oluştururlar; bu parçacıklara nükleon da denir. Elektronlar çekirdeğin etrafında, ondan çok daha büyük olan elektron bulutunu oluştururla... (devamı)
Görüntülenme: 14 |
uygurlar | 01 Ocak 2008
UygurVikipedi, özgür ansiklopediGit ve: kullan, ara Doğu TürkistanUygurlar, Doğu Türkistan'da Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı özerk bölgede yaşayan halktır.Uygur halkı, Çin içerisinde kendi geleneklerini ve kültürlerini sürdüremediklerinden yakınmaktadır . Her ne kadar özerk cumhuriyetleri olsa da Uygurlar, Çin egemenliğine girdiğinden beri yavaş yavaş asimile olmaktadır.Uygur Tarihi:Uygur devleti, Kutluk Bilge Kül Kağan tarafından 745 yılında kurulmuştur. Başkentleri Karabalasagun'dur. Uygurlar, din değiştiren ilk Türk devletidir. Göktanrı dininden, Mani dinine geçmişlerdir. Bu din, Hıristiyanlık ve Budizm karışımı bir dindir. Hayvani gıdalar yemeyi yasaklayan, savaşçılık duygusunu zayıflatan kurallar içerir. Bu yüzden, Türklerin yaşam tarzı... (devamı)
Görüntülenme: 13 |
sivrisinek | 01 Ocak 2008
SİVRİSİNEKDipterler (sinek, sivrisinek gibi çifte kanatlı böcekler) gerçek birer hava akrobatıdırlar. Olağanüstü hızlı çarpan iki küçük kanatlarıyla (küçük sineklerde saniyede 1000 çırpma) her türlü hareketi yapabilirler. Örneğin havada hareketsiz bir şekilde dengede durabilirler ya da bir daire çizecek şekilde hava hareketi yapabilirler, havada taklalar atarlar ya da bir şeyi havada yakalayabilirler. Bu böceklerdeki en ufak bir dış etkiye ve hız artışına karşı çok hassas olan orijinal dış kanatlar, böceğe, uçuşunun tüm aşamalarında kesintisiz olarak ayarlamalar yapma imkanı sağlamaktadır.Science et Vie, No.931, s.1 (devamı)
Görüntülenme: 17 |
kız böceği | 01 Ocak 2008
KIZ BÖCEĞİKız böceği saatte 30 km.'ye varan bir hızla uçar. Bu denli hızlı uçan kızböceği, havada bir yere çarpmamak için iyi çalışan duyu organlarına sahip olmalıdır. Kız böceği, başının iki yanında yer alan "mozaik yapılı" ve iyi görüş sağlayan gözleriyle çok güvenli bir şekilde uçar. Hayatları çevrelerini görmelerine bağlı olduğundan kız böcekleri geceleri avlanmazlar. Alt ayağını önünde minik bir sepet gibi tutup bununla kendinden küçük böcekleri yakalayan kız böceği bir gündüz avcısıdır. David Attenborough, Life on Earth, s.52 (devamı)
Görüntülenme: 13 |
ÖĞRETMENİM. | 20 Ekim 2007
ÖĞRETMENİM        MERHABA  ÖĞRETMENİM NASILSINIZ İYİMİSİNİZ  İYİSİNİZDİR İNŞALLAH. KUSURA BAKMAYIN ÖĞRETMENİM PEK FAZLA YAZI GÖNDEREMİYORUM.ÇÜNKÜ HER BİR DERSTEN BİR ÖDEV VAR BİLGİSAYARA ZAMAN BİLE YETMİYOR.İNŞALLAH ALLAH`IN İZNİYLE SİZİN BİZE VERDİĞİNİZ EMEKLERİ BOŞUNA ÇIKARTMAYACAĞIZ.ŞİMDİLİK BU KADAR KENDİNİZE İYİ BAKIN  ÖĞRETMENİM BYYYYYY. (devamı)
Görüntülenme: 16 |
kendimi tanıyorum. | 01 Ekim 2007
KENDİMİ TANITIYORUMMerhaba arkadaşlar adım  Şuayb KINIŞ 1995 doğumlu ve Diyarbakır`lıyım. Bizler Siirt`in Baykan ilçesine bağlı bir aileyiz.Babam bir kamu kuruluşunda idareci olarak çalışmaktadır.Ailem ilk önce Siirt`ten batma`a göç etmişler.Babamın tahininin çıkması nedeniyle Diyarbakır`a yerleştik.Diyarbakır`ı çok seviyorum Diyarbakır`ı sevmemin nedenlerinden bir taneside Diyarbakır`ın surlarıdır.Diyarbakır surları bakımından Dünya`da 2.dir.1.si Çin`seti 2.ise diyarbakır`ındır.Diyarbakır`ın sadece surları değil başka tarihi eserleride bulunmaktadır.Bunlardan bazıları:,Urfa kapı,Tek kapı, Çift kapı vs.Cenab-i haktan herkesin mutlu olmasını dilerim.By... (devamı)
Görüntülenme: 35 |
maniler. | 22 Eylül 2007
ManilerAnonim halk edebiyatı mahsullerinin en yaygınlarından birisi olan mani; kadın topluluklarında, iş yerlerinde, tarlalarda vb. yerlerde söylenen ve genellikle hece vezninin yedi veya sekizli kalıpları ile meydana getirilen dört mısralık manzumelerdir. İlk iki mısra birbirinden bağımsız olup; asıl vurgulayıcı tema, üçüncü ve dördüncü mısralarda yer almaktadır. Konuları aşk, gurbet, ayrılık, kıskançlık vb. olabileceği gibi, ramazan manileri gibi özel zamanlara ait manilere de rastlanmaktadır. Ahlat'ın yoncalarıÇiçek açıp goncalarEl vurmayın gelinlerAsker olup gocaları Altın kalbur derindirSuları çok serindirBu Ahlat'ın kızları Bağ evinde gelindir Atım var katırım varElimde satırım varVallahi öldürürdümOğlunun hetiri var Aya baktım ay iki... (devamı)
Görüntülenme: 7 |
Gazi Köşkü. | 22 Eylül 2007
GAZİ KÖŞKÜ Diyarbakır’da iki ayrı amaçla yapılmış köşkler bulunmaktadır. Biri, Bir zamanlar Diyarbakır’ı çepeçevre saran üzüm bağlarının içerisinde yer alan Bağ Köşkleridir. Bağ bozumu zamanı bağ sahiplerinin kullandıkları bu köşkler, genellikle iki katlı, bazalt taş örgülü, bol pencereli olarak inşa edilmiştir. Diyarbakır’ın asıl köşkleri ise Dicle Nehri kenarında çok çeşitli ağaç ve yabani menekşelerle örtülü, güllerle donanmış bahçeler içerisinde yer alan yazlık olarak kullanılan köşklerdir. Diyarbakır evlerinin genel özelliklerini yansıtmalarına rağmen, evlerdeki içe dönük planın tersine tam anlamıyla dışa açılan bir mimariye sahiptirler. Mahremiyetine girecek kadar yakınında başka bir yapının bulunmayışı ve de çevredeki son d... (devamı)
Görüntülenme: 6 |
köprüler. | 22 Eylül 2007
KÖPRÜLER Dicle Köprüsü (On Gözlü Köprü)Diyarbakır şehrinin güneyinde 3 km. kadar yakınında veeski Silvan yolu üzerindedir. On Gözlü Köprü veya Silvan Köprüsü de denilir. Köprü kesik üzerinde bloklarla karaya birleşir. Üzerindeki kitabesinde Hicri 457 (M. 1065) tarihinde Mervaniler zamanında inşa olunduğu ve mimarının Ubey­doğlu Yusuf isimli biri olduğu anlaşılmaktadır.Malabadi KöprüsüSilvan ilçesine 22 km. mesafede, Diyarbakır-Batman İl sını­rında bulunan Batman çayı üzerindedir. Dünyadaki taş köp­rüler içinde kemeri en geniş olanıdır. Bu açıdan önem taşır. Yazıtında 1147 yılında Artukoğullarından Timurtaş Bin İlgazi tarafından yapıldığı bilinmektedir. Köprünün üzerinden her iki yandan, kemerin içerisindeki odalara inilmektedir.... (devamı)
Görüntülenme: 6 |
kurbağanın gözleri | 07 Eylül 2007
KURBAĞALARIN GÖZLERİÇok fazla düşmanları olan kurbağalar için görme duyuları çok önemlidir. Resim de görülen bu kurbağa, vücudunun her tarafı suyun altında gizlenmiş olsa bile, dışarıya çıkarabildiği gözleri sayesinde etrafında hareket eden her şeyi rahatlıkla görebilir. Bu da onun suyun içindeyken bile güvende olmasını sağlar. N.J.Berril, The Life of the Ocean, s.21 (devamı)
Görüntülenme: 8 |
kurt örümceği. | 07 Eylül 2007
KURT ÖRÜMCEĞİKurt örümcekleri gittikleri her yere, ailelerini de beraberlerinde taşırlar. Birçok örümceğin yaptığı gibi ipek yumurta kesesini ağa asmak yerine, anne kurt örümceği yumurta kesesini karnının altındaki iplik salan memeciklerine bağlar. Eğer yumurta kesesi düşecek olursa, örümcek hemen onu arar ve memeciklerine yeniden bağlar. Yavru örümcek yumurtadan çıkmaya hazır olduğunda, anneleri yumurta kesesini çenesiyle açacaktır. Gardner Soul, Strange Things Animals Do, s.41 (devamı)
Görüntülenme: 7 |
kuşlar | 07 Eylül 2007
KUŞLAR : Sinekkuşu, Makav, Muhabbet Kuşu, FlamingoKuşların gagaları türlere göre çok farklı şekillerdedir. Örneğin Kılıç gagalı sinekkuşu'nda çiçek nektarı emebilmesi için bedeninin dört katı uzunluğunda ince bir gaga bulunur. Makav kuşunun gagası ise, en çetin cevizleri bile kırabilecek çengelli bir yapıya sahiptir. Muhabbet kuşunun gagası tohumları kolay açabileceği bir yapıya sahiptir. Flamingo'nun gagasında ise, minik eklembacaklıların kabuklarını süzmek için kalbura benzer özel bir bölüm vardır. David Attenborough, Yaşadığımız Dünya, s.127-128 (devamı)
Görüntülenme: 5 |
bilgisayarın yararaları ve zararları. | 05 Eylül 2007
Çocukların Bilgisayar Kullanmasının Yararları ve Zararları Çocukların Bilgisayar Kullanmasının Yararları Bilgisayar; çocukların yaşadıkları deneyimlerini yönlendirmelerine, hızlarını ayarlamalarına ve kendilerini rahat hissettikleri zorluk derecesini seçmelerine yardımcı olur. Çocukların bilgi toplarken çeşitli becerilerini (okuma, yazma, seçme, sınıflandırma vb.) kullanmalarını sağlar.Bilgisayar çocuklar için çok etkileyici ve ilgi çekici olduğundan; tüm ilgilerini toplamalarını ve konsantre olmalarını sağlayabilir.Çocuklar, bilgisayar konusunda bilgileri arttıkça, teknolojiye karşı daha olumlu bir tutum geliştireceklerdir. Bu da onların gelecek yaşamlarında önemli bir rol oynayacaktır.İyi eğitim yazılımları; çocukların temel bec... (devamı)
Görüntülenme: 5 |
afrika. | 05 Eylül 2007
AfrikaVikipedi, özgür ansiklopediGit ve: kullan, ara Dünya haritasında Afrika Uydu görüntüsüAvrupa'nın güneyinde, Atlantik Okyanusu'nun doğusunda, Hint Okyanusu'nun batısında ve Antarktika'nın kuzeyinde bulunan kıta.Eski dünya karalarından birisi olan Afrika, 30.218.000 km² yüz ölçümü ile kıtalar arasında Asya ve Amerika'nın ardından üçüncü sırada gelir.Afrika adı, Kartaca'ya ilk defa ayak basan Romalılarca "Afri" veya "Africani" denilen oymakların adından esinlenerek verilmiştir. Afrika adı bu ülkeye Pön savaşları sırasında verilmiştir. O zamana kadar Yunanlı yazarlar bu kıtaya "Libya" yani "Lebular Diyarı" derlerdi. Fakat MS I yy sonlarında bu isim bütün kıta için kullanılmaya başlandı. Afrika terimi daha sonra Arapça'ya "İfrikiya" şeklin... (devamı)
Görüntülenme: 5 |
Sonraki yazılar >>
BLOG SAHİBİ
şuayb kınış


55
Diyarbakır
 
 
  
 
KATEGORİLER
 
ARŞİV
 
FAVORİLERİM
 
 
 
 
 
 
 
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.