izbeumman
 
YUSUF KUYULARA MAHKÛM, KUYULAR YUSUF’A ZİNDAN | 22 Haziran 2007
Ve bir kor düştü yüreklere acısı Yusuf olan            ;         &nbs p;         &nb sp;    bir feryat yükseldi göğe özünde Yakup susan Ve bir yaş süzüldü gözden Yusuf, Yusuf damlayanVe bir ses duyuldu yağmuru satan bulutların ardından YUSUF KUYULARA MAHKÛM!YUSUF KUYULARA MAHKÛM! Yusuf ki kuyuların eşsiz sultanı…Yusuf ki Züleyha'nın çaresiz kurbanı…Yusuf ki Yakup’un kurumaz çağlayanı…Yusuf ki güzelliğin hiç yazılamamış destanıYusuf… Yusuf niyazda, ... (devamı)
Görüntülenme: 81 |
IHLAMURLAR ÇİÇEK AÇTIĞI ZAMAN | 22 Haziran 2007
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden Bebekler hayta hayta yürümeden Geleceğim diyorum, geleceğim sana Ne olur kesin bir takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Beklesen de olur, beklemesen de Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana Geleceğim diyorum, takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı... (devamı)
Görüntülenme: 45 | Etiketler: elit eserler
GAZEL | 22 Haziran 2007
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım Uyadır halkı efgânım gara bahtım uyanmaz mı Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı Gâmım pinhan dutardım ben dedîler yâre kıl rûşen Desem ol bî-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil Bana ta'n eyleyen gâfil seni görgeç utanmaz mı Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mıFU... (devamı)
Görüntülenme: 22 | Etiketler: elit eserler
OTUZ BEŞ YAŞ ŞİİRİ | 22 Haziran 2007
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün. Delikanlı çağımızdaki cevher, Yalvarmak, yakarmak nafile bugün, Gözünün yaşına bakmadan gider. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz? Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünürsünüz, Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? Zamanla nasıl değişiyor insan? Hangi resmime baksam ben değilim. Nerde o günler, o şevk, o heyecan? Bu güler yüzlü adam ben değilim; Yalandır kaygısız olduğum yalan. Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; Hatırası bile yabancı gelir. Hayata beraber başladığımız, Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; Gittikçe artıyor yal... (devamı)
Görüntülenme: 31 | Etiketler: elit eserler
GÜLLERİN AĞLADIĞI SAAT | 22 Haziran 2007
Güllerin ağladığı bir saat vardır haniBuyur o saatte yalnızlığı bahçelerinDüşer korkusu kalbe yaklaşan gecelerinBir dev uzatır gökten o çirkin elleriniGüllerin ağladığı bir saat vardır haniHer şey o saatlerde merhametsiz ve soğukGitgide uzaklaşır batan güneşle sesinBir bakarım ki benden en uzak çizgidesinBaslar geceye doğru upuzun bir yolculukHer şey o saatlerde merhametsiz ve soğukYüzünü hatırlatır gökyüzünde ne varsaGözlerin bu saatte kopkoyu elemlidirDudakların kim bilir simdi nasıl nemlidirEllerin öyle yanar ufuk nasıl yanarsaYüzünü hatırlatır gökyüzünde ne varsaBir çıngırak sesidir uzaklarda kaybolanUmulmadık bir anda bitiverir şarkılarK... (devamı)
Görüntülenme: 28 | Etiketler: elit eserler
HATIRINA DÜŞECEĞİM | 22 Haziran 2007
Kopkoyu bir sis içinde bir akşam Hatırına düşeceğim belki Bir an ıslayacak yağmur yüzünü Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın Sonra sıcak yatağında uzun uzun Ağlayacaksın Ağlayacak.! Boğazında bir şeyler düğümlenecek Ah yanımda olsaydı diyeceksin Tüm yıldızlar gülecek haline Ay'da göz kırpacak İliklerine işleyecek bensizlik Kahrolacaksın...! Bir sigara tüttüreceksin ihtimal Ufku seyredeceksin saatlerce Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü Sonra hayalim gelecek karşına Bir şiirimi mırıldanacaksın Hıçkıracaksın..! Gönlünden atamadığın gibi kafandan'da Silemeyeceksin beni, düşlerine gireceğim her gece İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü Ve çırılçıplak g... (devamı)
Görüntülenme: 26 | Etiketler: elit eserler
GERİ GELEN MEKTUP | 22 Haziran 2007
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan, kendini gizler mi alevden? sen istedin,ondan bu gönül zorla tutuştu..  Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse; Ay secde edip çehrene, yerlerde sürünse; Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan, yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...  Ey sen ki, kul ettin beni onmaz yakışınla, Ey sen ki, gönüller tutuşur her bakışınla! Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince  Gönlümdeki azgın devi rüzgârlara attım; Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım. Gözler ki, birer parçasıdır senden ilah'ın, Göz... (devamı)
Görüntülenme: 49 | Etiketler: elit eserler
CİĞERİN YANSIN | 22 Haziran 2007
Birikti uğrunda döktüğüm yaşlar Al götür vicdansız ruhun yıkansın Her günüm hasretin zulmüyle başlar Ahımı hakettin ciğerin yansın Bilseydim duyguya yer yok dininde El pençe durmazdım hayalin önünde Kapkara yas tuttum doğum gününde Neşemi yok ettin ciğerin yansın Doğuştan sevgiye aşka meyildim Kimsenin lütfuna muhtaç değildim Bir sana diz çöktüm sana eğildim Canıma tak ettin ciğerin yansın Sen ince ağrımdın veremdim sana Âleme haramdım, haremdim sana Aşkınla tutuşan, keremdim sana Aslıdan çok ettin ciğerin yansın Düşsem de kalkarım tutma elimden Gururum merhamet ummaz zalimden Beddua çıkmazdı şair dilimden Sabrımı tükettin ciğerin yansın Sine... (devamı)
Görüntülenme: 60 | Etiketler: elit eserler
KARA - SEV – DA | 22 Haziran 2007
Eylül ayının yağmurlu bir günü. Sokakları kirli bir yağmur boğarken şehirde anlamsız bir uğultu var. Herkes Aşkın bu gece doğum yapacağını, kentin en kalabalık yerinden en izbe yerlerine yayıyor. İkindiye yakın bir vuslat anında yüzünü azıcık gösteren güneş ufukları yalayarak kayboluyor. Akşamın karanlığı bastırmış ama henüz bir ses yok Aşkın o sır dolu evinde. Herkes bu doğumu bekliyor, herkesin dilinde bu doğumun sancıları dilleniyor. Vakit gece yar... (devamı)
Görüntülenme: 25 |
AYAZA YENİK GÜNEŞE DONUK BUZ DAMLASI | 22 Haziran 2007
                     ;        Miladı 12 Şubat 2006 Saat:19.23 Anısına        &nbs p;    Vakit tam öğlen ortası. Her şey miskinliğe yenik düşmüş ortalıkta müthiş bir sessizlik hâkim. Kara bulutların bu sessizliğe canı sıkılmış olacak ki birden birer birer kaybolmaya başlar. Asumanı devralan Güneş bulutları yarıp varır göğün en tepesine. Güneşin yüzünü göstermesini fırsat bilen Buz tanesi kendinden emin bir şekilde ve ayazdan aldığı güçle çıkar güneşin karşısı... (devamı)
Görüntülenme: 71 |
BİR KUYU, BİR YUSUF, BİR EL VE DUA | 22 Haziran 2007
BİR KUYU Düşmüştün ya da atılmıştın karanlık kör bir kuyuya. Gören gözün görmez olmuş, ışığa yoldaşken karanlıkla sırdaş olmuşsun. Sesin haykırmak ister, kelimelerin gırtlağını sıkar. Geçen görmez kuyuyu, gören sezmez kuyunun Yusufunu. Bütün âlem susmuştur sanki. Önce karanlıkta akmaktan utanmayan gözyaşlarının suya değen tınısı gelir kulağına. Uzun uzun dinlersin sonra konuşmak istercesine bağırırsın ona. Anlamaz derdini bu damla, duymaz seslenişini bu tını. Sonra bir ses yükselir karanlığın ürküten yalnızlığından. Titrersin bütün korkularını göz bebeklerine kiralayarak. Kuyu seni sarmak ister, sen kuyudan kurtulmak istersin. Kuyu sarar... (devamı)
Görüntülenme: 70 |
BUĞULU CAM | 22 Haziran 2007
           ;   Hangi şiire başlasam bütün dizeler seninle başlıyor, bütün kıtalar seninle son buluyor. Buğulu bir cam şu yüreğim. Bir yanım hep ayaz bir yanım ateş. Arada kaldım ne yanabiliyorum ne de üşüyorum. Hep bir şeyler karalayıp, bir şeyleri siliyorum. Bir şeyleri bitirip, bir şeyleri başlatıyorum. Düşlerimi okuyorum gerçeklerimi yazdığın o kitaptan.        &n bsp;   Ne senden nefret edebiliyorum ne seni bulabiliyorum. Her nefret tufanı bana aşkın Nuhunu veriyor. Her Nuhta gittikçe derinleşen sensiz bir sen oluyorum.Bir türlü hâki... (devamı)
Görüntülenme: 46 |
EY KADİM SAAT! | 22 Haziran 2007
Ne olur dur artık, koşma ey kadim saatBir gün sen de yorulacaksın elbetNefesin kesilecek ansızın Hırıltıların tik taklarını kısacak Ve dağılacak bütün sayıların  İçin paramparça olacak Ve kırılacak tüm elmaslı yaldızlarınYelkovanını tanımaz olacak akrebin Yüzünün bütün derin çizgilerinde Çirkinleştiğine tanık olup,Bir düşünüp, bin kahrolacaksın  Hüzünlerini taşıyacaksın her yolculuğundaYürüdüğün onca yol sonsuz bir uçurum olacak, Kovalayacak seni karanlık gölgeler arkana her baktığındaHer çan sesinde mahmur gözlerin,Derin bir sükûnetin karanlığına uyanacak Artık durmasa da hain zamanınKöhneleşmiş kalbin elbet bir gün duracakŞim... (devamı)
Görüntülenme: 39 |
NEDAMET SIZINTILARI | 22 Haziran 2007
           ;         &nbs p;         &nb sp;         &n bsp;      &n SeDeFe Elbet bir gün karışır nefesim nefesineSen de pişman olur, dönersin maziyeEllerinde yıllardan sızan bir yalnızlık,Yüreğinde nadim bir yorgunluk,Ve beyninde urlaşan binlerce belkiyleElbet bir gün, sen de dönersin maziye Baktığın aynalardan yüzüm yansır yüzüneKirli harflerim düşer ömrünün en temizineKulaklarında sesimin çığlıkları kopar Kapanır gözler... (devamı)
Görüntülenme: 48 | Etiketler: ertuğrul demir şiir
KIRIK KAYIK | 21 Haziran 2007
Bir fırtına kopuyordu şehirde. Deli deli esen rüzgâr her şeyi istediği gibi istediği yere götürüyor, istediği şeyi istediği yerden söküp alıyordu. Etrafta koyu bir duman, sokaklarsa bomboş… Sanki Nuh’tan arda kalan bir tufan şehri can damarından yakalamıştı. Arnavut kaldırımlı caddenin bir ucunda sürüklenen umutlar, bir ucunda, umutları sürükleyen rüzgâr. Yusuf, demir parmaklı penceresinin önünden dışarıda olanları izliyordu. Gözü bir ara dışarıda öyle belli belirsiz titrek edalara kendini kaptıran kâğıda takılmıştı. Ortalık kıyamet günü gibi, hiçbir şey yerinde durmuyor. Ama bu kâğıt sanki yere tonlarca çiviyle çakılmışçasına taş... (devamı)
Görüntülenme: 28 | Etiketler: ertuğrul demir öykü
KAHRAMANSIZ KALAN MASAL | 21 Haziran 2007
Önümde uzunca bir sahne, sahnenin ucunda bir mum, mumun ortasında yanan bir ip... İp yanıyor, mum eriyor. Alevler arttıkça ip yanıyor, ip yandıkça mum eriyor.Ve yanıyor ip… Alevlerden hafif bir duman tütüyor. Muzaffer bir süvari edasıyla bakıyor duman muma, mum eriyor…       &nbs p;    İp yanıyor… Yandıkça alevler göğe yükseliyor, herkes ipin yanışındaki o ışıltıya alkış tutuyor ama mum eriyor…       &nbs p;    Mumda yanan ip, ipte eriyen mum. İp yanıyor ortada pervane yok, mum eriyor yanında şamdan yok.  &n... (devamı)
Görüntülenme: 32 | Etiketler: deneme ertuğrul demir
BAHARDA ÖLEN BİRİ VAR... | 21 Haziran 2007
Gün bitti, güneş battı, geceye doğan bir karanlık varBir yanda rüzgârsız salınan deniz,Bir yanda fırtınadan geriye kalan yırtık yapraklar Yüzlerde yılların kaleminden derin bir çizgiGöz bebeklerinde çaresizliğin gözyaşları var Gün bitti, güneş battı, yıldızlar günahkâr ellerini aya açtıBir yanda şehirden yükselen dumanlarBir yanda sigaraların zamansız küllenen izmaritleriŞakaklarda sinsi bir beyazlık,Kafataslarından dökülen ömürlerVe alınlarda kırık umutların çerçevesiz resimleri var Gün bitti, güneş battı, sokaklarda dolaşan katil bir tenhalık varNehirler kendi yatağında boğulmuşçasına sessizkenVe susuzken pembe karanfiller, Arsız ... (devamı)
Görüntülenme: 43 | Etiketler: ertuğrul demir şiir
BLOG SAHİBİ
izbeumman


27
Trabzon
 
 
  
 
KATEGORİLER
 
ARŞİV
 
FAVORİLERİM
 
 
 
 
 
 
 
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.