|
IV-HiCRETİN DÖRDÜNCÜ YILI
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
1- RACİ' OLAYI (Safer 4 H./ Temmuz 625 m.) Uhud savaşı'ndan sonra müşriklerin cesâretleri arttığı için Medine'de Müslümanların güvenliği geniş ölçüde sarsıldı. Rasûlullah (s.a.s.) bir taraftan gerekli savunma tedbirleri alıyor, bir taraftan da İslâm'ı yaymak için her fırsattan yararlanmağa çalışıyordu. Müslümanlığı kabûl edip, dinin hükümlerini ve Kur'an-ı Kerim'i öğrenmek isteyen kabîlelere mürşitler gönderiyordu. Adal ve Kare kabîlelerinden bir hey'et, Rasûlullah (s.a.s.)'e başvurarak, kabîlelerine Müslümanlığı ve Kur'an-ı Kerim'i öğretecek mürşidler gönderilmesini istediler....
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 1
|
|
|
|
III-HİCRETİN ÜÇÜNÇÜ YILI (624-625 M.) VE UHUD SAVAŞI
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
1- UHUD SAVAŞI (11 Şevval 3 H./27 Mart 625 M.) "Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer inan-mışsanız üstün gelecek sizsiniz. (Âl-i İmrân Sûresi, 139) a) Savaşın Sebebi Bedir Savaşında Mekke müşriklerinden 70 kişi ölmüştü. Bunlar arasında Ebû Cehil, Ukbe, Utbe, Şeybe, Ümeyye, Âs b. Hişâm gibi Kureyş'in önde gelen simâları vardı. Bu yüzden Mekkeliler Bedir yenilgisini unutamıyorlar, intikam ateşiyle yanıyorlardı. Bedir'de,babalarını, kardeşlerini, oğullarını ve diğer yakınlarını kaybedenler. Mekke reisi Ebû Süfyân'a başvurdular. Dârun'-Nedve'de toplanarak, Şam kervanının kazancı ile bir ordu toplayıp Medine'yi basmağa ve Müsl...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 1
|
|
|
|
HİCRETİN İKİNCİ YILI (623-624 M.)
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
Sizinle savaşanlara karşı, Allah yolunda siz de savaşın. Aşırı gitmeyin; doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez" (el- Bakara Sûresi, 190) 1- SAVAŞA İZİN VERİLMESİ İslâm'da asıl olan barıştır. Savaş, zulmün önlenmesi, hakkın kabûl ettirilmesi için meşrû kılınmıştır. 13 seneye yaklaşan Mekke Devri'nde ve Medine Devrinin ilk yılında, müşriklerden gördükleri bunca zulüm, işkence ve haksızlığa rağmen, mü'minlere sabırlı olmaları, Allah'ın dinini güzellikle tebliğe çalışmaları emredilmiş(158), savaşa izin verilmemişti. Müslümanlardan: -Ey Allah'ın Rasûlü, nedir bu çektiklerimiz? İzin ver de şunları gizli gizli öldürelim, diye izi...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 1
|
|
|
|
MEDİNEYE HİCRET VE HİCRETİN 1.Cİ YILI
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
"Rabb'ım, beni şerefli bir girişle (Medineye) koy, sâlim bir çıkışla da (Mekke'den) çıkar". (el-İsrâ Sûresi, 80) 1- MÜSLÜMANLARIN MEDİNE'YE HİCRETLERİ Hicret bir yerden başka bir yere göç etme demektir. Müşriklerin zulümleri yüzünden Mekke'de Müslümanlar barınamaz hâle gelmişlerdi. Bu sebeple 2'inci Akabe Bîatında Hz. Peygamber (s.a.s.) ve Müslümanların Medine'ye hicretleri de kararlaştırılmıştı. Rasûlullah (s.a.s.) "Sizin hicret edeceğiniz yerin iki kara taşlık arasında hurmalık bir yer olduğu bana gösterildi..."(120) diyerek Müslümanların Medine'ye hicretlerine izin verdi. 2'inci Akabe Bî...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 1
|
|
|
|
KABÎLELERİ İSLÂMA DÂVET ve AKABE BÎATLARI
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
1- KABÎLELERİ İSLÂMA DÂVET Hz. Peygamber (s.a.s.) Tâif'e Şevvâl ayında gitmişti. Dönüşünde "eşhür-i hurum" denilen kan dökülmesi yasak aylardan Zilkade girmiş hac mevsimi başlamıştı. Rasûlullah (s.a.s.) Hac mevsiminde Mekke yakınlarında kurulan Ukaz, Mecenne, Zülmecâz.. gibi panayırlara gidiyor, oralarda toplanan diğer Arap kabîleleriyle görüşüyor, onlara Kur'ân-ı Kerîm okuyor, Hak Dini tebliğe çalışıyordu. Kureyşin ileri gelenleri Müslümanlığın Mekke dışında, diğer kabîleler arasında yayılmasından endişeye düştüler. Rasûlullah (s.a.s.)'in gayretlerini boşa çıkarmak, O'nun s&ou...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 1
|
|
|
|
HABEŞİSTAN'A HİCRET
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
3- HABEŞİSTAN'A HİCRET"Zulme uğradıktan sonra, Allah yolunda hicret edenleri, and olsun ki, dünyada güzel bir yerde yerleştiririz. Âhiret ecri ise daha büyüktür." (en-Nahl Sûresi, 41) a) Habeşistan'a İlk Hicret Edenler (615 M.) Müşriklerin ezâları dayanılmaz bir hal almıştı. Müslümanlar serbestçe ibâdet edemiyorlardı. Bu sebeple Rasûlullah (s.a.s.) Müslümanların Habeşistan'a hicret etmelerine izin verdi. Müslümanlar Habeşistan'a iki defa hicret ettiler. İlk defa 12'si erkek, 4'ü kadın 16 kişi Mekke Devri'nin (Peygamberliğin) 5'inci yılında (615 M.) Recep ayında Mekke'den gizlice ayrılarak Kızıldeniz kıyısında birleştiler. Başların...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 1
|
|
|
|
MEKKE MÜŞRİKLERİNİN MÜSLÜMANLARA KARŞI DAVRANIŞLARI
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
İslâm'ın Mekke'de yayılmaya başlaması ile Mekke halkı iki kısma ayrıldı. l) Müslümanlar, 2) Müslümanlığı kabûl etmeyen müşrikler. Müşriklerin, Müslümanlara karşı davranışları, sırasıyla beş safha geçirdi: Alay, hakaret, işkence, ilişkileri kesme (boykot), memleketten çıkarma ve öldürme (şiddet politikası). 1- ALAY VE HAKARET DÖNEMİ Kureyşliler başlangıçta Hz. Muhammed (s.a.s)'in Peygamberliğini önemsememiş göründüler. İmân etmemekle beraber, putlar aleyhine söz söylemedikçe, Hz. Peygamber (s.a.s.)'in dâvetine ses çıkarmadılar. Yalnızca, Rasûlullah (s.a.s.)'i gördüklerinde, "İşte...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 1
|
|
|
|
HZ. MUHAMMED (S.A.S.)'İN PEYGAMBERLİK DEVRİ (610-632)
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
HZ. MUHAMMED (S.A.S.)'İN PEYGAMBERLİK DEVRİ (610-632)Hz. Muhammed (s.a.s.) 40 yaşında Peygamber oldu. 23 yıllık Peygamberlik devresinin 13 yılı Mekke'de, 10 yılı Medine'de geçti. Bu itibârla Peygamberlik devresinin: a) Nübüvvet'den Hicret'e kadar devâm eden 13 yıllık süresine "Mekke Devri" (610- 622); b) Hicretten vefâtına kadar olan 10 yıllık süresine de "Medine Devri" (622-632) denir. BİRİNCİ BÖLÜM MEKKE DEVRİ I- HZ.MUHAMMED (S.A.S.)'İN PEYGAMBER OLUŞU1- HİRA'DA İNZİVÂ Eskiden beri Mekke'deki hanîf ve zâhitler, recep ayında inzivâya çekilirlerdi. Her biri, Mekke'nin 3 mil (bir saat) kuzeyinde Hira (Nûr) dağında bir k...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 1
|
|
|
|
HZ.MUHAMMED (S.A.V) EVLİLİK DÖNEMİ
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
III- HZ. MUHAMMED (S.A.S.)'İN EVLİLİK DÖNEMİ1- TİCÂRET HAYÂTI Bütün Mekke'liler gibi Hz. Muhammed (s.a.s.) de amcasıyle birlikte ticâret yapıyordu. Gerek çocukluğunda, gerekse ticâret hayâtında, dürüstlüğü ile tanınmıştı. Sözünde durmadığı, yalan söylediği, başkalarına zarar verecek bir davranışta bulunduğu, bir kimseyi incittiği asla görülmemiş; dürüstlüğü dillere destan olmuştu. Bu yüzden Mekke'liler O'na "el-Emîn" (her konuda güvenilir kişi) diyorlardı. O'nun bu yüksek ahlâkını öğrenen Kureyşin zengin kadınlarından Hatice, kendisine sermâye vererek ticâret ortaklığı tek...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 3
|
|
|
|
hz. muhammed s.a.v gençlik hayatı
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
II- HZ. MUHAMMED (S.A.S.)'İN GENÇLİK DÖNEMİ1- EBÛ TÂLİB'İN HİMÂYESİ Peygamberimizin hayâtının sekiz yaşından yirmibeş yaşına kadar olan dönemine "gençlik devresi" denilir. Bu devrede Rasûlullah (s.a.s.) amcası Ebû Tâlib'in yanında, onun himâyesi altında bulunmuştur. Ebû Tâlib, zeki ve âlicenâb bir zâtdı. Zengin olmamakla beraber, asâleti ve âlicenâplığı sebebiyle herkesten saygı görüyordu. Yeğeni Hz. Muhammed'i çok seviyor, hiç yanından ayırmıyordu. 2- SEYÂHATLERi a) Şam Seyâhati Mekke iklimi zirâate elverişli olmadığından, Mekkeliler ticâretle uğraşırlar, ço...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 1
|
|
|
|
hz.muhammed s.a.v. peygamberliktan önceki hayatı
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
HZ.MUHAMMED (S.A.S)'İN PEYGAMBERLİKTEN ÖNCEKİ HAYÂTI" Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik". (el-Enbiyâ Sûresi, 107) l- HZ. MUHAMMED (S.A.S)'İN ÇOCUKLUK DÖNEMİ 1- DOĞUMU: Hz. Muhammed (s.a.s.) Milâddan sonra 571 senesi, Fil Yılı'nda, 12 Rebiülevvel (20 Nisan) pazartesi gecesi sabaha karşı, Mekke'nin doğusunda bulunan "Hâşimoğulları Mahallesi"nde, babasından kendisine mirâs kalan evde doğdu. Arapların takvim başı olarak kullandıkları "Fil Vak'ası", Peygamberimiz (s.a.s.)'in doğumundan 52 gün kadar önce olmuştu.(18) Abdülmuttalib, torununun doğumu şerefine verdiği ziyâfette çocuğun adını soranlara: "Mu...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 2
|
|
|
|
islamiyuetten önce arabistan
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
İSLÂMİYETTEN ÖNCE ARABİSTAN 1— ARABLARIN DURUMU Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Arap yarımadasının Hicaz bölgesinde, Mekke şehrinde doğdu. O'nun hayâtını ve insanlık târihinde yaptığı büyük inkılâbı kavrayabilmek için, yaşadığı asırda Arabistan'ın genel durumunun ve Arapların yaşayışlarının, ana hatları ile de olsa, bilinmesinde fayda vardır. İslâmiyet'ten önce Araplar, henüz millet hâline gelemedikleri için; kabîleler hâlinde yaşıyorlardı. Her kabîle, diğerlerinden ayrı bir devlet gibiydi. Kabîle başkanına "Şeyh" deniyordu. Hicaz ve Yemen bölgelerinde bazı şehirler kurulmuşsa da, genellikle çöllerde &...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 5
|
|
|
|
hz.muhammed (s.a.v) hayatı
| 18 Kasım 2008 |
|
|
|
Hz. Muhammed (s.a.s.) Mekke'de doğdu. 40 yaşında Peygamber oldu. 23 yıllık Peygamberlik hayâtının 13 yılı Mekke'de, 10 yılı da Medine'de geçti. Medine'de 63 yaşında vefât etti. Bu sebeple: Hz. Muhammed (s.a.s.) 'in hayâtı (571-632): a) Peygamberliğinden Önceki Hayâtı (571-610), b) Peygamberlik Devri (610-632) olmak üzere iki kısma ayrılır. Peygamberlik devri de: a) Mekke devri (510-622) b) Medine devri (622-632) olarak iki döneme ayrılır. Bu sebeple Siyer ve İslâm Târihi ile ilgili kitaplarda, Rasûlullah (s.a.s.)'in hayâtı, "Peygamberlikten (Bi'setten) öncesi" ve "Peygamberlik devri" diye iki devreye ayrılarak incelenmiştir. Peygamberlikten ö...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 7
|
|
|
|
BİR DERVİŞİN NASİHATLERİ
| 02 Ekim 2008 |
|
|
|
  ; &nbs p; &nb sp; &n bsp; &n <Emânete ihânet etmeyin...>Hâlinizden şikâyet etmeyin...>Büyüğünüze emretmeyin...>Boş şeylerde ısrar etmeyin...>Câhillerle sohbet etmeyin...>Nefesinizi boşa tüketmeyin...>İnsanları bekletmeyin...>Etrafınızı kirletmeyin...>Hayatınızı mahvetmeyin...>Kimseye minnet etmeyin.>İnsanları yüzüne karşı methetmeyin...>Kimseye küfretmeyin...>Kötülüğe meyil etmeyin...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 7
|
|
|
|
seyyid abdulbaki hazretlerinin sohbetleri
| 24 Ağustos 2008 |
|
|
|
Dostlardan biri anlatıyor...Gavs Hz. lerine bir vesile ile sorduk;"Sultanım cemaat çok kalabalık olduğu halde yapılan sohbetlerden bir feyiz ve muhabbet alamıyoruz. Bazen de üç beş kişilik bir ortamda yapılan sohbette çok daha fazla feyz ve muhabbet olduğunu müşahede ediyoruz. Acaba bunun nedenleri nelerdir?"Gavs Hz. leri buyurdular ki;"Bunun üç sebebi vardır, bu üç sebepten biri ya da bir kaçı zuhredince o ortamdan feyiz ve muhabbet kesilir.""1-Ya sohbet eden kendi nefsinden konuşuyordur...Yani gafildir. Varlık duygusu ile konuşuyordur. Allah ın rahmetine, Sadatların himmetine yönelmemiştir.""2-Ya da cemaat aynı şekilde gaflet i&cced...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 24
|
|
|
|
kainatımn yaratılışı ve sonrası
| 09 Mart 2008 |
|
|
|
Kainatın ve bu arada dünyamızın yaradılışı ve sonu ile ilgili bugüne kadar ortaya pek çok nazariye konmuştur. Nazariye ilim değildir. Ilmî çalışmalar onu bazen te’yid edip içine alır, bazen de onu tekzip edip dışarı atar. Böylece nazariyeler ispat edilebildiği nispette tecrübî ilmin sahasına dahil olur. Diğer taraftan mütefekkirler yeni nazariyeler ortaya atmaya devam ederler. Bunlar ekseriyetle müspet ilimlere öncülük edip onların ufkunu geliştirirler. Bu bakımdan nazariyeleri, muhtevaları ispatlanamamış diye hafife almak doğru olmaz. Zira her keşif hayalle başlar. &nbs p;   Evrenin yaradılışına ait en yeni nazariye (teori), bilim adamlarınca geliştirilen “Dağılan parçacık...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 5
|
|
|
|
kainatın yaratılışı
| 20 Şubat 2008 |
|
|
|
Kainatın ve bu arada dünyamızın yaradılışı ve sonu ile ilgili bugüne kadar ortaya pek çok nazariye konmuştur. Nazariye ilim değildir. Ilmî çalışmalar onu bazen te’yid edip içine alır, bazen de onu tekzip edip dışarı atar. Böylece nazariyeler ispat edilebildiği nispette tecrübî ilmin sahasına dahil olur. Diğer taraftan mütefekkirler yeni nazariyeler ortaya atmaya devam ederler. Bunlar ekseriyetle müspet ilimlere öncülük edip onların ufkunu geliştirirler. Bu bakımdan nazariyeleri, muhtevaları ispatlanamamış diye hafife almak doğru olmaz. Zira her keşif hayalle başlar. &nbs p;   Evrenin yaradılışına ait en yeni nazariye (teori), bilim adamlarınca geliştirilen “Dağılan parçacık...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 2
|
|
|
|
muhammed mustafa (s.a.v.)
| 15 Şubat 2008 |
|
|
|
Ahmed Muhammed Mustafa(sav) Sonsuz rahmet, ehl-i Vefâ,Ahmed, Muhammed, Mustafa.Verir gönüllere safâ,Ahmed, Muhammed, Mustafa!..Yüzü kardan ve ya'dan ak,Kerîm, cömert, Habîb-i Hak,Varlık Nûru, Şâh-ı Levlâk,Ahmed, Muhammed, Mustafa!..Sevdasında genç ihtiyar,Misli, dengi bulunmaz Yâr,En güzel ve en bahtiyar,Ahmed, Muhammed, Mustafa!Bütün varlığa sebep,Ümmetini düşünür hep,Ahmed, Muhammed, Mustafa!..Âlem halkına ziyâdır,Bir Habîb-i Kibriyâdır,Hem Sultanü'l-Enbiyâdır,Ahmed, Muhammed, Mustafa!Zaman mekân içinde Tek,Bal akıtır petek petek,Solmaz, pörsümez bir Çiçek,Ahmed, Muhammed, Mustafa!Güzellerden daha güzel,Akşama, sabaha güzel,Hep kul, hep Allah'a güzel,Ahmed, Muhammed, Mustafa!Rahmet hasta kalbe Tabib,Yerlere göklere Habîb,En güzel ahlâka s...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 3
|
|
|
| BLOG SAHİBİ |
|

18
Bitlis
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
| KATEGORİLER |
|
|
| |
| ARŞİV |
|
|
| |
| FAVORİLERİM |
|
|
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|