|
Mimarinin Geleceği
| 14 Temmuz 2011 |
|
|
|
GELECEĞİN BİNALARI ENDÜSTRİYEL TEKNOLOJİLERİN BİR ARAYA GETİRDİĞİ FARKLI ÖĞELERDEN İNŞA EDİLMEK YERİNE, YETİŞTİRİLECEK.Mimari uygulamadaki bu hayati değişim, dünya genelinde beklenen, insanların kentlere göçüne cevap verebilmek amacıyla meydana gelecek. Bu demografik kaymanın muhtemel gerçekleşme hızı, daha fazla insana barınak sağlamanın yanı sıra, kamu alanının kullanımındaki hızlı değişimlere de cevap verebilecek binaların ve ilgili altyapıların tamamlanmasını gerektiriyor.2050 yılına gelindiğinde yaklaşık üçte ikimiz, yüzlerce kilometre genişliğe yayılan ve sıkışık düzende10 milyondan fazla insana barınak sağlayan mega şehirlerde yaşıyor olacağız. Yaratıcı tasarımdan ziy...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 2
|
|
|
|
Dünyanın Başkenti İstanbul
| 27 Ocak 2011 |
|
|
|
İstanbul’un üç imparatorluğa başkent olduğunu sık sık söyleriz.İmparatorluk başkentinin süslü ve gösterişli olmasını, görenleri hemen etkilemesini ister. Onun için imparatorlar bu kente görkemli yapılar, anıtlar armağan etmekten geri durmadılar. İmparatorlukların üçüncüsü, Osmanlı, dünyada bu tip imparatorlukların artık yaşayamaz hâle geldiği bir çağa kadar dayanmış ama son demlerinde iyice yaşlanmıştı. 19. yüzyılın sonunda, 20. yüzyılın başında, İmparatorluk da, başkenti de, bir dağılma ve çökme sürecine girmişti. Bu yıllarda kente gelen Batılılar (örneğin Flaubert, Lamartine, Twain gibi yazarlar) en ço...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 4
|
|
|
|
Kral Çıplak
| 10 Ocak 2011 |
|
|
|
Astroloji: Ocak 2011Herkesin merakı, gelecek ve 21.12.2012’de ne olacağı. Rivayetler çeşitli: Kıyamet kopacak, yer gök yerinden oynayacak, uzaylılar görünür hale gelecek, Hz. İsa yere inecek, Deccal çıkacak... Böylesi cümlelerin hepsini aktarmaya yerimiz yetmez, doğru mu yanlış mı bilinmez ancak, hepimizin bildiği bir şey var, ki o da hızla yaşanan değişim.Kral da, kraliçe de benim(sensin)! Geçenlerde zaping yaparken kulağıma çarpan bir diyalog tek cümlelikti; iki taraf da birbirine “Sen kimsin?” diye hırlıyordu. Hani bazen küçük bir ışık parlayıverir göz kırparcasına, o anı yakalamaktır önemli olan, öylesine geçip ...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 21
|
|
|
|
Sonsuzluktan Bir Adet Yeni Mesajınız Var
| 24 Aralık 2010 |
|
|
|
Selin Melek Aktan’ın “Sonsuzluğun Mesajı” isimli resim ve heykel sergisi Nişantaşı’nda bulunan Apeiron Art Plus Galeri’de açıldı. Tüm sanatseverlerin ziyaretine açık olan sergi 2 Ocak 2011 tarihine kadar devam edecek. Yazarlarımızdan Nesrin Dabağlar ile birlikte dergimizi temsilen oradaydım. İstanbul’un güzide semti Nişantaşı’nda bulunan Apeiron Art Sanat Galerisi’nde galası yapılan sergide misafirleri girişte bir keman virtüözü eşliğinde Selin Aktan bizzat kendisi karşılıyor. Misafirler birbirinden güzel sanat eserlerini incelemekten aldıkları keyfin yanı sıra Selin Aktan’ın misafirperverliğinden de oldukça etkilenmiş görü...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 10
|
|
|
|
Analar Diyarı: Anadolu
| 06 Aralık 2010 |
|
|
|
Anatolie (Güneşin doğduğu yer) kelimesinden türediği söylenilse de yeniden şekillenen Türk tarihi ile isminin ana kökünden türemiş olması daha büyük bir ihtimal...Ulu önderimizin "Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarları ile sallandı; Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu; Bir gün o tabiat &cced...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 6
|
|
|
|
İçimizde Saklanan Kadın ve Erkekler
| 06 Aralık 2010 |
|
|
|
Hepimiz dişi ve erkek enerjilerini içgüdüsel olarak içimizde taşırız. Ama çoğunlukla bunun farkında değilizdir. İstemlerimizin, eylemlerimizin hangisinin dişi, hangisinin eril enerjiden geldiğini irdelemeyiz. Beden tipleriyle ilişkilendirerek bu enerjileri değerlendirmek ya da algılamak seçtiğimiz sıradan yoldur genellikle… Bu yüzden kadınlar dişi, erkekler de eril enerjinin sembolü olmuştur. Oysa kadın bedeninin ya da salt cinselliğin, dişil enerjiyi tam tanımlayamadığı gibi, maço bir bakış ve atletik bir vücut da eril enerjiyi tanımlamaz. Yani dişil enerji dediğimizde tam olarak kadın; eril enerji dediğimizde de erkek tanımı boyutunda kalmak yeterli değildir. &n...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 8
|
|
|
|
Türk Müziğinin Tarihi ve Dönemleri
| 28 Eylül 2010 |
|
|
|
google_protectAndRun("render_ads.js::google_render_ad", google_handleError, google_render_ad); var sburl5354 = window.location.href; var sbtitle5354 = document.title; var sbtitle5354=encodeURIComponent("Türk Müziğinin Tarihi ve Dönemleri"); var sburl5354=decodeURI("http://www.genbilim.com/content/view/2 91506/") sburl5354=sburl5354.replace(/amp;/g, "");sburl5354=encodeURIComponent(sburl5354); Türklerin tarih sahnesine çıktığı ilk devirlerden günümüze kadar müzikle olan ilişkilerini ele alan Tü...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 11
|
|
|
|
Kimdir ? Kim değildir ? Kim olacak ?
| 27 Eylül 2010 |
|
|
|
Gökhan ÖZDEMİR, M.S.W., Ph.D.Civil Engineer , Graphic Designer, Art Director, Marketing Manager, Computer Manager Expert Operators & math, researcher, writer,Born in Kahramanmaraş, TURKEY, 1987, Oct. 16. A&W CareerWorked in Galatasaray University Strategy Development Specialist, 2006.Worked in Faculty of Forestry, Karadeniz Technical University, Computer Manager, 2008. froze Department of the mathematic teaching in KTU, 2008.will has graduated from Faculty of business, University of Anatolian, business of school, 2011.Faculty of Engineering, Karadeniz Technical University, civil engineering, 2012. Received his M.S.W., from School of Social Work, KTU, Ann Arbor, 2012. Ph.D. in Civilizator, İstanbul Uni...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 34
|
|
|
|
Uzungöl'de Eylül
| 21 Eylül 2010 |
|
|
|
Yağmursuz, tenha ve bal tadında bir Uzungöl seyahati için vakit bu vakit!Gittiğimizde bahardı. Çiçekler şenlenmiş, börtü böcek serpilmiş, kıştan kalan karlar iyice kenara köşeye çekilmişti. Uzungöl’ün yerlisi, köylüsü Faruk Bey “İyi ettiniz, şimdiden geldiniz. Temmuz ve ağustosa kalsaydınız; üzerinize kalabalıkla birlikte beklenmedik sağanaklar yağacaktı.” dedi ve ekledi: “Size bir tavsiye çocuklar; Uzungöl’e eylülde gelin. O zaman hem kalabalık dağılır, hem yağmurlar yorulur, hem taze ballar süzülür.”Şimdi aylardan eylül. Rotayı Karadeniz’e, bilhassa Uzungöl’e kırmanın ...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 8
|
|
|
|
Bayramın Ağız Tatları
| 17 Eylül 2010 |
|
|
|
Gelişen dünya şartları, beraberinde geleneksel ramazan ayı ve bayram hazırlıkları kavramlarının yapısını da değiştirmiştir.İslam dünyasında on bir ayın sultanı olarak algılanan ramazan ve bayramı özellikle ülkemizde sosyalleşmenin en yoğunlaştığı neredeyse bir festival derecesinde yaşanmaktaydı. İçinde herkesin imkânı yettiğince çeşitli yiyecekleri ve içecekleri sofrasında bulundurmak, her zamankinden daha fazla ibadet etmek, fakirin zenginin herkesin katıldığı eğlencelere katılmak gibi etkinlikler yer almaktaydı. Her yaştan insan hareketlerinin yoğunlaştığı ramazan ve bayram günleri özellikle yemek türlerinin zirveye çıktığı ve sofraların parlatıldığı günlerdi.Bayram...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 7
|
|
|
|
Bir söyleşi:Aşk Tanrı’nın Çocuğudur.
| 16 Eylül 2010 |
|
|
|
Röportaj: Berke Yağmur | Eylül 2010Tanrı Ne Zaman Ölürse Aşkı da O zaman Toprağa Verebiliriz.Aşk çoğu insanın aslında kaçtığını sanıp onunla savaştığı bir olgudur. üç harfin neler anlatabileceğini bize gösterendir aşk. Yaşamla ölümün dansıdır, boşluklarda yer bulduğu gibi kendinde yoktan da var olabilir. Ölümsüzlüğe inandıran, aslında susamamışken seni deli gibi susatandır o. Tanrı’nın en güzel çocuğudur aşk. Merak ettim. Kendi yaşıtlarım arasında acaba nasıl bakılıyor bu aşk konusuna diye. Birden aklıma arkadaşlarımla sohbet tarzında bir röportaj yapmak geldi. Neden olmasın? İlgi çekici değil mi? Ve bu azimle...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 9
|
|
|
|
Kâhin Neyi Görür?
| 16 Eylül 2010 |
|
|
|
Geleceği görmek, yaşanacakları hissetmek gibi sezgisel olaylar, sıra dışı kabul edilip ciddiye alınmasa bile cazip bulunur. Bu konuya en ilgisiz insanlar bile geleceğe dair ipuçları duyduğunda heyecanlanıp, ilgi gösterirler. Geleceği görmenin ve hissetmenin türlü ifade şekilleri vardır. Çeşitli fal bakma yöntemleri ile basit gelecek tahminleri yapılır. Gündelik eğlence dozunda gerçekleşen kehanetler dışında, uzun vadeli ve tüm dünyayı ilgilendiren kehanetler yapan ünlü medyumlar ile kâhinler mevcuttur dünyada. Kehanetlerinde gerçekleşme oranı yüksek olan bazı kişiler, çok ilgi çeker ve ünlü olurlar birdenbir...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 6
|
|
|
|
Bir “Ben” Var “Benden” İçeri:
| 16 Eylül 2010 |
|
|
|
BilinçaltıHer birimiz tek bir benlik ile var olduğumuzu ve sadece o benlikle yargılarda bulunduğumuzu düşünürüz. Seçimlerimizin hepsinin irademiz dahilinde olduğunu sanırız. Ama aslında bizim bilincimizden önce bize kararı verdirten gizli bir benlik daha vardır; Bu benlik bilinçaltıdır. Zihin, birbiriyle bağlantılı ama farklı iki ayrı özelliğe sahiptir. Bu; bilinç ve bilinçaltı, yüzeydeki benlik ve derindeki benlik, uyanık ve uyuyan zihin, istemli istemsiz zihin veya Yunus Emre’nin “Bir ben vardır benden içeri.” dizesindeki benlikler. Haliyle Jung’a göre zihinde bilinç, bilinçaltı ve ikisi arasında bulunan ara b...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 4
|
|
|
|
Kutlu Bahçe
| 16 Eylül 2010 |
|
|
|
Her şey anlamını yitirdiğinde, zamanın dansı mekânın sahteliğinden süzüldüğünde, her şeye bir anlam yüklenip her şeyden bir anlam eksiltildiğinde, şaşkınlık tüm alemi çevrelediğinde, tüm sorular aynı yanıta ısrarla yöneldiğinde, zaman durup da ilerlemediğinde, derin bir muhasebeye girildiğinde ve insan tüm bu olan bitenler karşısında “neler oluyor?” dediğinde, “kutlu bahçe” ruhlara yol gösterir.Her şeyden öteye giden bir yol olduğu sezildiğinde, yollar ayrılıp kaderler bütünleştiğinde ve aldığı zaman insan başını iki eli arasına ve diz çöküp oturduğunda o pis dediği toprağa ve sonra aynı geçmişe dön...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 17
|
|
|
|
7 Ritm
| 16 Eylül 2010 |
|
|
|
Astroloji: Eylül 2010Yedi sayısının yaşamımızdaki yeri çok farklıdır. Cevabı kafatası olan (ikişer kulak, burun ve göz birde ağız boşluğu), “Yedi delikli tokmak, bunu bilmeyen ahmak” diye çok bilinen bir bilmeceyle başlayıp, 7 sayısını inceliklerine şöyle bir bakalım. Kutsal kitap Kuran’ın birçok ayetinde yediyle ilgili bilgiler vardır. Dünya’nın yaratılışı ve göklerin yedi kat olduğuyla ilgili, Fussilet Suresinde (9-12)” Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı”, “Mümin Suresinde (23/17) “And olsun biz, sizin üstünüzde yedi yol yarattık” denir. Tefsircilerin...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 6
|
|
|
|
Elektromanyetik Kirlilik ve İnsan Sağlığına Etkileri
| 02 Temmuz 2010 |
|
|
|
Prof. Dr. Selim ŞekerMaster ve doktorasını ABD’nin George Washington Üniversitesi'nde tamamlayan Prof. Dr. Selim Şeker, 1982 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapıyor. Uzun yıllar NASA’da çalışan Şeker, Savunma Bakanlığı ve TÜBİTAK’ta önemli projelerde görev aldı. Yayınlanmış dokuz kitabı bulunan Prof. Şeker, pek çok ulusal ve uluslararası toplantılara katılarak; elekromanyetik dalgaların insanlar üzerindeki biyolojik etkileri, elektromanyetik izleme sistemi gibi çeşitli alanlardaki çalışmalarını insanlığa hizmet olarak sunuyor.Röportaj:Burçin İvren Öncelikle insana ait doğal manyetik alanı ...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 11
|
|
|
|
dDeELi dDeELi dDeELi dDeELi dDeELi dDeELi dDeELi dDeELi
| 08 Haziran 2010 |
|
|
|
“Bütün İnsanlar Deli Doğar; Bazıları Öyle Kalır” Ya Siz, Onlardan mısınız?“Hepimiz deli olarak doğarız. Sonra ahlak ediniriz; durgunlaşıp aptallaşır ve mutsuz oluruz. Sonra da ölürüz” (Lawrence Durrell).Tarihin evrilme basamaklarında yaptığı yolculuğu süresince, kendisine atfedilen değersizliğe ve normalleştirme uğraşlarına karşın bir yer bulma çabasıyla, oradan oraya savrulmuştur “delilik”. Rönesans’a değin “delilik” olarak addedilen davranışların nedenleri, kötü ruhlarda, şeytanda, kötü tanrıçalarda ve büyücülerde aranmıştır. Rönesans’la yeşermeye başlayan aydınlığın ...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 12
|
|
|
|
Ölüyoruz ve Doğuyoruz
| 08 Haziran 2010 |
|
|
|
Ölüyoruz… Günden güne bir yaprağın solması misali soluyoruz yavaşça. Zaman aktıkça daha da bir çekilmez oluyor anlar. Bunalıyoruz, sıkılıyoruz, ne yapacağımızı şaşırıyoruz.Tuhaf duygular içinde buluyoruz kendimizi; aynı anda hem heyecan hem endişe hem mutsuzluk hem huzursuzluk hem dinginlik hem de sevgi hissediyoruz içimizde. Duyguların kaosunda boğuluyoruz bu yüzden bazen. Kimimiz bunu geçiştiriyor, kimimiz de kendini sessizliğe bırakıyor. Kimisi bu yolda sessizlik içinde, güçlü fırtınaların hoş esintilere, dalgalı denizin, dinginliğe dönüşmesini bekliyor. Her nasıl hissedersek hissedelim, bir tarafımız diyor ki; bu &o...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 13
|
|
|
|
Kadim Uygarlıklar Serisi:
| 04 Haziran 2010 |
|
|
|
Kayıp Kıta MuKadim uygarlıklar hakkında bir yazı yazma isteği, her birimizin belki de ana vatanı olan bu ülkeleri tanımanın ötesinde, büyük bir değişim dönemi içinde olan günümüz uygarlığının Mu ve Atlantis gibi batık uygarlıkların yıkım önceki dönemlerine benzer dönemlerden geçiyor olmaları ve özellikle yaşamakta olduğumuz topraklardaki insanların Mu ve Atlantis uygarlığıyla olan köken bağlarının ve psişik yapılarımızın daha fazla anlaşılması temeline dayanıyor. Bu uygarlıklar hakkındaki ilk bilgileri Plato ve Eflatun’dan öğreniyoruz. Mu kıtası hakkında en yaygın bilgiler, İngiliz albay James Churchward’ın Tibet’te yaptığı araş...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 12
|
|
|
| BLOG SAHİBİ |
|

25
İstanbul
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
| KATEGORİLER |
|
|
| |
| ARŞİV |
|
|
| |
| FAVORİLERİM |
|
|
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|