eflaniliramazan (ramazan özdilli)
 
Herkes Kur'an Okuyordu Fakat Kimse Düşünmüyordu | 06 Eylül 2009
Ne zaman Mescid-i Haram’a varsam, birçoklarını elinde Kur’an’la görüyordum. Hele Rükn-i Yemâni’ye bakan tarafta bulunan klimalı bölümün iki katı da özellikle keyfine düşkün yerliler tarafından tıka basa dolduruluyordu.Bunların hemen hepsi orada her direğin dibinde yığılı bulunan Mushaflara hücum edip, namaza kadar okuyorlardı.Özellikle ana dili Arapça olmayan insanlar her Arab’ın Kur’an’ı şıp diye anlayacağını zanneder. Yanlış. Ana dili Arapça olmak Kur’an ile ünsiyeti sadece kolaylaştırabilir, ama asla anlama garantisi sağlamaz. Bu avantajına karşılık bir de dezavantajı vardır: Ana dili Arapça olduğu... (devamı)
Görüntülenme: 13 |
Duada Salevât-ı Şerife Okumanın Önemi | 06 Eylül 2009
"Duada Salevât-ı Şerife Okumanın Önemi"Duada, Peygamber efendimiz (S.A.V)'e salevat-ı şerife okumak, duanın kabul olmasının şartlarındandır. Hz. Ali (R.A.) Peygamber efendimiz'in (S.A.V): "Hiç bir duâ yoktur ki, benim üzerime salevat getirilinceye kadar Allah ile arasında perde olmasın. Bana salevat getirirse perde açılır, onun duasına icabet olunur. Bunu yapmazsa dua geri döner." buyurduğunu rivayet etmiştir.  (devamı)
Görüntülenme: 11 |
Chat kullanan bütün kızlara!!! | 06 Eylül 2009
(Bir ailenin dağılmasına sebep olan yaşanmış acı veren bir olay)Bu olay sizlere sahibinin dilinden anlatılıyor.Uzun olmasına rağmen dikkatle okunması gereken bir ailenin sebepsiz yere üzücü bir şekilde viran oluşunu anlatan bir olayOlayı yaşayan kız diyor ki:Kardeşlerim, Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuh İşte sizlere gerçek,acı veren,üzücü,hayatımı yok eden,geleceğimi parçalayan,aile hayatımı öldüren,eşimle yollarımızı ayıran hiyake Ben muhafazakar ve bilinen bir ailenin ahlak ve İslam terbiyesi üzerine yetiştirilmiş kızıyım.Hiçbir zaman düşüncesiz yada eğlence arayan bir kız olmadım.Allahı kızdıracak bir iş yaptığımı hiç bilmem. Beni seven benimd... (devamı)
Görüntülenme: 16 |
KÜÇÜK YÜREKTEKİ BÜYÜK PEYGAMBER MUHABBETİ (__lütfen uzun ols... | 06 Eylül 2009
Medine-i Münevvere de bir şirkette elektrik teknisyeni olarak çalışan Allah dostu ve Peygamber aşığı bir kardeşimiz işin son günü sabah mesaisinde kendisine verilen teknik vazifeyi tamamlayıp ayrılmak üzereyken Rasülüllah’ın Ravzası’nda elektrik çarpması sonucu vefat etti ve Cennetü’l – Baki’ye defnedildi. Tabii ailesi mecburen Türkiye’ye dündü. O zaman 7 yaşında olan oğlu bugün ortaokul öğrencisi. Kompozisyon dersi ödevi olarak bir makale yazmış ve birincilik almış. İşte o peygamber aşkını en derinden yaşayan bir yüreğin yansımaları… Biliriz ki dil kalpten geçen her şeyi ifade edemez. Allah bize de bu kardeş... (devamı)
Görüntülenme: 19 |
Kendini büyük gören küçülür,küçük gören de büyür. | 09 Aralık 2007
İslam'dan bizler nasıl ölçüler alıyoruz, bizden öncekiler nasıl ölçüler almışlar bir bakalım mı? Bakalım, diyorsanız buyurun sözü uzatmadan bizden öncekilerin aldıkları büyüklük küçüklük ölçülerine, ihlas anlayışlarına bir göz atalım.Oturmuş insandaki büyüklenme ve tevazu duygusundan söz ediyorlardı. Bu sırada biri Aişe validemize konuyu şöyle sordu: - Valide dedi, bir insanın büyüklerden biri olduğu nasıl anlaşılır? Şöyle cevap verdi Aişe validemiz: - Ne zaman kendini küçüklerden bilirse o zaman!.. -Ya küçüklerden biri olduğu nasıl anlaşılır? - Ne zaman kendini büyüklerden görürse o zaman!. Evet, kitaplık çapta bir büyüklük-küçüklük ölçüsü. Onun için atalarımız: Kendini küçük gören büyür, büyük gören de küçülür, demişlerdir. Büyük müçtehit... (devamı)
Görüntülenme: 51 |
MEVLAYA | 30 Ağustos 2007
YORUM BIRAK (devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 444 |
İLAHİ Bİ AŞK | 30 Ağustos 2007
YORUM BIRAK (devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 305 |
AĞLAYU AĞLAYU | 30 Ağustos 2007
YORUM BIRAK (devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 303 |
MUHAMMEDE | 30 Ağustos 2007
YORUM BIRAK (devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 426 |
AY DOĞDU | 30 Ağustos 2007
YORUM BIRAK (devamı)
Görüntülenme: 103 | Etiketler: ilahi müziksiz
ŞOL CENNETİN IRMAKLARI | 30 Ağustos 2007
Kategoriler : Müzik
YORUM EKLEYİN... (devamı)
Görüntülenme: 85 | Etiketler: ilahi müziksiz
Gurura Karsi Ilaç | 01 Nisan 2007
Halife Hz. Ömer bir gün kırbasını (su tulumu, su kabı) sırtına yüklenmiş, Medine'nin en kalabalık sokaklarında dolaşıyordu. Babasının sırtında kırba ile dolaştığı oğlu Abdullah'ın da gözüne ilişti ve kendisine yetişip sordu: - Baba sen ne yapıyorsun, koskoca halife sırtında kırba taşır mı, taşıtacak kimse mi bulamadın? - Oğlum, bunu taşıtacak adam bulamadığım için veya başka bir mecburiyet dolayısıyla taşıyor değilim. Nefsime gurur gelir gibi oldu, kendimi beğenir gibi oldum, sırf onu küçültmek için bu yola başvurdum. (devamı)
Görüntülenme: 56 |
Adamin Önemi | 01 Nisan 2007
Halife Hz. Ömer bir mecliste hazır bulunanlara sordu: - Eğer dileğiniz hemen kabul ediliverecek olsa ne dilerdiniz? Birisi, "Benim falan vadi dolusu altınım olsun isterim. Onu harcayarak İslâm'a daha çok hizmet edeyim diye" dedi. Bir başkası, "Şu kadar sürüm (davar, koyun, keçi), mal ve mülküm olsun isterdim. Gerektikçe onları sarfederek dine yararlı olayım diye" dedi. Herkes buna benzer şeyler söyledi. Hz. Ömer hiçbirini beğenmedi. Bu defa meclistekiler, Hz. Ömer'e sordu: - Ya Ömer peki sen ne dilerdin? Cevap verdi: - Ben de Muaz, Salim, Ebû Ubuyde gibi müslümanlar yetişsin isterdim. İslâm'a onlar vasıtasıyla hizmet edeyim diye. (devamı)
Görüntülenme: 53 |
Bir Musibet | 01 Nisan 2007
Kumandanlarından biri bir zafer dönüşü Halife Hz. Ömer'in huzuruna çıktı. Yanında kısa boylu, tıknaz biri bulunuyordu. Hz. Ömer "Bu kim?" diye sordu. Kumandan anlattı: "Efendim bu benim sağ kolumdur. Hangi görevi verdimse başarı ile tamamladı. En gizli haberleri yerine ulaştırdı. Bazen bir orduya bedel hizmet gördü. Zaferlerimi onun sayesinde kazandım diyebilirim." Aradan zaman geçti, aynı kumandan halifenin huzuruna yeniden çıktı. Ama mağlup bir kumandan olarak Halife sordu: - Hani sağ kolun nerede? - Sormayın ya Ömer, ihanet etti, düşman tarafına geçti. Hz. Ömer bu defa konuştu: - Allah'tan başka hiç kimseye dayanmamak gerektiğini geçen sefer söyleyecektim vazgeçtim. Bir musibet bin nasihattan yeğdir diye düşündüm. (devamı)
Görüntülenme: 51 |
En Büyük Cömert | 01 Nisan 2007
Önemli bir sefer hazırlığı yapılıyordu. Peygamberimiz herkesten yapabileceği yardımı en üst sınırda yapmasını istedi. Hz. Ömer bu isteğe uyarak büyük miktarda bir yardımla Hz. Peygamberin huzuruna çıktı. Hz. Peygamber sordu: - Ya Ömer, malının ne kadarını yardım olarak getirdin? Hz. ömer cevap verdi: - Tam yarısını getirdim ya Resulallah, size getirdiğim kadar da geride var. Biraz sonra Hz. Ebû Bekir geldi. O da büyük bir yardımda bulundu. Hz. Peygamber ona da sordu: - Malının ne kadarını getirdin? Cevap verdi: - Tamamını getirdim ya Resulallah, evimde Allah ve Resulünün sevgisinden başka bir şey bırakmadım. Bunun üzerine Allah'ın Resulü şöyle buyurdu: - Allah yolunda fedakarlıkta Ebû Bekir'i kimse geçemeyecek. (devamı)
Görüntülenme: 63 |
Bal Serbeti | 01 Nisan 2007
Bir Ramazan'da Medineli bir müslüman Halife Hz. Ömer'i iftar yemeğine davet etti. Yemek sırasında yalnız Hz. Ömer'e bir kab içinde bir içecek sunuldu. Hz. Ömer sordu: "Bu nedir?" Ev sahibi cevab verdi: "Bal şerbetidir efendim, sizin için ayırmıştık da..." Hz. Ömer onu içmeyi reddederek şöyle dedi: "Benim yönetimini üstlendiğim halkın çoğu içmek için henüz kuyu suyunu bile bulamazken ben burada bal şerbeti içemem." (devamı)
Görüntülenme: 45 |
O NE YAPARSA DOĞRUDUR | 01 Nisan 2007
Peygamberimiz (s.a.v) azadlı kölesi Zeyd bin Hârise'yi çok severdi. Oğlu Üsame'yi de. Babayı da oğulu da gerektiğinde kollardı. Hz. Ömer bir gün ganimet malı dağıtıyordu. Oğlu Abdullah'a üç verirse Üsame'ye dört veriyordu. Abdullah bunun sebebini öğrenmek istedi: - Ben Üsame'nin katılıp da benim katılmadığım tek gaza (savaş, cihad) hatırlamıyorum. Neye dayanarak ona benden fazla veriyorsun? Hz. Ömer şöyle açıklamada bulundu: - Hz. Peygamber onun babasını senin babandan, Üsame'yi de senden çok sever ve kollardı. O'nun her işinde muhakkak bir hikmet vardır. Ben O'nun sevdiğini kendi sevdiğime tercih ederim. (devamı)
Görüntülenme: 56 |
Peygambere Baglilik | 01 Nisan 2007
Mekke'nin fethinden sonra İslâm'ı kabul edenler arasında Hz. Ebû Bekir'in babası Ebû Kuhâfe de bulunuyordu. Yaşı sekseni aşmış, âmâ bir kişi olan Ebû Kuhâfe, Hz. Peygamber'in huzurunda hidayete ermekte geç kalmışlığını telâfi edercesine aşkla kelimei şehadet getiriyordu. Bu esnada sevinmesi gereken "Sıddıyk" (yürekten tasdik edip, sorgusuz sualsiz bağlanan) lakaplı Ebû Bekir ağlıyordu. Fakat bu ağlayış bir sevinç ağlayışı değil üzüntü ağlayışıydı. Bu, meclisteki herkesin hayretine sebep olmuştu. Sordular: - Ey Ebû Bekir, neden sevinilecek bir günde gözyaşı döküyorsun? Cevap verdi: - Allah'ın Resulünün en büyük arzusu amcası Ebû Talibin müslüman olmasıydı. Fakat bu dileği bir türlü gerçekleşmedi. Ben isterdim ki şu anda benim babamın yerinde... (devamı)
Görüntülenme: 47 |
IRZ | 15 Mart 2007
Şan, şeref, namus, iffet.Bir insanın kendi haysiyetini koruması; ırzını, namusunu korumasıyla mümkündür. Irzını koruyamayan, haysiyetini ve şerefini de kaybeder. Haysiyetini kaybeden kişi bunalımlar içinde bocalayıp durur.İlâhî vahye dayalı bütün dinlerde korunması gereken unsurlar beş maddede toplanabilir:1- Dini korumak, 2- Canı korumak, 3- Malı korumak, 4- Nesli korumak, 5- Irzı korumak.İslâm´da zina yasaklanmakla, kişilerin ırz ve namusu koruma altına alınmıştır (bk. en-Nur, 24/2). Bu arada zinaya yol açan sebep ve vasıtalar da yasaklanmıştır. Karşı cinse, cinsel duygularla bakma yasağı ile kadınların örtünme hükmü bunlar arasında sayılabilir .Kur´an-ı Kerîm´de gözlerin haramdan korunması hakkında şöyle buyurulur: "(Ey Muhammed!) mümin ... (devamı)
Görüntülenme: 58 |
Sonraki yazılar >>
BLOG SAHİBİ
eflaniliramazan (...


25
Kastamonu
 
 
  
 
KATEGORİLER
 
ARŞİV
 
FAVORİLERİM
 
 
 
 
 
 
 
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.