beliefly
 
ilk insan hz adem(ra) | 11 Ağustos 2007
Kategoriler : Eğitim
İlk insan ve ilk peygamber. Yeryüzünde yaratılan ilk insan ve ilk peygamber,bütün insanların babası. Allahü teâlânın emri ile melekler çeşitli memleketlerden  topraklar getirdiler. Çeşitli memleketlerden getirilen toprakları melekler su ile çamur yapıp insan şekline koydular. Bu şekilde Mekke ile Tâif arasında kırk yıl yatıp "salsâl" oldu yâni pişmiş gibi kurudu. Önce Muhammed aleyhisselâmın nûru alnına kondu. Sonra Muharremin onuncu Cumâ günü rûh verildi. Her şeyin ismi ve faydası kendisine bildirildi. Boyu ve yaşı kesin olarak bildirilmedi. Allahü teâlânın emri ile bütün melekler Âdem aleyhisselâma karşı secde ettiler. Uzun zaman meleklerin hocalığını yapmış olan İblis, kibirlenip bu emre karşı geldi ve Âdem aleyhisselâma karşı secde... (devamı)
Görüntülenme: 3 |
hz. davut | 11 Ağustos 2007
Kategoriler : Eğitim
Süleyman aleyhisselâmın babasıdır. Sesi çok güzeldi. İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Hem peygamber, hem sultân yâni hükümdârdı. Soy bakımından Yâkûb aleyhisselâmın Yehûda adlı oğluna dayanır. Süleymân aleyhisselâmın babsıdır. Kudüs'te doğdu. Orada yaşadı ve orada vefât etti. Kendisine İbrâni dilinde Zebûr kitâbı verildi. Sesi çok güzel ve tesirliydi. İsmi Kur'ân-ı kerim'de on altı yerde geçmektedir. Allahü teâlâ, Mûsâ aleyhisselâmdan sonra, İsrâiloğullarına birçok peygamberler gönderdi.  Bu peygamberler insanları Tevrât'ın hükümleriyle amel etmeye dâvet ettiler. Fakat zaman geçtikçe azgınlaşan İsrâiloğulları, Tevrât'ın hükümlerini değiştirdiler,peygamberlerini dinlemediler, ahkâkları tamâmen bozuldu. Allahü teâlâ Amâl... (devamı)
Görüntülenme: 1 |
hz.elyesa(ra) | 11 Ağustos 2007
Kategoriler : Eğitim
Mûsâ aleyhisselâmın dinini İsrâiloğullarına yaydı. İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. İlyâs aleyhisselâmdan sonra gönderilmiştir. Her ikisi de Mûsâ aleyhisselâmın dinini yaymakla vazifelendirilmiş nebi idiler. İlyâs aleyhisselâm, İsrâiloğullarını Allahü teâlâya imâna ve ibâdete çağırdı. Onu dinlemediler, hattâ memleketlerinden kovdular. Ba'l adındaki puta tapmaya ısrarla devâm ettiler. Bu isyânları ve azgınlıkları sebebiyle, Allahü teâlâ onlar üzerine belâ ve musibet gönderdi.  Çeşitli sıkıntılarla cezâlandırıldılar. Memleketlerinden bereket kaldırıldı. Yağmur yağmaz oldu, kıtlık başgösterdi ve mahsûl alamadılar. Yiyecek bulamaz oldular. Açlıktan leş yemeye başladılar. Sonunda İlyâs aleyhisselâmı bulup, nasihatını dinled... (devamı)
Görüntülenme: 1 |
ingiliz tarihi!! | 30 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere'de bu işlerin nasıl yapıldığın düşünün. 1500'lerde İngiltere'de işler şöyle yapılıyordu: İnsanların çoğu Haziran'da evleniyordu Çünkü senelik banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardı. Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu. Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan sonra oğulları ve diğer erkekler, daha sonra kadynlar, sonra  çocuklar ve en son olarak ta bebekler ayny suda yykanyyordu. Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ... (devamı)
Görüntülenme: 1 |
bende tasdik ederim!! | 30 Temmuz 2007
Kategoriler : Hobi - Eğlence
Ahmak bir adamın eline " Kıyafet ilmi " ne dair bir kitap geçer. Okurken şöyle bir yazı görür:"Bir adamın başı küçük, sakalıyla boyu uzun olursa aklı az olur."Meğer herifin de (kitabın tarif ettiği gibi) başı küçük, sakalıyla boyu uzundur, kendisini bu tarifin dışına çıkarmak ister.  Ne yapması gerektiğini düşünür. Başını büyültmenin imkanı olmadığı gibi, boyunu kısaltması da mümkün değildir."Bari sakalımı olsun küçülteyim" diyerek şamdanı eline alır. Bir eliyle de sakalının yarısını tuttuktan sonra ikinci yarısını mumun alevine yaklaştırır. Birazı yanıp da sıcaklık parmaklarının uçlarına dokununca elini çeker. Yüzü cascavlak kalır. Bunun üzerine hokkayı kalemi eline alarak kitabın kenarına şundan yazar:"Bunun gerçek olduğu üzerimde ya... (devamı)
Görüntülenme: 2 |
bu cenaze ne olacak yahuu??? | 30 Temmuz 2007
Kategoriler : Hobi - Eğlence
Eski zamanlarda halkı canından bezdirip pek çok insanın âhını almış biris vefat etmiş. Ölüsünü toprak kabul etmez diyerek cenazeyi kaldırmak üzere kimse yanaşmayınca halk kerih kokudan galeyana gelip müfti efendiye müracaatla, müfti efendi cenaze sahiplerine hitâben bir fetva yazıp göndermiş. Fetva metni aşağı yukarı şöyle idi: “Lâbis-i libâs-ı katrânî, hâmil-i tâc-ı şeytânî, sırığ-ı levâyık-ı devrânî, isyân-ı Hakk ile hüsrânî bir herif-i nâ-şerif-i hımârî ve şâribü’l-leylî ve’n-nehârî, amel-i mekrûhesin gaseyan ve fikr-i fâsidesin hezeyan ile kalıbı dinlendirip mürd ü itlâf olduğu bâ-haber-i fâside kanaliyle cihâna yayılıp halk-ı cihanın beddûa-yı makbûlesi galeyana gelmek ve taaffün-i lahm-i kerîhi mü’min ü mü’minât içün bâis-i zûr ve ha... (devamı)
Görüntülenme: 2 |
cafer-i sadık | 30 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Câfer-i Sâdık hazretleri, Ehl-i beytten olup, on iki imâmın altıncısı, insanları Hakka davet eden; doğru yolu göstererek, saadete kavuşturan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velilerin dördüncüsüdür. Babası Muhammed Bâkır, dedesinin dedesi Hz. Ali’dir. Oğlu Musa Kâzım, on iki imamın yedincisidir. İlim ve fazilette zamanının bir tanesi oldu. Din bilgilerinde olduğu gibi, zamanının bütün fen ilimlerinde de söz sahibiydi. Yetiştirdiği talebeler, cebir ve kimya ilimlerinde çeşitli keşifler yapmışlar, bu ilimlerin temel sistematiğini kurmuşlardır. Fizik ve kimya ilimlerinin konusunu teşkil eden madde ve onlar üzerindeki bilgisi pek çoktu. Kimyanın babası sayılan Cabir de, Câfer-i Sâdık'ın talebesidir.İmâm-ı Câfer'in en meşh... (devamı)
Görüntülenme: 1 |
hz.elyesa | 30 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Mûsâ aleyhisselâmın dinini İsrâiloğullarına yaydı. İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. İlyâs aleyhisselâmdan sonra gönderilmiştir. Her ikisi de Mûsâ aleyhisselâmın dinini yaymakla vazifelendirilmiş nebi idiler. İlyâs aleyhisselâm, İsrâiloğullarını Allahü teâlâya imâna ve ibâdete çağırdı. Onu dinlemediler, hattâ memleketlerinden kovdular. Ba'l adındaki puta tapmaya ısrarla devâm ettiler. Bu isyânları ve azgınlıkları sebebiyle, Allahü teâlâ onlar üzerine belâ ve musibet gönderdi.  Çeşitli sıkıntılarla cezâlandırıldılar. Memleketlerinden bereket kaldırıldı. Yağmur yağmaz oldu, kıtlık başgösterdi ve mahsûl alamadılar. Yiyecek bulamaz oldular. Açlıktan leş yemeye başladılar. Sonunda İlyâs aleyhisselâmı bulup, nasihatını dinled... (devamı)
Görüntülenme: 1 |
hz.davut | 30 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Süleyman aleyhisselâmın babasıdır. Sesi çok güzeldi. İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden. Hem peygamber, hem sultân yâni hükümdârdı. Soy bakımından Yâkûb aleyhisselâmın Yehûda adlı oğluna dayanır. Süleymân aleyhisselâmın babsıdır. Kudüs'te doğdu. Orada yaşadı ve orada vefât etti. Kendisine İbrâni dilinde Zebûr kitâbı verildi. Sesi çok güzel ve tesirliydi. İsmi Kur'ân-ı kerim'de on altı yerde geçmektedir. Allahü teâlâ, Mûsâ aleyhisselâmdan sonra, İsrâiloğullarına birçok peygamberler gönderdi.  Bu peygamberler insanları Tevrât'ın hükümleriyle amel etmeye dâvet ettiler. Fakat zaman geçtikçe azgınlaşan İsrâiloğulları, Tevrât'ın hükümlerini değiştirdiler,peygamberlerini dinlemediler, ahkâkları tamâmen bozuldu. Allahü teâlâ Amâl... (devamı)
Görüntülenme: 1 |
(şiir)nur-u dilaray | 30 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Ey rayiha-i gül saçan sevgili, ey nurul envar.Ey levlake mazhar olan mahbubu hüdaSen ki onsekizbin aleme sultan,Sen ki çöle düşenlere bir damla su,Nasıl ki çöl akşamlarında yakar kırmızımsı bir güneş,Ey sevgili hasretin bir kor gibi içimde misali bir ateş,Ey düşlerimde görmek için hülyalara daldığım,Ey gecelerce bir kerecik görsem diye ağayıp yandığım,Hadi söyle bu hasret biter mi, geçer mi bu ızdırap söyle ne zaman,Bu hüzün akşamında kuytu köşelerde andım adını,Ne olur du cananım aldığın bir nefes de ben olsaydım,Ey gönül bahçemin en güzel gülü ey en sevgili,Gelsem kapına eşiğine yüzümü sürsem, kıtmirinim desem,Çok zamandır hasretinle kavrulan yüreğime su serpermiydin söyle?Yahut katre katre gönlüme dolarmıydın bu zavallı halime acıyıp?Ey ... (devamı)
Görüntülenme: 4 |
musab bin umeyr | 28 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Kuveyt'ten gelmiş. Dünyanın meşhur zenginlerinden bir efendi. Yedi sene evvel yirmi milyon lira zekât verdiğini duymuştum ben, bu efendinin. Bütün dünya alemindeki müslümanlarla rabıtası vardır. Her tarafın imdadına yetişir elhamdü lillâh.. Buraya da gelmiş. Burdan da Milano'daki İslâm Cemiyeti'nin toplantısına gidiyormuş. İşi gücü böyle, müslümanların yardımına koşmak... Konuşma esnasında bize güzel bir nasihat da yaptı; müslümanlar hakkında, müslümanların nasıl olması gerektiği hakkında...Her zaman okuruz, Ves-semâi zâtil-bürûc sûresini. Bu sûrede anlatılıyor ki, o zamanın hükümdarları hendekler kazdırmışlar; Allah diyenleri hendeğe attırmışlar. O günün müslümanlarını ateşe atmışlar. Hendeklere büyük büyük ateşler yakıyorlar, "Ya benim di... (devamı)
Görüntülenme: 1 |
peygamberler peygamberinin amcası hz hamza(ra) | 28 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Peygamberler Peygamberinin Amcası ve bahadırlar bahadırı Hazret-i Hamza ( Radiyallahü anh ) Mekke’de dünya bahçesine geldi. Medine yakınlarındaki Uhud dağında ötelere sefer etti. Arslan gibi bir insandır. Yüreği dağ kadar metindi. Resûl-ü Ekrem (S.A.V.)’e hakaret etmesi üzerine kuduz kâfir Ebû Cehil’in başını yarmış ve peşinden de İslam ile hayat bulmuştu. Müslüman olduktan sonra bir nefes durmadan Rabbinin rızasına ve Resul-ü Zîşan’ın emrine koşmuştu. Bedir’de gösterdiği kahramanlık dillere destandı. Düşmanlara karşı Nebîler Sultanı onu ileri sürmüştü. O da kılıcı ile nice kafirin ciğerini delerek kahramanlığının ufkuna çıkmıştı.Uhud’da ötelere kanat açacaktı. Uhud, Müslümanlık hesabına büyük bir imtihandı. Yüzlerce kafir, Bedir’in intika... (devamı)
Görüntülenme: 2 |
televizyonsuz hayat::12 alternatif ve seçenekler | 28 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Günümüzdeki çoğu aile, gençlik dizileri, programları farklı derecelerde ahlaksızlık, terbiye dışı şakalar ve aile hayatını kötüler içerik yayınlamakta.. Şiddet, cinsel sapıklık, materyalizm, İslâmi olmayan ve İslam karşıtı içerik yayınlanmakta. Dini kanallar kendi hazırladıkları programlara dikkat etmeye çalışsalar da yayınladıkları reklamların kaynaklarına, içeriklerine müdahele edemiyorlar ve şampuan reklamı diye bilinçaltınızın ahlak damarlarını çatlatmaya yardımcı oluyorlar.. Hollywood için bu zaten en büyük vazife: ahlâksızlık, dinsizlik, düşmanlık...vs.Ailelerin çocuklarının dünya ve ahiretleri için her zaman olduğundan daha fazla dikkate ihtiyaçları var. İşte eğer hâlâ aklınızda ve kalbinizde "takva" varsa size 12 alternatif yol! 1)... (devamı)
Görüntülenme: 2 |
misvak bir almanı nasılmüslünam etmiş??? | 28 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Motorlu vasıta icat edileliden beri, hayvan kullanımı iyiden iyiye azaldı. Artık kimse ille de at ve deve gibi hayvanlar kullanılmalı demiyor. Zaten böyle bir ısrar, düşünce eksikliği demektir.Ama, motorlu vasıtalar geldi hayvan kullanımı kalktı diyerek, her şeyi de getirip bunun yanına koyamayız. mesela, geçen hafta bir nebzecik bahsettiğimiz “Misvak”ı...Yani, “Artık diş fırçaları var; misvaka ne lüzum!” diyemeyiz. Çünkü misvak, sadece diş temizliğinde kullanılan ilkel bir nesne değil, sayısız faydaları bulunan harika bir maddedir.Misvak, sadece dişleri temizleyen bir madde olsaydı, elbette onun yerine diş fırçalarını kullanmak uygun olurdu. Ve “Bugün artık diş fırçaları var; bir odun parçası olan misvakı kullanmaya ne lüzum var” diyenler... (devamı)
Görüntülenme: 3 |
gözlerin cihadı (hadi hemen sende başla) | 28 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Sıcaklık arttıkça ve terlemeye başlayınca hatırlamanız gereken bir şey var: gözlerinizi korumak! Tabii ki, güneş gözlüğü kullanmanızdan bahsetmiyoruz..Bakışları aşağı çekmekten bahsediyoruz.Ne yazık ki, sıcaklıklar arttıkça, piyasada o sıcaklığa maruz kalan vücud parçası yüzdesi de artıyor.. Bu her ne kadar rahatsız edici ve üzücü de olsa, toplumun bir gerçeği oldu...Üstüne üstelik, ahlâkını muhafaza etmek isteyen çoğumuz, özellikle tesettürlü hanımlar, 'dışarda' garip karşılanıyor.Hâlbuki, Uluslarası Sağlık ve İnsan Örgütü (HHS) ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi gibi kuruluşlar bile vücudu açmayı değil, örtmeyi tavsiye ediyorlar.İnsanları deri kanserinden muhafaza etmek için "Örtünü Seç" isimli bir kampanya bile başlattılar. Tavsiye e... (devamı)
Görüntülenme: 2 |
BU 10 U YAZIN ÇOCUKLARINIZA ÖĞRETİN İNŞALLAH | 28 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Bir yıl boyunca okuldan yorulan çocuklarımızın dinlenmesini istiyoruz ama bu okulsuz zamanlarda beyinlerinin az çalışması da iyi bir şey değildir..Çocukların öğrenebilecekleri/yapabilecekleri pek çok şey var elbet. Biz bu yazıda okulda ve okul sonrasında en çok işlerine yarayacak olan 10 tanesini toparlamaya çalıştık...1. "İlk Yardım" öğretin!"Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır." {Mâide suresi, 32}Hayat kurtarmayı bilmekten daha faydalı bir bilgi olabilir mi? Yakınınızdaki bir Kızılay şubesinden, İlk Yardım ile alakalı seminer/kurs ne zaman veriliyor, öğrenip çocuğunuzla katılmaya çalışın. Yakınınızda düzenlenmiyorsa onlardan İlk Yardım ile alakalı bir kitapçık, bröşür isteyip en azından oku... (devamı)
Görüntülenme: 1 |
SEN MÜSLÜMAN OLMADIKÇA... | 28 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Sürâka bin Mâlik'in atı, ancak bu duâdan sonra çukurdan kurtulabilmişti. Kurtulduğu için Resûlullaha deve ve sığır mükâfat va'detti.Peygamberimiz kabûl etmedi ve ona: "Ey Sürâka! Sen İslâm dînini kabûl etmedikçe, ben de senin deveni ve sığırını arzu etmem, istemem. Sen bizi gördüğünü gizli tut, yeter. Hiç kimsenin bize yetişmesine meydan verme" buyurdu.Allahü teâlâ dileyince her şey oluyordu. O'na hâlis bir şekilde güvenip, rızâsı yolunda yürüyünce, akıl almaz hâdiseler meydana geliyordu. Resûlullah efendimizi öldürüp, büyük mükâfatlara kavuşma hırsıyla, kükreyen bir aslan tavrıyla yola çıkan Sürâka, artık; mûnis, uysal, bir çocuk gibiydi.  Sürâka, Mekke'nin fethinden sonra gelip müslüman oldu. Peygamber efendimiz, "Ey Sürâka, Kisrâ'nı... (devamı)
Görüntülenme: 1 |
İMAMI NESAİ(HADİS VE FIKIH ALİMLERİNDEN) | 28 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Büyük hadis ve fıkıh âlimi. Künyesi Ebû Abdurrahmân; ismi, Ahmed bin Şuayb bin Ali bin Sinân bin Bahr bin Dînâr’dır. İmâm-ı Nesâî diye meşhûrdur. Aslen Horasan’ın Nesâ şehrindendir. 830 (H. 214) yılında orada doğdu. 915 (H.303)te Filistin’in Remle şehrinde vefât etti. Mekke’de vefât ettiği veya Hâricîler tarafından şehit edildiği de bildirilmektedir. Hadîs ilminde imâmdı, yâni üç yüz binden fazla hadîs-i şerîfi râvileriyle birlikte ezbere bilirdi. Yazdığı Sünen-i Sagîr’i, Kütüb-i Sitte adı verilen altı büyük hadis kitabından biridir. Hadis ilminde rumuzu sin (S)’dir. İlim tahsiline Horasan’da başlayan İmâm-ı Nesâî; Irak, Şam, Mısır, Hicâz (Mekke ve Medîne) ve Cezîre (bugünkü Cizre civârı) âlimlerinden ders aldı. Mısır’da yerleşti. On beş ya... (devamı)
Görüntülenme: 1 |
efendimizin(sav) 24 saati | 28 Temmuz 2007
Kategoriler : Eğitim
Hiç merak ettik mi acaba, canımızdan çok sevdiğimiz Hz. Peygamber (sav) Efendimiz bir gününü nasıl geçiriyordu? Ne zaman yatıyor, nasıl kalkıyor ve bütün gün boyunca neler yapıyordu?Peki O’nu niçin sevmemiz gerektiğini de biliyor muyuz? Güçlü bir iman ve derin duygularla bağlı olduğumuz peygamberimizi, ilim ve şuur yönüyle de tanımak ve bilmek, bizi gerçek kulluğa götürecek en büyük vesile olacaktır. Sevmek Benzemeyi GerektirirHz. Peygamber (sav)'i sevmek, herkese farzdır. Zaten, Cenab-ı Hakkı sevmek de buna bağlıdır. Allah-u Teâla’nın sevgili Peygamberini sevmedikçe, ona uymadıkça, Allah-u Teâla’yı sevmek saadeti ele geçmez.Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:"De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız, bana tabi olunuz ki Allah da s... (devamı)
Görüntülenme: 1 |
Sonraki yazılar >>
BLOG SAHİBİ
beliefly


20
İstanbul
 
 
  
 
KATEGORİLER
 
ARŞİV
 
FAVORİLERİM
 
 
 
 
 
 
 
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.