|
Mülâhazalarımızın Yeşil Kubbesi
| 31 Ocak 2012 |
|
|
|
Varlığın özü, yaratılışın en anlamlı nüktesi Hazreti Muhammed'dir. O, yaratılış ağacı itibarıyla hem bir ilk hem de son gibidir. Varlık bir şiir gibi O'nun adına nazmedilmiş; vücudu ise bu manzumenin âdeta en son kelimesi gibidir. O'nun dünyayı şereflendirmesi, insanlığın yeniden doğuşunun remzi; peygamberliği, eşya ve hâdiselerin aydınlanıp gerçek değerleriyle ortaya çıkmasının vesilesi; hicreti, insanlığın kurtuluş yolu; mesajı da dünya ve ahiret saadetinin köprüsü olmuştur. Mü'min gönüller O'nun sayesinde varlığı bir meşher gibi temâşâ edip değerlendirebilmiş, bir kitap gibi okuyup yorumlayabilmiş ve O'nun aydınlık ikliminde yollar bulup Hak...
(devamı)
|
|
|
|
|
Allah ve Peygamber Sevgisi
| 27 Ocak 2012 |
|
|
|
Enes bin Malik şöyle anlatmıştır: “Bir bedevi, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellemin huzuruna gelerek:– Ey Allah’ın Resulü! Kıyamet ne zamandır? Diye sordu. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:– Kıyamete ne hazırladın? Buyurarak, karşı bir soru sordu. Bedevi:– Ona, Allah ve Resulünün sevgisini hazırladım, dedi. Bunun üzerine, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:– Ne güzel şey hazırlamışsın. Çünkü (kıyamette) kişi sevdiğiyle beraberdir. (Müttefekun Aleyh)Enes şöyle demiştir: “Müslüman olduğumuz günden beri bu habere sevindiğimiz kadar hiç bir şeye sevinmemiştik. Çünk&uu...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 23
|
|
|
|
Hidayete Vesile Olmak
| 27 Ocak 2012 |
|
|
|
Sehl bin Sa’d şöyle anlatmıştır: “Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Hayber gününde: “And olsun, ben şu bayrağı yarın bir kişiye vereceğim ki Allah onun eliyle Hayber’i fethedecektir. O, Allah ve Resulü’nü sever, Allah ve Resulü de onu sever.” diye buyurdu.Halk, o gece sabaha kadar, bayrağın kime verileceğini, o kişinin kim olacağını müzakere edip durdular. Sabahleyin halk, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin yanına geldi. Herkes bayrağın kendisine ve-rileceğini ümit ediyordu. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:- Ebu Talib’in oğlu Ali nerede? Dedi. Sahabe:- Ey Allah’ın Resulü! Onun gözleri ağrıyor. Onun için bur...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 9
|
|
|
|
kalbim-temiz-oldugu-icin-namaz-kilmiyorum-diyenlere
| 18 Ocak 2012 |
|
|
|
Yani ‘Allah-u Teala namazi kalbi kirli olanlara farz kildi…?? Kalbi temiz olanlarin namaz kilmalarina gerek yok.. Kalbim temiz oldugu icin namaz kilmiyorum’ diyenlerden ben bunu anliyorum..Yapmamiz gereken ilk is namazi farz kilan Allaha sormak olmali.. Namazi hangi vasiftaki kalp sahiplerine farz kildin? Namazi kalbi temiz olana mi, yoksa kalbi kirli olana mi farz kildin? Hemen bakiyoruz; ‘Sana vahyolunan kitabi oku. Namazi dosdogru kil.Cunku namaz, insani hayasizliktan ve munkerden ali kor..’ (Ankebut-45) Demekki namaz Islam dairesine girmis Muslumanlara farz kilinmis. Peki, nereden cikti bu kalp temizligi meselesi?? Kalp temizligi denilince her ne hikmetse aklima niyet temizligi geliyor… Yani, niyeti...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 207
|
|
|
|
Ezan ve Kamet
| 14 Ocak 2012 |
|
|
|
Namaza çağrıyı sembolize eden ezan ve kamet, müslümanların gerek ibadet hayatında gerekse mûsikiden mimari ve edebiyata kadar İslâm kültür ve medeniyetinde ayrı bir önem taşmaktadır. Ezan sözlükte "duyurmak, bildirmek" anlamına gelir. İlmihaldeki anlamı ise, farz namazlar için belli vakitlerde okunan "bilinen özel sözler"dir. Ezan okuyan kişiye müezzin denir. Müslümanlığın ilk zamanlarında bugün bildiğimiz şekilde ezan okunmuyordu. Namaz Mekke döneminde farz kılındığı halde, Hz. Peygamber'in Medine'ye gelişine kadar namaz vakitlerini bildirmek için bir yol düşünülmemiş ve belki de cemaatle kılınmadığı i&c...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 6
|
|
|
|
Namazın Sünnetleri
| 14 Ocak 2012 |
|
|
|
Sünnet, Hz. Peygamber'in devamlı olarak yaptığı ve bir mazeret olmaksızın terketmediği veya mazeretsiz nâdiren terkettiği şeydir. Namazda Sübhâneke duasını okumak, eûzü çekmek bu mânada sünnettir. Sünnetin yapılmasına sevap olmakla birlikte terkedilmesine ceza (ikab) yoktur; sadece kınama ve sitem (itâb) vardır. Namazın sünnetleri, namazın vâciplerini tamamlar, onlardaki kusurları telâfiye ve fazla sevaba vesile olur. Sünnetlere riayet etmek ve devam etmek Hz. Peygamber'e muhabbetin bir nişanesi sayılır. Bununla birlikte sünnetin terkedilmesi ne farzın terkedilmesi gibi namazın bozulmasını (fesad) ve yeniden...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 4
|
|
|
|
1.Temkin Müddeti Nedir?
| 30 Aralık 2011 |
|
|
|
Güneşin merkezinin hakîkî ufukta olmasından sonra, arka (üst) kenârının temkin mikdârı kadar (irtifâ’ zâviyesi kadar) dahâ aşağıya, ya'nî şer’î ufka inerek, güneş ışığının en yüksek tepeden kaybolması için geçen zemâna Temkin Müddeti denir. Hakîkî ufuk: Astronomik hesâblarda kullanılan, bulunulan mahallin şâkülüne (çekül doğrultusuna), dünyânın merkezinden dik olan düzlemdir. Şer’î ufuk: Bir mahallin en yüksek yerinden görünen ufuktur. Bir şehrde bir aded şer’î ufuk vardır. Namaz vaktlerinin ta’yîni...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 6
|
|
|
|
Allah ve Peygamber Sevgisi
| 30 Aralık 2011 |
|
|
|
Enes bin Malik şöyle anlatmıştır: “Bir bedevi, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellemin huzuruna gelerek:– Ey Allah’ın Resulü! Kıyamet ne zamandır? Diye sordu. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:– Kıyamete ne hazırladın? Buyurarak, karşı bir soru sordu. Bedevi:– Ona, Allah ve Resulünün sevgisini hazırladım, dedi. Bunun üzerine, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:– Ne güzel şey hazırlamışsın. Çünkü (kıyamette) kişi sevdiğiyle beraberdir. (Müttefekun Aleyh)Enes şöyle demiştir: “Müslüman olduğumuz günden beri bu habere sevindiğimiz kadar hiç bir şeye sevinmemiştik. Çünk&uu...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 4
|
|
|
|
Hz. Peygamber’in Gıybet Yapan Kişileri Azarlaması
| 30 Aralık 2011 |
|
|
|
Elsem oğullarından Maiz, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme gelerek, zina ettiğini itiraf etti. Bu itirafı, dört defa tekrarladı. Her defasında, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ondan yüzünü çeviriyor, bu işten vazgeçmesini arzu ediyordu.Sonunda, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem onun recmedilmesine emir verdi. Ashabtan biri diğerine: “Şu kişiye bakınız ki nefsi onu bırakmadı. Tâ ki köpeğin recmedilmesi gibi recmedildi.” Dedi.Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem onlara bir şey söylemedi. Bir saat yürüdükten sonra, bir merkebin leşinin yanından geçtiler ki, şişmiş ve ayakları havaya kalkmıştı. Hz. Peygamber sallallahu...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 4
|
|
|
|
Zamanın değişmesiyle hükümler de değişir, sözü ne demektir?
| 30 Aralık 2011 |
|
|
|
İslam dininin dört ana kaynağı vardır. Bunlar; kitap, sünnet, icma ve kıyastır. Kur’an-ı Kerimde her hangi bir meselenin hükmü belirtilmişse, o hükümle kesinlikle amel edilmesi lazımdır. Sünnet ise, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in söz, fiil ve söylenmiş veya yapılmış bir şeye müdahale de bulunmamasıdır. İcma ise, müçtehid ve alimlerin her hangi bir konu üzerinde ittifak etmeleridir. Kıyas; hakkında ayet, hadis ve icma gibi hükümlerin olmadığı her hangi bir meseleyi, belirlenmiş bir meseleyle aralarındaki illet (sebeb) dolayısıyla benzeterek hüküm çıkarmaktır. İslam dini bunlara ilaveten örf ve adetlere de yer vermekted...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 3
|
|
|
|
Namaz’da Huzur ve Kalb Huşû’u
| 30 Aralık 2011 |
|
|
|
Kıyamet günü ilk olarak insan namazdan hesaba çekilir. Şayet namaz ibadeti tam olursa, diğer amelleri de namaz ile birlikte kabul olunur. Eğer namazda noksanlık varsa, Allah-u Zülcelal, onu diğer amellerine hiç bakmadan reddeder. Nitekim Hz. Peygamber (Sallallah-u Aleyhi Ve Sellem) hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur; “Farz namazlar, teraziye benzer! Kim onu doğru tartarsa, onun sevabı doğru tartılır.” (Beyhaki)Anlatıldığına göre, kim vaktinde abdest alır ve huşu içerisinde namazını rükûlarına, secdelerine dikkat ederek kılarsa, kulun namazı beyaz nur olarak göğe yükselir. Sahibine şöyle der: “Sen beni nasıl korudunsa, Allah’da seni korusun.&...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 5
|
|
|
|
Peygamber efendimizin Doğduğu geceki Olaylar
| 30 Aralık 2011 |
|
|
|
Doğduğu Geceki OlaylarHz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem , doğmadan önce ve doğduğu sırada; onun dünyayı teşrif etmesine alamet olarak bir çok hadiseler meydana gelmiştir:Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem dünyaya geldiği gece, bir yıldız doğdu. Bunu gören Yahudi alimleri, Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in doğduğunu anlamışlardı. Ashab-ı kiramdan Hassan bin Sabit şöyle anlatır:“Ben sekiz yaşında idim. Bir sabah vakti Yahudinin biri: “Ey Yahudiler!” diye çığlık atarak koşuyordu. Yahudiler: “Ne var, bu bağırman nedendir?” diyerek yanına toplanınca, o: “Haberiniz olsun, Ahmed’in yıldızı bu gece doğdu! Ahmed bu gece dünyaya geldi&...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 4
|
|
|
|
ÖLÜMÜ SEVİMLİ KILABİLMEK
| 29 Aralık 2011 |
|
|
|
Lütuf ve kerem sahibi Yüce Allah’a hamd; O’nun Sevgili Resulü’ne, Ehl-i Beyt’ine, Sahabelerine… Mahlûkatın adedince salât ve selâm… Merhaba Dostlar;Her gün sokağa çıkıyoruz, köşedeki bakkal, sokağı süpüren çöpçü, iş yerine koşturan insanlar…Hep aynı. Belki her gün birkaç komşumuza, ahbabımıza selam veriyoruz. Akrabaları, uzaklardaki arkadaşları yokluyoruz telefonla, işler güçler iyi. Herkes yerli yerinde. Hep aynı.Caddeler hep insanla dolu. Arabalar akıp gidiyor daima.Ağaçlar, her sene mevsimi gelince filizleniyor, yaprak çıkarıyor, sonra döküyor.Hep aynı.Sanki d&uum...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 4
|
|
|
|
Hastalar İçin Okunacak Dua
| 22 Aralık 2011 |
|
|
|
HASTALAR İÇİN OKUNACAK DUAAbdullah ibn-i Mes’ud (Radıyallahu Anh)’dan rivayet edildiğine göre, kendisi bir hastanın kulağına okudu da, hasta iyileşti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem): “Onun kulağına ne okudun?” diye sordu. Abdullah ibn-i Mes’ud (Radıyallahu Anh): “Mü’minun suresinin 115. ayetinden surenin sonuna kadarki dört ayeti okudum.” dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurdu:“Eğer bir adam tam bir inanç ve kesin bir bilgi ile bunları bir dağ üzerine okusaydı, dağ yok olurdu.” (Ebu Davud, İbn Sünni)Hz. Aişe (Radıyallahu Anha)’den rivayet edildiğine göre, Hz. Peygam...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 4
|
|
|
|
İBADET, ADET HALİNE GELMEMELİ
| 21 Aralık 2011 |
|
|
|
Allah-u Zülcelâl ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır. Biz onu, ancak belli bir ölçüye göre indiririz.” (Hicr; 21) Yağmurun yağması, insanların davranışları, hareketleri, ibadetleri, Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve bunun gibi her şey, Allah-u Zülcelal’in takdirine bağlıdır.Nasıl dünyada yağmuru, nereye icap ediyorsa Allah-u Zülcelâl oraya veriyor, daha sonra orada çeşitli çiçekler ve ağaçlar çıkıyorsa kişi de Allah-u Zülcelal’in emir ve nehiylerini yerine getirip ibadet ve zikirle meşgul olduğunda, yağmurun yağdığı yerde güzel ve çeşi...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 2
|
|
|
|
Kerbela’da neler oldu?
| 19 Aralık 2011 |
|
|
|
10 Muharrem 61 (10 Ekim 680)’de Kerbela’da neler oldu? Gönül sızlatan bu elim olayı doğru anlayabilmek için, “Kerbela olayı hangi sebeplerle doğdu? Hz. Hüseyin Kûfe’ye niçin gitti, başına bu sıkıntılar neden geldi? Medine’de ya da Mekke’de kalamaz mıydı?” gibi soruları cevaplandırmak gerekir. Hz. Hüseyin, takva sahibi bir insandı. Kur’an’dan haz alan, ayetlerin derin anlamları üzerinde düşünen, zühd ü takvasıyla tanınan ve Allah’ı zikretmeyi seven bir mümindi. Dedesinden öğrendiği hadisleri, dedesinin efalini, akvalini (davranışlarını ve sözlerini) insanlara aktarmada örneklik teşkil ediyor...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 7
|
|
|
|
HZ. PEYGAMBER (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)’İN ÜMMETİNE YAPT...
| 15 Aralık 2011 |
|
|
İbn-i Amr İbni’l-As (Radıyallahu Anh) anlatıyor: “Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) (Hz. İbrahim’in duası olan): “Ey Rabbim şüphesiz ki o putlar insanlardan pek çoğunu saptırmıştır. Kim bana uyarsa muhakkak ki o bendendir. Kim de emirlerine karşı gelirse, şüphesiz ki sen çok bağışlayıcı, çok merhamet edicisin” (İbrahim; 36) mealindeki ayeti ile, Hz. İsa’nın duası olan: “Eğer onlara azab edersen onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, elbette sen dilediğini yapmayı kadirsin ve sen herşeyi hikmetle yaparsın.” (Maide; 113) mealindeki ayeti tilavet buy...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 3
|
|
|
|
HZ. PEYGAMBER (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)’İN ÜMMETİNE YAPT...
| 15 Aralık 2011 |
|
|
İbn-i Amr İbni’l-As (Radıyallahu Anh) anlatıyor: “Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) (Hz. İbrahim’in duası olan): “Ey Rabbim şüphesiz ki o putlar insanlardan pek çoğunu saptırmıştır. Kim bana uyarsa muhakkak ki o bendendir. Kim de emirlerine karşı gelirse, şüphesiz ki sen çok bağışlayıcı, çok merhamet edicisin” (İbrahim; 36) mealindeki ayeti ile, Hz. İsa’nın duası olan: “Eğer onlara azab edersen onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, elbette sen dilediğini yapmayı kadirsin ve sen herşeyi hikmetle yaparsın.” (Maide; 113) mealindeki ayeti tilavet buy...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 3
|
|
|
|
TEVBE VE SEYYİDÜ’L-İSTİĞFAR
| 09 Aralık 2011 |
|
|
|
Şeddad bin Evs (Radıyallahu Anh)’den rivayetle Resulullah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “İstiğfarların efendisi şudur: “Allahümme ente Rabbî, lâ ilâhe illâ ente halaktenî, ve ene abdüke, ve ene alâ ahdike ve va’dike mestatatü. Euzü bike min şerri, mâ sana’tü, ve ebüü leke bini’metike aleyye ve ebüü leke bizenbî fağfirlî feinnehû lâ yağfiruzzünûbe illâ ent.” “Allah’ım. Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur, beni Sen yarattın. Ben senin kulunum. Elimden geldiği kadar sana verdiğim sözün ve vaadin üzerinde du...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 1
|
|
|
| BLOG SAHİBİ |
|

46
İstanbul
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
| KATEGORİLER |
|
|
| |
| ARŞİV |
|
|
| |
| FAVORİLERİM |
|
|
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|