Edebideryat (Görkem Bakkaloğlu)
 
Edebiyatımızda İlkler | 29 Temmuz 2008
*İlk yazılı ürün: "Orhun Yazıtları"*Orhun yazıtlarını ilk kez okuyan ve çözümleyen kişi: Danimarkalı bilgin "Thomsen"*İlk Türk şairi: "Aprinçur Tigin"(Uygur,8.y.y)*İlk mesnevi: Yusuf Has Hacip "Kutadgu Bilig"*İlk sözlük: Kaşgarlı Mahmut "Divanü Lügati't Türk"*İlk biyografik eser: Ali Şir Nevai "Mecalis-ün Nefais"*Tasavvuf alanında şiirler yazan ilk şair: "Ahmet Yesevi"*Anı(hatıra) türünün ilk örneği: Babür Şah "Babürname(Vekayi)"*İlk fabl örneği: Şeyhi "Harname"*Batılı anlamda ilk fabl örneğini yazan: "Şinasi"*İlk roman çevirisi: Yusuf Kamil Paşa "Telemak"(Fenelon'dan çevrilmiştir.)*İlk roman örneği: Şemsettin Sami "Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat" (Bunu Ahmet Mithat Efendi'nin "Hasan Mellah" adlı eseri takip eder.*İlk edebi roman örneği: Namık K... (devamı)
Görüntülenme: 1411 |
Unutamıyorum | 29 Temmuz 2008
Unut demek kolay gel bana sor bir deUnutamıyorum işte unutamıyorumBir şey var şuramda beni kahredenŞuramda tam yüreğimin üstündeÇakılı duran bir şey varElimde değil söküp atamıyorumDalıp dalıp gidiyor gözlerim derinlereKimi görsem biraz sana benziyorSeni hatırlatıyor şu bulut şu gökyüzüŞu kayalıkları döven denizŞu hüzünlü melodi şu napoliten şarkıBir zamanlar beraber dinlediğimizBoyuna seni düşünüyorum durmadan usanmadanŞimdi diyorum o ne yapıyor acabaO güzelim gözleri kime bakıyorO canım elleri nerdeOysa günler o günler değilAkşamlar o akşamlar değilVe kalan şimdi sadece özlemin gecelerdeDurup durup seni büyütüyorum içimdeSeninle acılar büyütüyorumYeni yeni kederler büyütüyorum dayanılmazKirli sular yürüyor iliklerimeBir zehir karışıyor ka... (devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 214 |
Uzak Sevgililer | 29 Temmuz 2008
Sis bastırmış iyice sular yükselmişYolu yok haber salmanın mektup iletmeninSadece ay-bulutların ötesinde mavi gökte-Parlıyor üzerlerinde uzak sevgililerinBütün gün aklımda bu neye baksamYürek dayanamıyorAçılması güç bir kilit gibi çatık kaşlarımHer gece gölgesi gelir diye düşümdeYarısını ona ayırıyorum üstümdeki yorganın...Li Po (devamı)
Görüntülenme: 254 |
Soneler | 29 Temmuz 2008
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beniDeğmez bu yangın yeri avuç açmaya değmezDeğil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkiniDeğil mi ki yoksullar mutluluktan habersizDeğil mi ki ayaklar altında insan onuruO kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmışEzilmiş horgörülmüş el emeği göz nuruÖdlekler geçmiş başa derken mertlik bozulmuşDeğil mi ki korkudan dili bağlı sanatınDeğil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzeneDoğruya doğru derken eğriye çıkmış adınDeğil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen'eVazgeçtim bu dünyadan dünyamdan vazgeçtim amaSeni yalnız komak var o koyuyor adama...William Shakespeare (devamı)
Görüntülenme: 211 |
Bir Deha: Mimar Sinan | 26 Temmuz 2008
Mimar Sinan'ın, Leonardo da Vinci ile yarışacak dehasını anlatmak istediksizlere... Sizleri, büyük ustanın kalfalık eserim dediği Süleymaniye'ninşifreleriyle tanıştıralım ister misiniz?Akıllara durgunluk verecek gizemli bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?.Süleymaniye Camii, Kanuni Sultan Süleyman tarafından imparatorluğun gücünüve görkemini göstermek adına inşa ettirildi.Bu görev, tarihin en büyük ustası Mimarbaşı Sinan'a verildi. Camii vekülliyesi 7 senede bitirildi.Ancak 7 yıllık bu uzun süre Kanuni'nin canını sıkmıştı.Sinan'ın yapıyı neden bir türlü açmadığını anlamamıştı. O sırada hertaraftan da dedikodular yağmaya başladı Sultan'a.Kanuni durumu kendi gözleriyle görmek için bir ikindi vakti Süleymaniye'yegitti.Muhteşem yapının içine gi... (devamı)
Görüntülenme: 148 |
Çikolata | 26 Temmuz 2008
Çikolata mikroplar yardımıyla yapılır. Çikolata kakao ağacının tohumlarından yapılır. Tohumlar bir havuzun içine konur. Tohumlar havuzdan alınmadan önce doğal olarak oluşan mikroplar tarafından farmantasyon işlemine tabi tutulmaları beklenir. Laktobasilli ve asetobakter isimli bu iki bakteri çikolata yapımında başrolleri paylaşır. Laktobasillius bakterileri tohumların çikolataya dönüşmesine yardımcı olan zararlı mikropların yaşamasına izin vermeyen bir tür asit üretirler. (devamı)
Görüntülenme: 215 | Etiketler: çikolata
Bernard Shaw | 25 Temmuz 2008
 İrlanda'nın Dublin kentinde, yoksul düşmüş bir ailenin oğlu olarak doğan George Bernard Shaw, yazdığı komediler, denemeler ve eleştirilerle çağdaş edebiyat ve siyasete büyük katkılarda bulunmuştur. Çocukluğunda ailesinin yakın çevresinde bulunan müzik öğretmeni, ona müzik sevgisini aşılayarak daha sonra başarılı bir müzik eleştirmeni olmasını sağladı. 16 yaşında okulu yarım bırakarak bir emlak komisyoncusunun yanında çalışmaya başlayan Shaw, yaşamını yazar olarak kazanmak için 1876'da annesiyle birlikte Dublin'den Londra'ya gitti. Burada, yarım kalan eğitimini British Museum'un kütüphanesinden yararlanarak kendi çabasıyla tamamlamaya çalıştı. Bu dönemde yazdığı romanlar başarısız oldu.  1880lerde siyasetle ilgilenmeye başlayan Sh... (devamı)
Görüntülenme: 141 | Etiketler: bernard shaw
William Shakespeare (1564-1616) | 25 Temmuz 2008
En büyük oyun yazarlarından biri olarak değerlendirilen İngiliz şair William Shakespeare, yarattığı karakterlerde insan doğasının en değişmez özelliklerini benzersiz bir şiir diliyle yansıtması dolayısıyla, yaşadığı yüzyıldan bu yana her çağda ve her ülkede en sık sahnelenen oyunlar yazarıdır. Warwickshireda Stratford-upon-Avon'da doğan Shakespeare'in bunca ününe karşın, yaşamına ilişkin bilgiler çok azdır.  Babası ticaretle uğraşan bir işadamıydı. Shakespeare büyük bir olasılıkla Stratford'daki ortaokulda öğrenim gördü. 18 yaşındayken, kendisinden yaklaşık sekiz yaş büyük olan Anne Hathaway ile evlendi ve bu evlilikten önce bir kızı, sonra biri oğlan öbürü kız ikizler dünyaya geldi. Bu sıralarda Stratford'u terk eden Shakespeare'in bu... (devamı)
Görüntülenme: 164 |
Geleneksel Türk Tiyatrosu | 25 Temmuz 2008
Geleneksel Türk tiyatrosu seyirlik, köy oyunları ve halk tiyatrosu geleneğini içerecek bir biçimde, hem sözsüz, hem de söze dayanan dramatik nitelikli oyunlar için kullanılmaktadır. Seyirlik köy oyunları eski Ön Asya uygarlıklarının bolluk törenleri ile Anadolu'ya göç etmiş Türklerin atalarının kültüründe yer alan şaman törenlerinin birleşiminden oluşmuştur. Seyirlik köy oyunlarının yanında, gene şaman kültüründen izler taşıyan köy kuklası'da bugün varlığını sürdürmektedir. Şii kültürünün ürünü olan taziye geleneğinin izleri de kırsal kesimde muharrem törenlerinde anlatı düzeyinde görülür.  Daha çok kentsel kesimde gelişmiş olan halk tiyatrosu geleneği içinde söze dayalı türlerin başında meddah, kukla, Karagöz ve Ortaoyunu yer almaktad... (devamı)
Görüntülenme: 2399 |
Çağdaş Tiyatro | 25 Temmuz 2008
            Batı tiyatrosu bugün de genel olarak Stanislavski'nin sahne düzeni ve oyunculuk anlayışına dayalı bir gerçekciliği sürdürmekle birlikte, 20. yüzyılın ilk yarısında dışavurumculuk, gelecekçilik ve Bertolt Brecht'in epik tiyatrosu gibi gerçekçilik karşıtı akımlar da etkili oldu. Bu akımların hepsi farklı amaçlar ve yöntemlerle de olsa, sanatın gerçeği yansıttığı düşüncesine karşı çıktılar; doğallık yanılsamasını kırarak sanatın doğal değil yapılmış bir şey olduğunu savundular. Geliştirdikleri deneysel teknikler tiyatroyu bir vakit geçirme ve eğlenme aracı olmaktan çıkardığı için de çoğu zaman seyirci çekemedi, hatta skandallara yol açtı. Bu yeni akımların bir başka özelliği de, oyu... (devamı)
Görüntülenme: 190 | Etiketler: çağdaş tiyatro
Bir Rüya: Tango | 22 Temmuz 2008
Günümüzde tango, sadece belli bir kesimin tercih ettiği bir dans türü olarak benimsense de aslında tangonun ortaya çıkış öyküsü sıradan ve acılı insanlara kadar uzanıyor. 1800'lü yıllarda Arjantin'deki genelevlerden çıktığı bilinen tango, Latince dokunmak anlamına gelen "tangere" kelimesinden türüyor. Buenos Aires'e yerleşen milyonlarca göçmenin buraya kendi müziklerini, örf ve adetlerini beraberinde getirmesiyle hüzünlü serüvenine başlayan tango, büyük ümitlerle topraklarını terkeden, kendilerini büyük kentin karmaşası içinde bulan bu insanların duygularıyla ortaya çıkıyor. Bu yıllarda yaşanan göçün olumsuz sonuçları, düş kırıklıkları, kadınları genelevlere sürüklerken, erkekler de içki kadehlerinde ve kadın kokularında tesellile... (devamı)
Görüntülenme: 1112 |
Müslüman mısınız, Yoksa? | 21 Temmuz 2008
 Müslüman mısınız, Abd-i Memluk mu? Başlığı şöyle de atabilirdim: ‘Abd-i memlûk’tan özgür bireye geçmedikçe...‘Abd-i memlûk’ tâbiri, Kur’an’ın en hayatî kavramlarından biridir. Kur’an’ın, insan onuruna aykırı bularak eleştirdiği ‘abd-i memlûk olmak’ nedir? Abd-i memlûk; sözlük anlamıyla, ‘birilerine mülk olmuş, eşyalaşmış köle kişi’ demek. Eşyaya dönüştürülmüş, kullaştırılmış insan demek. Daha doğrusu, abd-i memlûk,insan kılığında eşya demek Abd-i memlûk’un iğretiliği, bönlüğü, yaratıcılıktan, özgürlükten, isyan ve direnişten uzaklığı bakın nasıl eleştirilmiş:“ Allah şöyle bir örnekleme yaptı: Hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının eşyası durumunda ... (devamı)
Görüntülenme: 93 |
Moka (Mocha) | 10 Haziran 2008
Yemen kahvesi, Adını Yemen’deki Muka şehrinden alır. 17. yy’a kadar dünya kahve gereksiniminin hemen hepsini karşılardı. (devamı)
Görüntülenme: 676 | Etiketler: moka mocha kahve
Sofra Düzeni | 10 Haziran 2008
Çoğu zaman samimi yemek davetlerinin dışında “özel” diye tanımlanacak bazı davetler vermeye mecbur kalırız. Evimizde vereceğimiz bu davetlerde zaman zaman gerek sofra düzeni gerekse servis esnasında bazı endişelerimiz oluşur.Bu “özel davet”in en mükemmel olması amacımızdır. Uzun süre verdiğimiz davet hakkında övgü ile konuşulması hangimizi mutlu etmez ki?…Davetin hazırlanması, amaca göre davet edilen kişilerin saptanması ile başlar… Resmiyet derecesine göre davet edilecek kişiler en az üç hafta öncesinden davetiye veya telefon ile aranarak davet edilmelidir. Çok resmi davetlerde baskılı davetiye daha uygun olacaktır. Ancak; “kişi adı” el yazısı ile yazılmalıdır. Bu davet edilen kişiye verilen ... (devamı)
Görüntülenme: 813 |
Yaşam İçin Öneriler.. | 30 Mayıs 2008
*İnsanlara beklediklerinden daha çok şey ver ve bunu zevk alarak yap.*En sevdiğin şiiri ezberle.*'Seni seviyorum' dediğinde, cidden söyle. *Satırlar arasını oku.*Üzgünüm dediğinde, o kişinin gözlerinin içine bak.*Başkalarının düşleriyle asla alay etme. *Tutkuyla ve derinden sev. Sonradan yara alabilirsin belki, ama hayatı her şeyiyle yaşamanın tek yolu budur.*Anlaşmazlık durumlarında, dürüst ol. *Kimseyi kırma, hakaret etme.*İnsanları akrabalarına göre yargılama. *Biri sana, yanıt vermek istemediğin bir soru yöneltirse, gülümse ve en büyük aşkın ve en büyük başarıların daha büyük riskleri olduğunu hatırla.*Kaybettiğinde, ders al. *3 'S'yi unutma: Kendine Saygı; başkalarına Saygı; her şeyde Sorumluluk.*Küçük bir anlaşmazlığın büyük... (devamı)
Görüntülenme: 107 |
Hayat | 30 Mayıs 2008
Gidene kal demeyeceksin. .. Gidene kal  demek zavallılara, Kalana git demek terbiyesizlere, Dönmeyene dön demek acizlere, Hak edene git demek asillere yakışır. Kimseye hak   etmediğinden fazla değer verme,yoksa değersiz olan hep sen olursun...  Düşün... Kim üzebilir seni senden başka? Kim doldurabilir içindeki boşluğu  sen istemezsen? Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen? Kim  yıkar, yıpratır sen izin vermezsen? Kim sever seni, sen kendini  sevmezsen? Her şey sende başlar, sende biter... Yeter ki yürekli ol,  tükenme, tüketme, tükettirme içindeki yaşama sevgisini... Ya çare  sizsiniz yada çaresizsiniz...  Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de   gördüm cehennemi de. Öyle ... (devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 162 | Etiketler: nietszche hayat
Atatürk İlkeleri | 16 Şubat 2008
ATATÜRK'ÜN KENDİ İFADESİYLE İLKELERİNİN TANIMI I.TEMEL İLKELER 1. Cumhuriyetçilik: Türk milletinin karakter ve âdetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. (1924) Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. (1933) Cumhuriyet, yüksek ahlâkî değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir.... (1925) Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilâtımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilâtıdır ki, onun adı Cumhuriyet'tir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. (1925) 2. Milliyetçilik: Tür... (devamı)
Görüntülenme: 127 |
30 İT GEBERDİ! | 25 Ekim 2007
30 İT GEBERDİ !Genelkurmay Başkanlığı, önceki gece düzenlenen operasyonda 30'dan fazla teröristin etkisiz hale getirildiğini duyurdu.25 Ekim 2007 Perşembe 16:54Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "23 Ekim 2007 günü saat 22.00 sıralarında, Türkiye-Irak sınırı üzerinde konuşlu Yeşilova Hudut Karakolu tarafından, kalabalık bir terörist grup saldırı hazırlığı halinde iken tespit edilmiş ve terörist grup tank, topçu ve diğer ağır silahlarla anında ve yoğun şekilde ateş altına alınmıştır.Bu durum karşısında Irak topraklarına kaçmaya başlayan terörist grup, ateşlerle takip edilmiştir. Olaydan sonra bölgedeki kaynaklardan ve diğer vasıtalardan elde edilen istihbarat bilgilerinden, 30'dan fazla teröristin etkisiz hale getirildiği ... (devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 216 |
AND OLSUN!!! | 25 Ekim 2007
AND OLSUN !!!Tohum Gibi Toprağa Düştükçe Çoğalacaklar !!!09 Ekim 2007 Salı 01:00BU AND KAYBETTİĞİMİZ HER ŞEHİT İÇİN, BU HESAP BİTİNCEYE KADAR BURADA YAYINLANACAKTIR !!!Senin gibi eşsiz bir Arslan"ı katleden mayının düğmesine basanlara da, o tetiği çekenlere de, onlara eylem emri gönderen ada canisine de, eylemler için ada canisiyle anlaşan soysuz hainlere de yaptıklarının hesabını soracağız! Başta, taşıdığı asil kanın bedelini bilen ve bu bedeli kahramanca ödeyen senin gibi yiğit kardeşlerimiz olmak üzere, katledilen her canın, dökülen her damla kanın ve yıkılan her yuvanın hesabını soracağız! Kutlu naaşına yemin olsun, hesap soracağız! Dökülen Türk kanına yemin olsun, hesap soracağız! Naaşının sarıldığı sancağa yemin olsun, hesap soracağız... (devamı)
Görüntülenme: 124 |
Sonraki yazılar >>
BLOG SAHİBİ
Edebideryat (Görk...


24
İstanbul
 
 
  
 
KATEGORİLER
 
ARŞİV
 
FAVORİLERİM
 
 
 
 
 
 
 
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.