CsRaGe
 
seni seviyorum | 08 Ağustos 2009
SENİ SEVİYORUM çünküyaşanmış bunca sahte hayatın içinde tek gerçek olarak seni belledim.Yapmacık sevdalardanbitmek tükenmek bilmeyen elde etme hırsından eser yok sende. SENİ SEVİYORUM çünküöylesine büyük bir coşku veriyorsun ki banahayattaki her zorlukla hiç korkmadan hiç yorulmadan mücadele edebilecek gibi hissediyorum kendimi.hergün yeniden hiç bitmeyen bir enerjiyle doluyorum. SENİ SEVİYORUM çünküben karanlıkta yolumu kaybetmişnereye gideceğini bilmeyen biriykenışığınla aydınlattın yolumu.bana hayatı sundun ellerinleaşkı armağan ettin.geçmişe dair tüm acı izleri sildin. SENİ SEVİYORUN çünküihane... (devamı)
Görüntülenme: 55 |
SARI LIRA GIBI OMRUMUZ | 22 Nisan 2009
'Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek'.Dediği gibi şairin;O telaşla, bırakın Paris yolunda ılıkRüzgârlara taratmayı saçlarımızıSevdiğimizle doyasıya bir sohbet bileedemedik biz...Gözümüz saatte söyleştik hep,Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık.Hep yetişilecek bir yerler vardıAranacak adamlar, yapacak işler...Bir sonraki günün telaşı, bir öncekinin tersine bulaştı; Başkalarınınhayatı, bizimkini aştı.Kör karanlıkta çalar saat sesi yerine;Kuşluk vakti, kızarmış ekmek kokusuVeya yavuklu busesiyle uyanma düşleriniHa babam erteledik.20'li yaşlardayken ... (devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 119 |
ÇANTA | 22 Nisan 2009
Genç yönetmen yeni filmi için yüzü düzgün, kamera karşısında rahat, düşgücü gelişkin bir kadın oyuncu arıyordu.Gazeteye ilan vererek adayları davet etmişti.Gün boyu peş peşe girdiği mülakatlardan yorgundu.O, kendine yeni bir kahve koyarken, sıradaki oyuncu adayını içeri aldılar.Alımlı genç kız, yüzünde meraklı bir tebessümle deneme kamerasınınkarşısına oturdu ve yönetmenle sohbete başladı.Adı Emile Muller'di.Kısa hasbıhalden sonra yönetmen değişik bir şey denemiş olmak için"Çantanızı açıp bana içindekileri birer birer anlatır mısınız?" dedi. Gençkız arkadaki çantaya uzandı.Fermuvarını a&c... (devamı)
Görüntülenme: 57 |
OLGUNLUK | 22 Nisan 2009
Olgunluk üzerine bir yazı...........20 li yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi, kalınsınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden. Sıkıdostları ve düşmanları oluyor insanın. Onları ölesiyeseviyor ya da ölesiye nefret ediyor onlardan.30 larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.İyi sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dostişi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiğişefkatle imdadına yetişiveriyor.Zaman kanatlanıp da 40 ına yaklaştığındainsan, iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirinekarıştırıyor. İyilere nakşolmuş kötüyü ... (devamı)
Görüntülenme: 40 |
BENİ SEVMEYE NİYETLİ MİSİN ? | 11 Mayıs 2008
Kategoriler : Kültür - Sanat > Edebiyat > Şiir , Toplum > Cinsellik
BENİ SEVMEYE NİYETLİ MİSİN ?        Bitmez tükenmez martıların haykırışı var yüreğimde sana dair uçup gelen. Bir yarım sesle sesleniyorum beni duyar mısın? Ayın o acılı suratının ardından gün doğduğunda, kanatlarını çırpan bir küçük kuş olduğunda sabah, sen yüreğini geçmişin kirinden arındırıp benim ellerime koyacakmısın?        Beni sevebilir misin? Niyetli misin buna ? Sen ilk yazın kuçağında uyurken yağmurlu serin akşamları düşünüp ödünç verilmiş yataklarda geçirdiğin sevişmeleri hatırlayıp kahrolacak kadar niyetli misin buna? Toğrağın iliğine ve kemiğine işleyen &cc... (devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 281 |
ölmek | 27 Şubat 2008
ölüm işte burda yok olmaksa oldurmayı tercih edecez.kendimi yakıyorum bi allahsız uğruna isyanım var...ÖLÜM İŞTE TAM BURDA??HİSSET BUUNU (devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 212 |
rage against the machine | 23 Eylül 2007
Kategoriler : Politika
düşmanını tanı kavrayış ve kalkmış bir yumrukla doğdumkesik bileğin şahidiyim92'ye girerken hala manzarasız bir odadabilmelisinbilmelisinben haydi, haydi, haydi dediğimdekatlanıp çoğalmayı ve çoğaltmayıdirenmeyiben öfkeli bir zihni olan kardeşinimharekete geçilmelianahtara gerek yok(kapıları) kırarak gireceğizintikam, nişan ve silahla ilgilibir şeyler yapılmalıçünkü ben mikrofonu, sahneyi ve sistemi yıkıp devireceğimben bunlara karşı öfke duymak için doğdumsuratına yumruk atacağım, tam ortasınave façanı aşağı alacağımdüşmanını tanısöz doğdusavaşa karşı savaş, normları siktiretşimdi hiç sabrım kalmadıhoşnutluk miğdemi bulandırıyord ve i ve r v... (devamı)
Karma (0) Çalıntı Görüntülenme: 103 |
RaGe | 23 Eylül 2007
Kategoriler : Hobi - Eğlence
. (devamı)
Görüntülenme: 219 |
rage against the machine | 22 Eylül 2007
Kategoriler : Politika > Sivil Toplum
düşmanını tanı kavrayış ve kalkmış bir yumrukla doğdumkesik bileğin şahidiyim92'ye girerken hala manzarasız bir odadabilmelisinbilmelisinben haydi, haydi, haydi dediğimdekatlanıp çoğalmayı ve çoğaltmayıdirenmeyiben öfkeli bir zihni olan kardeşinimharekete geçilmelianahtara gerek yok(kapıları) kırarak gireceğizintikam, nişan ve silahla ilgilibir şeyler yapılmalıçünkü ben mikrofonu, sahneyi ve sistemi yıkıp devireceğimben bunlara karşı öfke duymak için doğdumsuratına yumruk atacağım, tam ortasınave façanı aşağı alacağımdüşmanını tanısöz doğdusavaşa karşı savaş, normları siktiretşimdi hiç sabrım kalmadıhoşnutluk miğdemi bulandırıyord ve i ve r ve e ve n ve i ve ş ilebir devrimci zihniyetiyleöyleyse yolu açınzincirler ülkesine giden yoldaki par... (devamı)
Yorum: 2 | Görüntülenme: 220 |
Metropol BedeviSinin aŞk iZahı | 26 Ağustos 2007
Kategoriler : Toplum > Aşk
Bir ağacın büyümesi için altta kalan yapraklarının ve dallarının budanması gibi bir şey bu yazıyı yazma isteğim. Bu yazıyı yazarsam içimde çin yazısı gibi şekillenen düşüncelerim belki başka yüreklerin mütercimliği ile anlaşılabilecek ve belki de boy atma sevdasında olan bir ağacın budanmış sürgünleri başka yüreklerde kök salabilecek.Çoğu zaman kendimi; pozitif ilimler ve mana ilimlerinden müteşekkil bir cetvelle aşkı ölçmeye çalışırken buluyorum. Oysa aşka inanmak; dünyanın evrimleşme ile ya da sıkışmış gaz patlaması ile değil de Allahın “ol” demesi ile oluşmasına inanmakla aynıdır. Aşk da bir anda oluverir dünya gibi ve tüm ilimler onu ölçmek için sıraya girer.Sana bir aşk yazısı yazmak, bir aşk yazısından yola çıkıp da senin teveccühünü ... (devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 68 |
aşk nedir sence bilmiyormusun | 24 Ağustos 2007
Aristo: "Sevmek acı çekmektir, sevmemek ölmek. Sevmek zevktir ama yanlız sevilmenin hiçbir zevki yoktur" Augustinus: "Sevgi ruhun güzelliğidir." Franz Xaver Von Baader: "Özgürlük aşk değildir, yalnız aşkın kapısıdır." François Bacon: "Büyük insanlarda, liyakat sahibi olanların kendilerini budalaca aşka kaptırdıkları görülmez. Büyük ruhlar ve büyük işler aşkla uzlaşmaz" Bailey: "Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır" Balzac: "Aşk yaşamında kadın, ancak hünerli bir çalgıcının elinde dile gelen bir lir gibidir. Kadınlar bizleri sevdikleri zaman her suçumuzu bağışlarlar" Basta: "Erkek az fakat sık sever, kadın ise çok ancak bir kez sever" Jeremy Bentham: "Aşk hazzı, dostlukla duyu hazlarından yoğrulmuştur" Bulor: ... (devamı)
Görüntülenme: 207 |
Kalßime Kömerim | 15 Mayıs 2007
http://www.izlesene.com/video/amator/57013/kalbime_gomerim_ o_zama (devamı)
Görüntülenme: 162 |
KaLßime Kömerim | 15 Mayıs 2007
http://www.izlesene.com/video/amator/61158/kalbime_gomerim (devamı)
Görüntülenme: 183 |
Sen | 15 Mayıs 2007
(devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 183 |
JorGe LuiS ßorGes Kum Kitaßı | 15 Mayıs 2007
Çizgi sonsuz sayıda noktadan oluşur; düzlem sonsuz sayıda çizgiden; oylum sonsuz sayıda düzlemden; yüksek oylum ise sonsuz sayıda oylumdan… Kesinlikle hayır,bu, more geometrico değil, öykümü anlatmaya en iyi başlama yolu. Bugünlerde, her uydurma öykünün gerçek olduğunu öne sürmek adet oldu; benimki ama, gerçek.Belgrano Sokağı'ndaki bir apartmanın dördüncü katında yalnız yaşıyorum. Birkaç ay önce bir akşam üstü, kapıma vurulduğunu duydum. Açtım, bir yabancı duruyordu eşikte. Uzun boylu bir adamdı, hatları belirsizdi. Belki de miyopluğumdan ötürü öyle gördüm. Gri takım elbisesi ve elinde de gri bir çanta vardı. Görünümü dürüst bir yoksulluğu anımsatıyordu. Hemen yabancı olduğunu fark ettim. İlk bakışta yaşlı biri sanmıştım, sonradan sey... (devamı)
Yorum: 1 | Görüntülenme: 104 |
Tamburi Cemil Bey | 15 Mayıs 2007
"Bu gece Cemil yaylı tanbur çalıyordu. Kim bilir belki onun da gönlüne bir nehrin suyu yol bulmuştu ki aşkın taşkın ruhu, kelimeye, ifâdeye bağlanamayacak bir dehşet içinde feryat ediyordu. Bu iptilâlı, mustarip ses, hangi hasretin, hangi vuslatın sesi idi? Belki o, hasreti de, vuslatı da birbirinden seçmeden koşuyor ve bu mestâne yolculukta, işte böyle feryat ediyordu. Sanki bu adamın san'atı, kendi kendimize tefsir edemediğimiz sözü, kendi kendimize itiraf edemediğimiz sırrı, kendi kendimize hatırlayamadığımız gizlilikleri, kendi elimizin çözemediği düğümü açıyor, gösteriyor, bildiriyor ve dinletiyordu. İşte bizim bütün ortaya çıkmamış duygularımızı karıştırıyor , kurcalayıp buluyor ve önümüze fırlatıp atıyordu. Böylece eli, bizim elimizi... (devamı)
Görüntülenme: 186 |
İdiller Gazeli | 15 Mayıs 2007
  gözlerin yağmurdan yeni ayrılmışgibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcaksen bir şehir olmalısın ya da narbelki Granada, belki eylül, belki kırmızıgövden ruhunun yaz gecesi mi neçok idil, çok deniz, çok rüzgârçocukluğun tutmuş da yine âşık olmuşsunsanki bana, sanki ah, sanki olur aaşk bile dolduramaz bazı âşıkların yerinidiye övgü, diye sana, diye haziranheves uykudaysa ruh çıplak gezergazel bundan, keder bundan, sır bundangözlerin şehirden yeni ayrılmışgibi dolu, gibi ürkek, gibi konuşkanhadi git yeni şehirler yık kalbimize bu aşktan  (devamı)
Görüntülenme: 87 |
EmheMera | 15 Mayıs 2007
  Bir kez olsun gözlerimden yorulmayan gözlerin Hüzünle eğiliyor artık sarkmış göz kapaklarının altında, Sevgimizin solmasından” “Tükeniyor olsa da sevgimiz gel bir kez daha duralım gölün o ıssız kıyısında uykuya daldığında tutku; o çaresiz yorgun çocuk, o soylu saatte beraberce. Ne kadar uzakta görünüyor yıldızlar Ve ilk öpüşmemiz ne kadar uzak Ve ah, yüreğim ne kadar yaşlı” Dalgın gezindiler kuru yapraklar boyunca Usulca dokunarak kadının ellerine: “ Tutku, çok yıprattı yüreklerimizi.” Ağaçlar çevreledi onları ve sarı yapraklar dökülmüştü karanlığa solgun ağanlar gibi ve o an yaşlı ve aksak bir tavşan sıçradı patikaya, Sonbahar üzerindeydi adamın: ve bir kez daha durdular gölün o ıssız kıyısında. Öl... (devamı)
Yorum: 3 | Görüntülenme: 67 |
VirtüöZ öLüm | 15 Mayıs 2007
Ben ki şairim, yüzünüze bakarken En çok içinizi görmekten korkuyorum; Bu yüzden yüzünüze bakarken Ensenizi yalayan denizi görüyorum, Denizi cesedinize teyelleyen Yunus sürülerini, Fenikeli tüccar gemilerini, Mağripli korsanları Ya da mavi beyaz çizgili Şiir transatlantiklerini... Ben ki şairim, dediğim gibi, Siz konuşurken, bakın, ben Bir yandan denizi dinliyorum, Bir yandan ölümü dinliyorum, Ölümün üflediği boruları, sirenleri... Ölüm ki, yalnızlıkların en yağız köpüreni, En büyük köpüreni, En sessiz köpüreni. Ölüm ki, şiirlerden en şiire benzeyeni. Ölüm ki, kusursuz örtüşeni, Sözle sükutun. Ölüm ki, davetleri geri çevire çevire Artık toya d... (devamı)
Görüntülenme: 96 |
Sonraki yazılar >>
BLOG SAHİBİ
CsRaGe


24
Ankara
 
 
  
 
KATEGORİLER
 
ARŞİV
 
FAVORİLERİM
 
 
 
 
 
 
 
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.