|
İSTANBUL"UN EN İYİ KULÜBÜ SORTİE BEYOĞLU KONSEPTİ İLE AÇILDI...
| 16 Mayıs 2009 |
|
Kategoriler : Gezi-Turizm
|
İstanbul’da eğlence anlayışı değişiyor. Yani artık öyle “DJ ile müzik yapayım, şarkıcı çıkarayım, olsun bitsin”le iş olmuyor, olmayacak.. 6 Mayıs’ta kapılarını açacak olan Sortie, Beyoğlu’nu boğaza taşıyacak. Ama öyle palavra değil, gerçek Beyoğlu insanlarıyla, gerçek Beyoğlu dokusuyla taşıyacak. Sortie’de içeri girdiğiniz zaman orta bara kadar yürüyüş yolunda profesyonel bir şov grubu tarafından Beyoğlu’nun simgesi olan her şey tiyatral olarak canlandırılacak. Girişten itibaren 1920’lerin Beyoğlu hanımefendisi gibi giyinmiş ...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 880
|
|
|
|
midyeli barbunya
| 26 Mart 2008 |
|
Kategoriler : Hobi - Eğlence , Hobi - Eğlence > Gurme
|
|
Malzemeler: • 2 su bardağı kuru barbunya veya ( 1 kg taze) • 250 gram ayıklanmış iç midye • 1 su bardağı zeytinyağı • 2 büyük baş soğan • 1 baş sarımsak • 1 adet limonun suyu • ½ şişe domates suyu veya yazın 6-7 iri domatesin suyu • 3-4 adet sivri biber • 1 çay kaşığı reyhan • 2 adet kesme şeker • İsteğe göre tuz,karabiber,kırmızı pul biber • Üzeri için ; 8-10 dal maydanoz Hazırlanışı: Barbunya bir gece öncesinden ılık tuzlu suda bekletilir. Suyu süzülür ve tencereye üzerini örtecek kadar su ve yarım limon suyu ilave edilir. 15 dakika haşlanır ve süzülür. Diğer tarafta ayıklanmış midyeler tuzlu suda (tüm deniz ürünleri tuzlu suda yıkanır. Tatlı suda yı...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 119
|
|
|
|
GİTME
| 07 Aralık 2007 |
|
|
Azaltma baharları İşletme bana aşk adına günahları Fırtınalı bir gece gibi esme Bu son kez, mi bakışın gözlerime Bu son sözlerin, mi Sen yüreğimden yol alırken Silemem izlerini yıllarca. Gitme seni özlerim...İliklerime işliyerek esiyorsun. Keskinliğin çaresizliğim oluyor. Gitme sabahlarım güneşsiz olur. Güneşine uzanamaz ince dallarım. Acılar bedenimi ezer yoğurur. Dayanmaz yüreğim korkular büyütür. Uğruna ölecek kadar sevdiğimsin. Gitme seni özlerim...Ayrılık girdi, girecek kanıma. Nasıl anlatırım yüreğimdeki yangınlara. Ne derim düşen takvim yapraklarına. Gitme seni şimdiden özledim. Bittimi vadem doldumu. Gülermisin şimdi gözümdeki y...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 103
|
|
|
|
HAYKIRIŞ
| 07 Aralık 2007 |
|
|
ARTIK GİTME DEMEYECEĞİM ZATEN İYİCE HAZIRSIN BU SEFERHERŞEYİ YANINDA GÖTÜR.ANILARIMIZI UMUTLARIMIZİ,SEVGİMİ DE AL BELKİ LAZIM OLURTEK KELİME ETMESEM DİYORUM.AMA ETMELİYİM…SANA BİLMEDİĞİN BİR ŞEYDEN BAHSETMELİYİM.KENDİMDEN…EVET, ONCA ZAMAN TANIDIĞINI SANDIĞIN BENDEN…HIRÇIN YANIMI GÖRDÜN DAHA ÇOK,OYSA ÖYLE UYSAL BİR ÇOCUKMUŞUM Kİ…NEYDİ BENİ ZAMAN ZAMAN HOYRAT YAPAN?SANIRIM DÜŞÜNMEDİN.BİRİNİ AYRI TUTSAM DA RENKLERİN HEPSİNİ SEVDİMMEVSİMLERİN DE…ASLINDA COK SEY VAR SEVDİĞİMKAVGALAR VE SAVAŞLAR DIŞINDABİR DE NİYE OLURSA OLSUN,VEDALAŞMA ANLARI…İSTERDİMKİ UYUMLU HALİMİYAŞASAYDIM DAİMA…AMA BANA HEP VURGUN SAATLERDE DENK GELDİNYA DA ...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 254
|
|
|
|
YENİ YIL SOFRALARI İÇİN ""HİNDİ ROSTO""
| 05 Aralık 2007 |
|
Kategoriler : Hobi - Eğlence , Hobi - Eğlence > Gurme > Yemek Tarifi
|
Yeni yıl sofranız için hepimizin seveceği bir tarif vermek istiyorum sevgili dostlar… Malzemeleri: 1 bütün orta boy hindi1 konserve kestane püresi1 büyük ekşi yeşil elma2 su bardağı sarı üzüm1 Bir çorba kaşığı tane karabiber1 çorba kaşığı tarçın1 çorba kaşığı kara biber çekilmişYarım demet taze kekikYarım fincan soğan suyu 1 çorba kaşığı tereyağı2 çorba kaşığı sıvı yağ Yapılışı: Belki biraz zor olacak ama lezzet için biraz zaman ve zorluğa katlanalım… hindiyi keskin bir bıçakla kemiklerinden bütün olarak ayıralım… Önce hindinin sırtını yere gelecek şekilde yatırın, tam gögüs ortasından bıçakla kaburgalarına kada...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 780
|
|
|
|
ESKİLERDEN *MEYHANE*
| 20 Kasım 2007 |
|
|
|
. Geleneksel meyhanelerimiz biraz bohem, biraz salaştı ama güzeldi. Buram buram biz kokuyordu hemen her türü. Tahta masaları, tozlu duvarları, isli perdeleri kırık camları ile bizimdi. Hem de çok özeldi her biri. Alt tarafı 8-10 masa, bir içki tezgâhı, küçücük bir mutfak ve dört duvardan mürekkep bir mekân. Neden bu kadar çekici, bu kadar etkileyiciydi acaba?.. Böylesine sihirli ve büyüleyici oluşu sıcacık havasından mı kaynaklanıyordu, masalarından mı, meyhane ustası ‘barba’larından mı, müdavimlerinden mi? Yoksa da bir bütün olarak hepsi birlikte mi bu çekici atmosferi yaratıyordu. Ya da bir zaman diliminin gerçeği miydi her biri. Şahsi kanaatıma göre sadece bundan. Bizim yetişebildiğimiz, - kısa bir süre olsa da – hizmet verdiğimiz ...
(devamı)
|
|
Yorum: 2
|
Görüntülenme: 725
|
|
|
|
SEVGİLİ ÜSTADIM VEFA ZAT'DAN **YUMRUK MEZESİ**
| 20 Kasım 2007 |
|
Kategoriler : Kültür - Sanat , Bilim
|
|
En basit bir anlatımla yumruk mezesi tabiri, rakıyı yudumladıktan sonra elimizin tersiyle ya da yumruğumuzla ağzımızı, daha doğrusu dudaklarımızı silme anlamına gelir. Aslında bu hareket geçmiş dönemlerde çok yapılır halde iken, günümüzde pek sık rastlanmaz böyle bir davranışa. Nadiren görürüz elinin tersiyle ağzın silindiğini. Nadir olmasının nedeni de genel görgü kurallarımızdan kaynaklanır. Bu çok eski alışkanlığımız zaman içinde yok olup gitmemiştir belki, ama çok seyrekleşmiştir. Ayrıca, bu hareket çok eski dönemlerden günümüze kadar ulaşmış bir harekettir. Tasvip etsek de etmesek de yapılıyor kimi zaman. Ama alışkanlık halinde değil. Dilerseniz geçmişe dönelim, bakalım nasıl başlamış bu alışkanlık. Önce şirvanlı, çıngıraklı bir ...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 599
|
|
|
|
SEVGİLİ ÜSTADIM VEFA ZAT'DAN MEYHANE TARİHİNE IŞIK TUTACAK ...
| 20 Kasım 2007 |
|
Kategoriler : Kültür - Sanat , Bilim
|
|
.....yazımızın konusu her yönleriyle muammalarla dolu olan geleneksel meyhanelerimizin en nadide unsuru, belki de en güzide simgesi olan sâkiler. Uğurlarına ‘sâkinâme’ler yazılmış, yanaklarına, topuklarına şiirler döşenmiş olan bu çok renkli hizmet erbapları. Bilindiği gibi eski dönemlerde geleneksel meyhanelerimizde yiyecek ve içecek servisini sâkiler, bir başka deyişle ‘ortacı’lar yapardı. Meyhane ustası barbalara ve ortacılara “miço” denilen küçük yaşta oğlan çocukları yardım ederdi. Gedikli (ruhsatlı) meyhanelerde ise, sofralara şamdan getiren ve müdavimlerin çubuklarına ateş koyan meyhane uşaklarına da “ateşçi”, genellikle de “ateşoğlanı” denilirdi. Yaşları 10-18 arasında olan ateşoğlanları için Rumca “pedimu”(küçücüğüm, yavrucağ...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 458
|
|
|
|
ÇİLİNGİR SOFRASI
| 19 Kasım 2007 |
|
Kategoriler : Kültür - Sanat > Edebiyat > Şiir
|
Gecenin geç vakti yıldızları seyrederken, Elimde bir sigara... Yıldızlardan akan sevdalar dolar, Önümde duran rakı bardağıma. Hasret ve hicran meze olur, Çilingir soframa. Bilirim! ... Ne yıldızlar soframa gelir, Ne de ben ulaşabilirim yıldızlara. Her çektiğim nefeste kızarır, tüter, Dudaklarımdaki bana mahkum sigara. Uzanırken mezelerle, rakı bardağıma, Yıldızlar yok soframda. Olsun! ? ... Yalnız başıma, Sevdaları içiyorum ya! ... Yediğim acı mezelerden kavrulurken içim, Her yudumda, Biraz daha geçerim kendimden. Ne rakı bardağım boşalır, Ne mezem azalır, bu sofrada. &Ccedi...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 1161
|
|
|
|
SAYIN ÜSTADIM ""VEFA ZAT""DAN ÇİLİNGİR SOFRASI
| 10 Kasım 2007 |
|
Kategoriler : Kültür - Sanat > Edebiyat , Kültür - Sanat > Edebiyat > Deneme
|
Bilindiği gibi, daha önceki yazılarımda “Çilingir Sofrası” tabirinin “Çeşnigir Sofrası”dan gelmiş olduğunu dile getirmiştim. Bunu biraz daha açmak istiyorum. Bir rivayete göre, çilingir sofralarımızın küçük tabaklarla hazırlanması ve bu sofraların çeşnigir, bir başka deyişle çeşnicibaşımızın sofrasına benzemesinden dolayı önceleri çeşnigir sofrası olarak anılmaya başlanmış, zaman içinde de çilingir sofrası tabirine dönüşmüş. Ancak, bir diğer rivayete göre de, alkol ‘mihenk taşı’, denektaşı misali kişinin değerini ortaya çıkarıyor, açıyor adamı aynı çilingir gibi. Çilingir sofrası da alkol içilen bir sofra, açıyor adamın kişiliğini çilin...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 567
|
|
|
|
ULU ÖNDERİMİZ BİRA İÇERKEN
| 10 Kasım 2007 |
|
|
|
1935, Başkent-Ankara.. Tekel Bira Fabrikası’nın açılışında, Ulu önder, Büyük komutan, Mareşal, Gazi Mustafa Kemal Atatürk.. Kucağında manevi kızı Ülkü, Arjantin bira bardağıyla bol köpüklü, Buz gibi birasını yudumlamakta.. -10 Kasım Anısına Özel- * Bu resim Başyaver Cevat Abbas Gürer'in oğlu olan, Bacanağım rahmetli Aydın GÜRER'den kalan hatırattan alınmıştır. (Albümdeki diğer resim de Atatürk'ün yanında oturan Başyaver Cevat Abbas'dır)
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 2289
|
|
|
|
MİDYELİ BARBUNYA PLAKİSİ
| 29 Ekim 2007 |
|
Kategoriler : Hobi - Eğlence > Gurme > Yemek Tarifi
|
Malzemeler: • 2 su bardağı kuru barbunya veya ( 1 kg taze) • 250 gram ayıklanmış iç midye • 1 su bardağı zeytinyağı • 2 büyük baş soğan • 1 baş sarımsak • 1 adet limonun suyu • ½ şişe domates suyu veya yazın 6-7 iri domatesin suyu • 3-4 adet sivri biber • 1 çay kaşığı reyhan • 2 adet kesme şeker • İsteğe göre tuz,karabiber,kırmızı pul biber • Üzeri için ; 8-10 dal maydanoz Hazırlanışı: Barbunya bir gece öncesinden ılık tuzlu suda bekletilir. Suyu süzülür ve tencereye üzerini örtecek kadar su ve yarım limon suyu ilave edilir. 15 dakika haşlanır ve süzülür. Diğer tarafta ayıklanmış midyeler tuzlu suda (tüm deniz ürünleri...
(devamı)
|
|
Yorum: 1
|
Görüntülenme: 377
|
|
|
|
GÜZEL BİR MEYHANE ANISI...
| 22 Ekim 2007 |
|
Kategoriler : Kültür - Sanat > Edebiyat > Deneme , Hobi - Eğlence > Gurme
|
Kökü hemen hemen kımıza dayanan. Birlikte Anadolu’ya gelen sütten vaz geçilip, üzüm suyu ile yapılan, Yunanlılar her ne kadar sahip çıksalar da vatanı ülkemiz olduğunu Dünyanın tescil ettiği Ulusal ve Milli bir içkimizdir rakı. Türk mutfağında, yeme içme kültürümüzün içinde çok önemli bir yerdedir. İstanbul’un fethiyle, yerini şaraba uzun müddet verse de, sonradan yine layık olduğu noktaya ulaşmıştır. Bende hafızamda kalan en güzel adı, Fahrettin Kerim’dir. Çok küçük yaşlarda tadarak değil görerek tanıştım. Masalardaki sohbeti çocuk yaşımda beynime nakşettim. Rahmetli amcam ile Galatasaray’daki Lefter’in Meyhanesi’nde gözlerimi aç...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 888
|
|
|
|
AHTAPOT TURŞUSU
| 21 Ekim 2007 |
|
Kategoriler : Hobi - Eğlence > Gurme > Yemek Tarifi
|
2 kiloluk ahtapot, yeteri kadar sirke, bir limon zeytin yağı, defne yaprağı, sarımsak, karabiber Evet öncelikle ahtapotlarımızı köpüğü çıkıncaya kadar dövüyoruz. (Dondurucu da sertleştirip çözmek te aynı işi sağlar) Daha sonra gözlerini,kafasını ve alttaki ağız kısmını temizliyoruz. Yeter bir büyüklükteki tencereye ahtapotumuzu koyuyoruz . susuz bir şekilde kısık ateşte haşlıyoruz suyu azalınca 1-2 fincan su ilave edebiliriz. Bir kürdanı bacağına batırıyoruz eğer rahar giriyorsa pişmiş demektir. Kenara alıp soğuduktan sonra 2 cm lik parçalara ayırıyoruz. (Dikkat kesinlikle vantuzlarını çıkartmayın) Bir kavanoza koyup üzerini kapat...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 524
|
|
|
|
GİRİTLİ"NİN ACISI
| 07 Ekim 2007 |
|
Kategoriler : Kültür - Sanat > Edebiyat > Şiir
|
Çağırdın Geldim Girit.. Türbelerden kemikleri kazdılar da alıp gittiler küçücük limanından Resmo’nun tahta sandıklarda kırmızı yün battaniyeler ve birkaç gün yetecek kadar su / peksimetler ve sabun kalıbı birkaç tane ve kemikler. limanda sırtlarını döndüler taşlara ve Resmo’nun kalesine ve duvarlara kadınlar birkaç saksı ful / birkaç saksı selluka koymak istedi sandığa izin vermedi kocaları soktu koynuna bir avuç yasemin Sakize Hanumi / Saadet Hanumi / göğsünde karardı yaseminler ama kasıklarında yeşil gözlü Musa Kazım’lar, Mehmet Ali’ler götürdüler Kordelyo’ya ve tahta sandıklarda zeytin fidanları geride kaldı ataları / anaları / turun...
(devamı)
|
|
Yorum: 1
|
Görüntülenme: 338
|
|
|
|
AYRILANLAR HALA SEVGİLİ
| 07 Ekim 2007 |
|
|
Sevdiğimiz eşyayı, dostları yada sevgiliyi. Sonunda yürekte kalan hep ayni duygu, hüzün... Çünkü yitirilene alışmışızdır, sevmişizdir, bizimle olan beraberliği keyiflendirmiştir. Çünkü o beraberliğe değer vermişizdir. Ya o güzelliği yasarken; paylaşımı, keyfi, sevmeyi ve sevilmeyi birlikte hissederken...Hep korkmaz mıyız? İçimizi en güzel anlarda bile hep sarmaz mı?Ya biterse? Ya yok olursa bu güzellik? Endişesi. Tabii ki bitecek. Yaşadığımız mutluluklar, hüzünler hep bitmedi mi?Hep yerine başka başka hüzünlere, mutluluklara bırakmadı mı? Gene ayni korkular, ayni endişeler... Peki, sahip olduğumuz güzellik için yitirme korkusuyla ...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 305
|
|
|
|
SEVGİLER BÜYÜTTÜM
| 07 Ekim 2007 |
|
|
Sevgiler büyüttüm kır çiçeklerinden, güneşin kanını emen umutlar yeşerttim bahar renginde al yeşil dağlarda kar erirken ceylanlar emzirdim melekler uyandırdım her tan ağardığında toplamak için bütün düş kırıklarını aynalardan yıldızlarla selam yolladım sana ve her gece mavi bir kuş tutup avuçlarıma dudaklara gül ve rüzgar iliştirdim dağların doruklarına gelmedin. upuzun köprüler kurdum içimdeki yolculuklara sana kavuşmak için beyaz günlere uzandım beyaz atlarla, sana getirsinler diye umutlarımı seninle öpüşürken beyaz beyaz güvercinler kanat çırpıyordu mavi göklerin burçlarında bütün ayrılıkların, savaşların, ihanetlerin üzerine b...
(devamı)
|
|
Görüntülenme: 98
|
|
|
|
BÜYÜKKEYİF DOST MİSLİCİHAN ŞENLETEN"DEN PASTIRMA TARİFİ
| 03 Ekim 2007 |
|
Kategoriler : Hobi - Eğlence > Gurme > Yemek Tarifi
|
Baba tarafım Suriyeli. Büyük büyük dedelerim Türkiye'ye göç ettiklerinde Kayseri'ye yerleşmişler. Anne tarafından Rum, baba tarafından Ermeni ve Kayseri mutfağını iyi bilmem bu yüzden. Hazırlanma sürecinden ve sonuçlarından büyük keyif aldığım, Kayseri'nin ünlüsü pastırmanın tarifini veriyorum. Yapamayanlar da meyhanemde benim hazırladığım pastırmaları, afiyetle yiyecekler. Ben etin kesinlikle sırt bölümünü tercih ediyorum. Bu kontrfile veya antrikot olabilir. Bu parçalardan 1-1,5 kilo kadar temin ediyoruz. Eti marketlerden değil de mutlaka güvendiğiniz bir kasaptan almanızı ve sinirleri iyice aldırmanızı öneririm. Aldığımız eti ö...
(devamı)
|
|
Yorum: 3
|
Görüntülenme: 1702
|
|
|
|
PALAMUT ZAMANI..... PALAMUT TURŞUSU
| 24 Eylül 2007 |
|
Kategoriler : Hobi - Eğlence > Gurme > Yemek Tarifi
|
4 adet Palamut 1 demet dereotu 5 adet defne yaprağı 5 diş karanfil Yarım tatlı kaşığı tane karabiber 20 tane ardıç Yarım su bardağı sirke Yarım su bardağı zeytinyağı 1 çorba kaşığı toz şeker 2 tatlı kaşığı tuz Palamut balığını ayıklayın; başını ve kuyruğunu kesin. Filetosunu çıkarıp dörde bölün. Bol soğuk suyla yıkayın. Salamurayı hazırlamak için, önce defne yapraklarını, ardıç tanelerini, karanfil dişlerini havanda dövün. Deince bir tencereye sirke, zeytinyağı, 1 su bardağı suyu dökün. Havanda dövdüğünüz baharat karışımını ilâve edin. Sonra da, karabiber, toz şeker ve tuzu da katın. Tüm bu karışımı harlı ateşte kaynatın. Sonra, ateşi k...
(devamı)
|
 Karma (+1) Yararlı
Görüntülenme: 478
|
|
|
| BLOG SAHİBİ |
|

55
İstanbul
|
|
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
| KATEGORİLER |
|
|
| |
| ARŞİV |
|
|
| |
| FAVORİLERİM |
|
|
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|